Bilimadamlarınca ileri sürülen bu farklı görüş ve tartışmalar sonucunda Çağatayca alanındaki çalışma ve incelemeleriyle tanınan Janos Eckmann'ın sınıflandırması kabul görmüştür. Eckmann tarafından "Klasik Öncesi", "Klâsik" ve "Klâsik Sonrası" olmak üzere üç döneme ayrılan Çağatayca, Mir Ali Şir Nevaî'nin eserleriyle klasikleşmiştir. Klasik sonrası dönemde yerini bugünkü Özbekçe'ye bırakan Çağataycanın bu dönemdeki en önemli temsilcisi Ebulgazi Bahadır Han'dır. Bizlere iki önemli kaynak yapıt bırakan Ebulgazi Bahadır Han'ın Şecere-i Teraküme (Türkmenlerin Soykütüğü) adlı yapıtını daha önce yayına hazırlamıştım.
Bu yayından sonra diğer önemli kitabı olan Şecere-i Türk üzerinde çalışmalara başladım. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisinin (TDAD) kırkbirinci kitabı olarak projeye alınan çalışmaya 1996 yılında başlandı. İlk olarak Almanya'nın GÖttingen şehrinde altı ay yazmalar üzerinde çalıştım. En güvenilir ve eksiksiz nüshalar olduğu için Göttingen Üniversitesi Kütüphanesindeki nüshaları esas alıp İngiltere, Berlin ve Leningrad'daki nüshalardan elde edebildiklerimi karşılaştırarak metni kurdum. Çok nüshalı ve 283 sayfadan oluşan bir eser olduğu için metnin oluşturulması oldukça uzun bir zaman sonucunda gerçekleşti. Böylece projenin birinci kitabı tamamlanmış oldu. Ancak sadece metin yayımının yeterli olmadığı bilinmektedir. Projenin diğer kitapları "Çeviri ve Açıklamalar", "Sözlük" ve "Tıpkıbasımlar" olmak üzere üç cilt olarak planlandı. Çalışmanın bütünlüklü olması açısından tamamlanan metin yayımlanmadı. Diğer ciltler de kısa zamanda bitirilip dört cilt olarak ilgilenenlerin kullanımına sunulacaktır. Yaklaşık 400 sayfayı bulan yazıçevrimli metin 8934 nüsha farkına / dipnota dayanmaktadır.
Elinizdeki çalışma bu eserin önemli bir bölümüne aittir. Asıl projenin onda birini oluşturan bu çalışmada da yer alması gereken bütün bölümlere, yazıçevrimli metine, Türkçe çevirisine, açıklamalara, sözlüğe ve tıpkıbasımlara yer verilmiştir. (Önsözden)
Bilimadamlarınca ileri sürülen bu farklı görüş ve tartışmalar sonucunda Çağatayca alanındaki çalışma ve incelemeleriyle tanınan Janos Eckmann'ın sınıflandırması kabul görmüştür. Eckmann tarafından "Klasik Öncesi", "Klâsik" ve "Klâsik Sonrası" olmak üzere üç döneme ayrılan Çağatayca, Mir Ali Şir Nevaî'nin eserleriyle klasikleşmiştir. Klasik sonrası dönemde yerini bugünkü Özbekçe'ye bırakan Çağataycanın bu dönemdeki en önemli temsilcisi Ebulgazi Bahadır Han'dır. Bizlere iki önemli kaynak yapıt bırakan Ebulgazi Bahadır Han'ın Şecere-i Teraküme (Türkmenlerin Soykütüğü) adlı yapıtını daha önce yayına hazırlamıştım.
Bu yayından sonra diğer önemli kitabı olan Şecere-i Türk üzerinde çalışmalara başladım. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisinin (TDAD) kırkbirinci kitabı olarak projeye alınan çalışmaya 1996 yılında başlandı. İlk olarak Almanya'nın GÖttingen şehrinde altı ay yazmalar üzerinde çalıştım. En güvenilir ve eksiksiz nüshalar olduğu için Göttingen Üniversitesi Kütüphanesindeki nüshaları esas alıp İngiltere, Berlin ve Leningrad'daki nüshalardan elde edebildiklerimi karşılaştırarak metni kurdum. Çok nüshalı ve 283 sayfadan oluşan bir eser olduğu için metnin oluşturulması oldukça uzun bir zaman sonucunda gerçekleşti. Böylece projenin birinci kitabı tamamlanmış oldu. Ancak sadece metin yayımının yeterli olmadığı bilinmektedir. Projenin diğer kitapları "Çeviri ve Açıklamalar", "Sözlük" ve "Tıpkıbasımlar" olmak üzere üç cilt olarak planlandı. Çalışmanın bütünlüklü olması açısından tamamlanan metin yayımlanmadı. Diğer ciltler de kısa zamanda bitirilip dört cilt olarak ilgilenenlerin kullanımına sunulacaktır. Yaklaşık 400 sayfayı bulan yazıçevrimli metin 8934 nüsha farkına / dipnota dayanmaktadır.
Elinizdeki çalışma bu eserin önemli bir bölümüne aittir. Asıl projenin onda birini oluşturan bu çalışmada da yer alması gereken bütün bölümlere, yazıçevrimli metine, Türkçe çevirisine, açıklamalara, sözlüğe ve tıpkıbasımlara yer verilmiştir. (Önsözden)