#smrgKİTABEVİ Savana'nın Kayıp Tanrısı - Vahşi Bir Otlak Trajedisi -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269852
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
168
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
204,00
Havale/EFT ile: 199,92
1199269852
658059
Savana'nın Kayıp Tanrısı - Vahşi Bir Otlak Trajedisi -
Savana'nın Kayıp Tanrısı - Vahşi Bir Otlak Trajedisi - #smrgKİTABEVİ
204
Savana herkesin yerini bildiği, kuralların işlediği ve ortak iyiliğin dillerden düşmediği kusursuz bir doğal yaşam alanı olarak görünür. Ne var ki bu sakin manzaranın altında hırs, korku, sadakat, menfaat ve suskunluk birbirine karışmıştır.Burada güç yalnızca buyurmaz; kendi dilini, kendi ahlâkını ve nihayet kendi haklılık gerekçesini de üretir. Böylece alışılanlar meşru, tekrarlananlar doğal, itiraz edilmeyenler ise kaçınılmazmış gibi yorumlanmaya başlanır. Eşek'in yükselme arzusu ile vicdanı arasındaki mücadele; Kaplumbağa'nın gecikmiş tanıklığı ve küçük canlıların ortak hafızası, Savana'nın görünen yüzünün ardındaki gerçeği yavaş yavaş açığa çıkarır. Gergedan ise Savana'ya emek verdikçe, burada devam eden yaşamın kendisi olmadan ayakta kalamayacağına inanmaya başlar. Burada hiç kimse bütünüyle masum ya da bütünüyle suçlu değildir.Herkesin payına düşen küçük bir sükût, ince bir korku, cazip bir menfaat yahut makul bir mazeret vardır. Asıl mesele tam da burada başlar: Küçük tavizler, uzun zaman içinde yalnızca burada yaşayan hayvanları değil, bütün bir hayatı dönüştürerek memnuniyetsizliğin bile alışkanlığa evrildiği yeni bir müşterek düzen meydana getirir.Savana'nın Kayıp Tanrısı, gücün her zaman zorla değil; bazen dil, alışkanlık, rıza, korku ve unutma üzerinden de kurulduğunu anlatan bir hikâyedir. Çünkü bir düzenin asıl kudreti, ne kadar sert olduğunda değil, kendisini ne kadar doğal ve kaçınılmaz gösterebildiğinde gizlidir. Onu sarsmak için ise bazen birinin susmaması, bir başkasının hatırlaması ve küçük vicdanların hakikati inkâr etmemesi yeterlidir.
Savana herkesin yerini bildiği, kuralların işlediği ve ortak iyiliğin dillerden düşmediği kusursuz bir doğal yaşam alanı olarak görünür. Ne var ki bu sakin manzaranın altında hırs, korku, sadakat, menfaat ve suskunluk birbirine karışmıştır.Burada güç yalnızca buyurmaz; kendi dilini, kendi ahlâkını ve nihayet kendi haklılık gerekçesini de üretir. Böylece alışılanlar meşru, tekrarlananlar doğal, itiraz edilmeyenler ise kaçınılmazmış gibi yorumlanmaya başlanır. Eşek'in yükselme arzusu ile vicdanı arasındaki mücadele; Kaplumbağa'nın gecikmiş tanıklığı ve küçük canlıların ortak hafızası, Savana'nın görünen yüzünün ardındaki gerçeği yavaş yavaş açığa çıkarır. Gergedan ise Savana'ya emek verdikçe, burada devam eden yaşamın kendisi olmadan ayakta kalamayacağına inanmaya başlar. Burada hiç kimse bütünüyle masum ya da bütünüyle suçlu değildir.Herkesin payına düşen küçük bir sükût, ince bir korku, cazip bir menfaat yahut makul bir mazeret vardır. Asıl mesele tam da burada başlar: Küçük tavizler, uzun zaman içinde yalnızca burada yaşayan hayvanları değil, bütün bir hayatı dönüştürerek memnuniyetsizliğin bile alışkanlığa evrildiği yeni bir müşterek düzen meydana getirir.Savana'nın Kayıp Tanrısı, gücün her zaman zorla değil; bazen dil, alışkanlık, rıza, korku ve unutma üzerinden de kurulduğunu anlatan bir hikâyedir. Çünkü bir düzenin asıl kudreti, ne kadar sert olduğunda değil, kendisini ne kadar doğal ve kaçınılmaz gösterebildiğinde gizlidir. Onu sarsmak için ise bazen birinin susmaması, bir başkasının hatırlaması ve küçük vicdanların hakikati inkâr etmemesi yeterlidir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat