#smrgKİTABEVİ Selçuklu Tarihine ve Tarihçiliğine Adanmış Bir Ömür: Prof. Dr. Salim Koca'ya Armağan - 2026
Editör:
Oğuzhan Çakır
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
258
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kuşe
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
448,00
Havale/EFT ile:
439,04
1199266670
654556
https://www.simurgkitabevi.com/selcuklu-tarihine-ve-tarihciligine-adanmis-bir-omur-prof-dr-salim-kocaya-armagan-2026
Selçuklu Tarihine ve Tarihçiliğine Adanmış Bir Ömür: Prof. Dr. Salim Koca'ya Armağan - 2026 #smrgKİTABEVİ
448
Merhum Hocam Prof. Dr. Salim Koca, ilmî yol göstericiliğinin yanı sıra öğrencilerini birer evladı olarak görerek onlara kol kanat germiş önemli bir şahsiyettir. O, görev yaptığı süre boyunca Türk milletine hizmet etmek gayesiyle hareket etmiş, yetiştirdiği öğrencileri ve ortaya koyduğu eserleriyle hiç şüphesiz bunu başarmıştır. Kendisini, danışmanlığını üstlenen ve hayatı boyunca örnek aldığı Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen'in çizgisinin sarsılmaz bir takipçisi olarak görmüştür. Bu yönüyle de Selçuklu tarihçiliğinin kendinden önceki büyük temsilcilerinin varisi olarak ilim camiasında müstesna bir yer edinmiştir. Hocam Prof. Dr. Salim Koca ile lisans birinci sınıfta tanışmıştık. Kendisi, vakur ve disiplinli yapısı sebebiyle çekindiğimiz hocalarımız arasındaydı. Zamanla öğrencilerinin üzerine titreyen, oturduğu makamın karşılığını devletine ve milletine ödemek isteyen, sarsılmaz çalışma azmine sahip bir akademisyen olduğunu anladık. Hocamın tüm öğrencileri üzerinde ayrı ayrı emekleri olsa da dönem arkadaşlarımın da yakından bileceği üzere O; bana her zaman ayrı bir ehemmiyet verir, maddi ve manevi desteğini esirgemezdi. Akademiye yönelmemin ve bugün Selçuklu tarihi alanında çalışmamın yegâne sebebi kendisidir. Benim muhakkak akademiye girmemi ve yanında olmamı arzulamıştı. Gazi Üniversitesi'nde meydana gelen sancılı siyasi karmaşa ikliminde beni hiçbir zaman yalnız bırakmamış, bir evlat gibi sahiplenerek lisans eğitimimi bitirmemi sağlamış, sonrasında ise yüksek lisans danışmanlığımı yürütmüştür. Hocam ile paylaştığımız hatıralar, kimi hüzünlü kimi ise gurur verici olmak üzere oldukça çoktur. Bunları burada detaylandırmak, armağan kitabın konu kapsamını aşabilir. Uzun yıllardır zihnimde taşıdığım fakat zamansızlık nedeniyle bir türlü hayata geçiremediğim armağan kitap projesini nihayete erdirmekten dolayı derin bir mutluluk duyuyorum. Hocamı seven ve eserin ortaya çıkmasına kıymetli çalışmalarıyla katkıda bulunan tüm meslektaşlarıma minnettarım. “Hoca hakkı, baba hakkıdır.” düsturunun bir gereği olan bu çalışmanın bilim camiasına katkıda bulunmasını ve aziz hocamın ruhunu şâd etmesini diliyorum.
Merhum Hocam Prof. Dr. Salim Koca, ilmî yol göstericiliğinin yanı sıra öğrencilerini birer evladı olarak görerek onlara kol kanat germiş önemli bir şahsiyettir. O, görev yaptığı süre boyunca Türk milletine hizmet etmek gayesiyle hareket etmiş, yetiştirdiği öğrencileri ve ortaya koyduğu eserleriyle hiç şüphesiz bunu başarmıştır. Kendisini, danışmanlığını üstlenen ve hayatı boyunca örnek aldığı Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen'in çizgisinin sarsılmaz bir takipçisi olarak görmüştür. Bu yönüyle de Selçuklu tarihçiliğinin kendinden önceki büyük temsilcilerinin varisi olarak ilim camiasında müstesna bir yer edinmiştir. Hocam Prof. Dr. Salim Koca ile lisans birinci sınıfta tanışmıştık. Kendisi, vakur ve disiplinli yapısı sebebiyle çekindiğimiz hocalarımız arasındaydı. Zamanla öğrencilerinin üzerine titreyen, oturduğu makamın karşılığını devletine ve milletine ödemek isteyen, sarsılmaz çalışma azmine sahip bir akademisyen olduğunu anladık. Hocamın tüm öğrencileri üzerinde ayrı ayrı emekleri olsa da dönem arkadaşlarımın da yakından bileceği üzere O; bana her zaman ayrı bir ehemmiyet verir, maddi ve manevi desteğini esirgemezdi. Akademiye yönelmemin ve bugün Selçuklu tarihi alanında çalışmamın yegâne sebebi kendisidir. Benim muhakkak akademiye girmemi ve yanında olmamı arzulamıştı. Gazi Üniversitesi'nde meydana gelen sancılı siyasi karmaşa ikliminde beni hiçbir zaman yalnız bırakmamış, bir evlat gibi sahiplenerek lisans eğitimimi bitirmemi sağlamış, sonrasında ise yüksek lisans danışmanlığımı yürütmüştür. Hocam ile paylaştığımız hatıralar, kimi hüzünlü kimi ise gurur verici olmak üzere oldukça çoktur. Bunları burada detaylandırmak, armağan kitabın konu kapsamını aşabilir. Uzun yıllardır zihnimde taşıdığım fakat zamansızlık nedeniyle bir türlü hayata geçiremediğim armağan kitap projesini nihayete erdirmekten dolayı derin bir mutluluk duyuyorum. Hocamı seven ve eserin ortaya çıkmasına kıymetli çalışmalarıyla katkıda bulunan tüm meslektaşlarıma minnettarım. “Hoca hakkı, baba hakkıdır.” düsturunun bir gereği olan bu çalışmanın bilim camiasına katkıda bulunmasını ve aziz hocamın ruhunu şâd etmesini diliyorum.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.