#smrgKİTABEVİ Schrödinger'in Keseli Sıçanı : Ölüm Gerçekten Yalnızca İnsana Özgü Bir Kavram mıdır -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786259042800
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264310
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Deniz Kayalı
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
442,50
Havale/EFT ile: 433,65
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199264310
651955
Schrödinger'in Keseli Sıçanı : Ölüm Gerçekten Yalnızca İnsana Özgü Bir Kavram mıdır -
Schrödinger'in Keseli Sıçanı : Ölüm Gerçekten Yalnızca İnsana Özgü Bir Kavram mıdır - #smrgKİTABEVİ
442.5
Bir tehdit anında keseli sıçan ağzı ve gözleri açık halde dona kalır. Nefesi yavaşlar, vücut ısısı düşer, dili mora çalar ve anal bezlerinden çürümüş bir cesedi andıran keskin bir koku yayılır. Adeta bir ölü gibi görünür. Ancak değildir.

Bu ürkütücü performansın altında tetikte, algıları açık, kaçmaya hazır bir canlı vardır. Tıpkı Schrödinger'in ünlü düşünce deneyindeki kedisi gibi, o da bir anlamda hem ölü hem diridir.

Peki ölüm gerçekten yalnızca insana özgü bir kavram mıdır?

Bu kitap, keseli sıçanın “ölü taklidi”nden yola çıkarak hayvanların ölümle kurduğu karmaşık ilişkiye değiniyor. Kendi cenazesine katılan karıncalardan, cesetleri inceleyen ve temizleyen şempanzelere; sahiplerinin bedenini yiyebilen köpeklerden, bir ölümün gerçekleştiği yere temkinle yaklaşan kargalara; fildişi biriktiren fillerden, ölü yavrularını haftalarca yanlarında taşıyan balinalara kadar uzanan çarpıcı gözlemlerle farklı hayvanların bakış açılarından ölümü nasıl algıladıklarını keşfedeceğiz.

Uzun süre boyunca insanın ölüm bilincine sahip tek tür olduğu düşünülmüştür. Oysa etolojideki güncel bulgular ve karşılaştırmalı psikolojinin sunduğu veriler, bu inancın insan merkezci bir yanılsama olabileceğini göstermektedir. Ölüm karşısındaki davranışlarımızın sandığımız kadar benzersiz olmadığını; yasın, kaçınmanın, merakın ve hatta ritüelin başka türlerde de izlerini bulabileceğimizi ortaya koymaktadır.

Bir tehdit anında keseli sıçan ağzı ve gözleri açık halde dona kalır. Nefesi yavaşlar, vücut ısısı düşer, dili mora çalar ve anal bezlerinden çürümüş bir cesedi andıran keskin bir koku yayılır. Adeta bir ölü gibi görünür. Ancak değildir.

Bu ürkütücü performansın altında tetikte, algıları açık, kaçmaya hazır bir canlı vardır. Tıpkı Schrödinger'in ünlü düşünce deneyindeki kedisi gibi, o da bir anlamda hem ölü hem diridir.

Peki ölüm gerçekten yalnızca insana özgü bir kavram mıdır?

Bu kitap, keseli sıçanın “ölü taklidi”nden yola çıkarak hayvanların ölümle kurduğu karmaşık ilişkiye değiniyor. Kendi cenazesine katılan karıncalardan, cesetleri inceleyen ve temizleyen şempanzelere; sahiplerinin bedenini yiyebilen köpeklerden, bir ölümün gerçekleştiği yere temkinle yaklaşan kargalara; fildişi biriktiren fillerden, ölü yavrularını haftalarca yanlarında taşıyan balinalara kadar uzanan çarpıcı gözlemlerle farklı hayvanların bakış açılarından ölümü nasıl algıladıklarını keşfedeceğiz.

Uzun süre boyunca insanın ölüm bilincine sahip tek tür olduğu düşünülmüştür. Oysa etolojideki güncel bulgular ve karşılaştırmalı psikolojinin sunduğu veriler, bu inancın insan merkezci bir yanılsama olabileceğini göstermektedir. Ölüm karşısındaki davranışlarımızın sandığımız kadar benzersiz olmadığını; yasın, kaçınmanın, merakın ve hatta ritüelin başka türlerde de izlerini bulabileceğimizi ortaya koymaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat