#smrgKİTABEVİ Şiir Kişisi: Psikanalitik Portreler -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Burak Matbaası
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
389
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
420,00
Havale/EFT ile:
411,60
1199270018
658225
https://www.simurgkitabevi.com/siir-kisisi-psikanalitik-portreler
Şiir Kişisi: Psikanalitik Portreler - #smrgKİTABEVİ
420
Şiir kişisi, salt bir estetik figür değil, kolektif bilinçdışının sessiz semptomlarını dışavuran, kültürel bastırma mekanizmalarının poetik bir sızıntısıdır.
Bu kitap, şiir kişisini bireysel nevrotik kırılmaların ötesine taşıyarak toplumsal bilinç alanının derin noktalarına yerleştirmektedir. Nijad, Fahriye Abla, Aysel, Abbas, Monna Rosa, İbrahimvd. gibi isimlerle genişleyen kişiler zinciri boyunca Türk şiirinin ruhsal katmanları açımlanırken her isim; bir dönemin kayıp nesnesini, bir kuşağın yasını ve imgesel düzeniniçeriden işleyen çatlağını görünür kılar. Edebiyat metni, bu perspektiften bakıldığında ideolojik söylemin maskeli balosu ile bilinçdışının gizli odası arasında kurulan geçici bir ateşkes alanına dönüşür. Şiir kişisi de bu alanda hem tanık hem fail olarak belirir.
Metin merkezli bir yöntemle psikanalitik duyarlılık ve ideolojik çözümlemeyi kesiştiren kitap, şiir kişisini salt retorik bir işlevden çıkarıp karmaşık yapılanmaların döküm yerine dönüştürür.Çalışma kuramsal çerçeveyi keskin bir açıklıkla sabitlerken Türk şiiri araştırmalarına kavramsal bir zemin, “Psikanalitik Portrelerle” edebiyat eleştirisine yeni okuma olanakları sunar.
Bu kitap, şiir kişisini bireysel nevrotik kırılmaların ötesine taşıyarak toplumsal bilinç alanının derin noktalarına yerleştirmektedir. Nijad, Fahriye Abla, Aysel, Abbas, Monna Rosa, İbrahimvd. gibi isimlerle genişleyen kişiler zinciri boyunca Türk şiirinin ruhsal katmanları açımlanırken her isim; bir dönemin kayıp nesnesini, bir kuşağın yasını ve imgesel düzeniniçeriden işleyen çatlağını görünür kılar. Edebiyat metni, bu perspektiften bakıldığında ideolojik söylemin maskeli balosu ile bilinçdışının gizli odası arasında kurulan geçici bir ateşkes alanına dönüşür. Şiir kişisi de bu alanda hem tanık hem fail olarak belirir.
Metin merkezli bir yöntemle psikanalitik duyarlılık ve ideolojik çözümlemeyi kesiştiren kitap, şiir kişisini salt retorik bir işlevden çıkarıp karmaşık yapılanmaların döküm yerine dönüştürür.Çalışma kuramsal çerçeveyi keskin bir açıklıkla sabitlerken Türk şiiri araştırmalarına kavramsal bir zemin, “Psikanalitik Portrelerle” edebiyat eleştirisine yeni okuma olanakları sunar.
Şiir kişisi, salt bir estetik figür değil, kolektif bilinçdışının sessiz semptomlarını dışavuran, kültürel bastırma mekanizmalarının poetik bir sızıntısıdır.
Bu kitap, şiir kişisini bireysel nevrotik kırılmaların ötesine taşıyarak toplumsal bilinç alanının derin noktalarına yerleştirmektedir. Nijad, Fahriye Abla, Aysel, Abbas, Monna Rosa, İbrahimvd. gibi isimlerle genişleyen kişiler zinciri boyunca Türk şiirinin ruhsal katmanları açımlanırken her isim; bir dönemin kayıp nesnesini, bir kuşağın yasını ve imgesel düzeniniçeriden işleyen çatlağını görünür kılar. Edebiyat metni, bu perspektiften bakıldığında ideolojik söylemin maskeli balosu ile bilinçdışının gizli odası arasında kurulan geçici bir ateşkes alanına dönüşür. Şiir kişisi de bu alanda hem tanık hem fail olarak belirir.
Metin merkezli bir yöntemle psikanalitik duyarlılık ve ideolojik çözümlemeyi kesiştiren kitap, şiir kişisini salt retorik bir işlevden çıkarıp karmaşık yapılanmaların döküm yerine dönüştürür.Çalışma kuramsal çerçeveyi keskin bir açıklıkla sabitlerken Türk şiiri araştırmalarına kavramsal bir zemin, “Psikanalitik Portrelerle” edebiyat eleştirisine yeni okuma olanakları sunar.
Bu kitap, şiir kişisini bireysel nevrotik kırılmaların ötesine taşıyarak toplumsal bilinç alanının derin noktalarına yerleştirmektedir. Nijad, Fahriye Abla, Aysel, Abbas, Monna Rosa, İbrahimvd. gibi isimlerle genişleyen kişiler zinciri boyunca Türk şiirinin ruhsal katmanları açımlanırken her isim; bir dönemin kayıp nesnesini, bir kuşağın yasını ve imgesel düzeniniçeriden işleyen çatlağını görünür kılar. Edebiyat metni, bu perspektiften bakıldığında ideolojik söylemin maskeli balosu ile bilinçdışının gizli odası arasında kurulan geçici bir ateşkes alanına dönüşür. Şiir kişisi de bu alanda hem tanık hem fail olarak belirir.
Metin merkezli bir yöntemle psikanalitik duyarlılık ve ideolojik çözümlemeyi kesiştiren kitap, şiir kişisini salt retorik bir işlevden çıkarıp karmaşık yapılanmaların döküm yerine dönüştürür.Çalışma kuramsal çerçeveyi keskin bir açıklıkla sabitlerken Türk şiiri araştırmalarına kavramsal bir zemin, “Psikanalitik Portrelerle” edebiyat eleştirisine yeni okuma olanakları sunar.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.