#smrgKİTABEVİ Şiir Sana Verilecek Kötü Haberim Yok - 2026

Editör:
Sakine Yalçın
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9789944613576
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199261601
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
96
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
133,20
Havale/EFT ile: 130,54
1199261601
649202
Şiir Sana Verilecek Kötü Haberim Yok -        2026
Şiir Sana Verilecek Kötü Haberim Yok - 2026 #smrgKİTABEVİ
133.2
Şiir yaratı-tasarımdır. Şiiri yazan değil de şiiri kuran olmayı yeğlediğinde, en sağlam yapıyı inşa etmek için enerjiye, başka özel kaynaklara, en önemlisi de zamana gereksinim duyuyor olabilir, Şair. Çünkü Şair, bir virgülün yerinde ağır olduğunu, hatta bazı yerde çok ağır olabildiğini bilir, bu virgülün yeri için ya da var olup olmaması için günlerce, aylarca, belki de yıllarca karar vermeyi çalışabilir. Noktalamanın olmayışı, dizenin “yeğlenen” yerden kırılışı, yine de biçimin geometrisinin usul usul gözetilişi, sözcük değiştiriş, ses değerlerini dikkate alış, esler ya da başka kararlarda da virgülle olan bu iletişim biçiminden söz edebiliriz. Böylece anlam, çağrışım, bellek, deneyim, ritim, ses varlığı, söz varlığı katmanlarıyla karşı karşıya kalırız. Bu yaratı-tasarı, dilin kendi büyüleyici olanaklarını da sergiler kılar. Matematiksel ve Güzel Türkçe, bilim ve gönül ekseniyle kimi zaman salınır, kimi zaman boy gösterir. En güzeli de tüm bunlar şiirin her okurla ve okurun her okuyuşuyla kendini yeniden üretmesine olanak verir. Okurun da şiirle birlikte her keresinde başka yerden üremesine. Şiir okura geçer, okur şiire. Bu “geçişmek”, karşı karşıya gelinen bir şiirden hatta sanat ürününden sadece “anlamak bekleyiş” sorununu daha en başta çözer. Şiir anlatmaz, söyler. Şiirden sadece anlam beklemek okura da şiire de yazık eder, sözün ilettiği anlam sanat eserinin verebileceği sadece tek bir şeydir. Oysa eserin anlattığından başka bir dolu eylediği vardır. Okurun niyeti bu eyleyişlere açık olmak, alımlaması “geçişmek” odaklı olursa dünya kazanır.
Şiir yaratı-tasarımdır. Şiiri yazan değil de şiiri kuran olmayı yeğlediğinde, en sağlam yapıyı inşa etmek için enerjiye, başka özel kaynaklara, en önemlisi de zamana gereksinim duyuyor olabilir, Şair. Çünkü Şair, bir virgülün yerinde ağır olduğunu, hatta bazı yerde çok ağır olabildiğini bilir, bu virgülün yeri için ya da var olup olmaması için günlerce, aylarca, belki de yıllarca karar vermeyi çalışabilir. Noktalamanın olmayışı, dizenin “yeğlenen” yerden kırılışı, yine de biçimin geometrisinin usul usul gözetilişi, sözcük değiştiriş, ses değerlerini dikkate alış, esler ya da başka kararlarda da virgülle olan bu iletişim biçiminden söz edebiliriz. Böylece anlam, çağrışım, bellek, deneyim, ritim, ses varlığı, söz varlığı katmanlarıyla karşı karşıya kalırız. Bu yaratı-tasarı, dilin kendi büyüleyici olanaklarını da sergiler kılar. Matematiksel ve Güzel Türkçe, bilim ve gönül ekseniyle kimi zaman salınır, kimi zaman boy gösterir. En güzeli de tüm bunlar şiirin her okurla ve okurun her okuyuşuyla kendini yeniden üretmesine olanak verir. Okurun da şiirle birlikte her keresinde başka yerden üremesine. Şiir okura geçer, okur şiire. Bu “geçişmek”, karşı karşıya gelinen bir şiirden hatta sanat ürününden sadece “anlamak bekleyiş” sorununu daha en başta çözer. Şiir anlatmaz, söyler. Şiirden sadece anlam beklemek okura da şiire de yazık eder, sözün ilettiği anlam sanat eserinin verebileceği sadece tek bir şeydir. Oysa eserin anlattığından başka bir dolu eylediği vardır. Okurun niyeti bu eyleyişlere açık olmak, alımlaması “geçişmek” odaklı olursa dünya kazanır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat