#smrgKİTABEVİ Sinema Beden : Dövmeli ve Suçlu Antikahramanın Yolculuğu - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256566866
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199257686
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
286
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
360,00
Havale/EFT ile: 352,80
1199257686
645209
Sinema Beden : Dövmeli ve Suçlu Antikahramanın Yolculuğu -        2026
Sinema Beden : Dövmeli ve Suçlu Antikahramanın Yolculuğu - 2026 #smrgKİTABEVİ
360
“Baba, dünyanın resmini bedenimin üzerine yapsana.”

Bir Güney Dakota Kızılderili türküsünde böyle söyleniyor. Dövme, böyle bir arzudan doğar. Soyut ya da figüratif, yazılı ya da görsel binbir çeşidiyle dövme, tamamı beden üzerine resmedilemeyecek dünyanın, ikonik ya da sembolik küçük bir temsilcisiyle ikame edilişidir. Bu yüzden, belki dünyanın değil ama dünyayla insanın kurduğu ilişkinin resmidir o.

Ahmet Berk Duman, bu çalışmasında, dövmenin sembolik anlam üretme aracı oluşuna sinemadan örnekler veriyor; dövmenin filmlerde bazı karakterleri suçlu olarak damgalamanın bir yöntemi olarak kullanılmasına odaklanıyor. Sinema sanatı, insan ve onun dünyasının kurgusal temsillerini üretir. Bu temsili dünyada beden, biçimlenmiş içeriktir; alın kemiğinden bağımsız bir zekâ, göz çukurundan ayrı bir keder, burun ve çene kemiğinde ifade bulmamış bir kibir imkânsızdır; alçaklık, yumuşak ve tombul ellidir, gurur, geniş omuzludur, dalkavukluk, her zaman kısa kalın bacaklarla yürür. Dövme de gerek sanat gerekse popüler kültürde alın kemiği, göz çukuru, geniş omuz ya da kısa bacak gibi, bedene ve bedenin sahibine ilişkin kurgusal temsiller için elverişli bir dramatik unsurdur. Bu sebeple, dövmenin Ahmet Berk Duman rehberliğinde takip ettiğimiz sinemasal seyrini, insanın insanla ilişkisinin bir seyri olarak da okumak mümkün. Nitekim konusunu ciddiye alan her araştırmacı gibi, dövme olgusunu yabanıl toplulukların mistik, totemik inançlarından modern bireylerin kimlik ve varoluş sorununa dek uzanan kendi tarihsel ve kültürel gelişimi içinde ele almayı da ihmal etmemiş olması bunun bir işareti sayılmalıdır.
Göksel Aymaz
“Baba, dünyanın resmini bedenimin üzerine yapsana.”

Bir Güney Dakota Kızılderili türküsünde böyle söyleniyor. Dövme, böyle bir arzudan doğar. Soyut ya da figüratif, yazılı ya da görsel binbir çeşidiyle dövme, tamamı beden üzerine resmedilemeyecek dünyanın, ikonik ya da sembolik küçük bir temsilcisiyle ikame edilişidir. Bu yüzden, belki dünyanın değil ama dünyayla insanın kurduğu ilişkinin resmidir o.

Ahmet Berk Duman, bu çalışmasında, dövmenin sembolik anlam üretme aracı oluşuna sinemadan örnekler veriyor; dövmenin filmlerde bazı karakterleri suçlu olarak damgalamanın bir yöntemi olarak kullanılmasına odaklanıyor. Sinema sanatı, insan ve onun dünyasının kurgusal temsillerini üretir. Bu temsili dünyada beden, biçimlenmiş içeriktir; alın kemiğinden bağımsız bir zekâ, göz çukurundan ayrı bir keder, burun ve çene kemiğinde ifade bulmamış bir kibir imkânsızdır; alçaklık, yumuşak ve tombul ellidir, gurur, geniş omuzludur, dalkavukluk, her zaman kısa kalın bacaklarla yürür. Dövme de gerek sanat gerekse popüler kültürde alın kemiği, göz çukuru, geniş omuz ya da kısa bacak gibi, bedene ve bedenin sahibine ilişkin kurgusal temsiller için elverişli bir dramatik unsurdur. Bu sebeple, dövmenin Ahmet Berk Duman rehberliğinde takip ettiğimiz sinemasal seyrini, insanın insanla ilişkisinin bir seyri olarak da okumak mümkün. Nitekim konusunu ciddiye alan her araştırmacı gibi, dövme olgusunu yabanıl toplulukların mistik, totemik inançlarından modern bireylerin kimlik ve varoluş sorununa dek uzanan kendi tarihsel ve kültürel gelişimi içinde ele almayı da ihmal etmemiş olması bunun bir işareti sayılmalıdır.
Göksel Aymaz
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat