#smrgKİTABEVİ Sinemada Karakter Yaratımı -

Editör:
Mahmut Yıldırım
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264608
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
236
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
300,00
Havale/EFT ile: 294,00
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199264608
652270
Sinemada Karakter Yaratımı -
Sinemada Karakter Yaratımı - #smrgKİTABEVİ
300
Dikkat ederseniz, çevrenizin gösterişli, sessiz film karakterleriyle dolu olduğunu görürsünüz. Duyulabilir bir diyaloğu olmayan fakat sizinle tuhaf ve bilinmeyen bir dille konuşan o insanlar...
Hastane koridorunda annesinin yanında oturan çocuk. Annesinin aldığı simidi tükenmiş bir güçle yiyor. Ayakları yere değmiyor. Botunun biri yanlış bağlanmış. Taciz edici bir ilginin parçaladığı neşesini bulmaya çalışıyor. Anne her hafta hastaneye getiriyor. Annesi sevgisini başka bir şekilde göstermek istemiyor.
***
Kalbimin sol yanımdan sağ yanıma geçtiği teşhisi konulduğunda başka bir hastaneden randevu almak için aradığım telefona şehrin mezarlık işleri memurunun bakmasının verdiği yıkımla bu çocuğun karşısındaki banka oturmuştum. Tam karşımda büyük bütçeli epik bir film vardı. En az altmış yıl sürecek bir film. Ben orada bu filmin birkaç dakikasını izliyordum. Bana bakıyordu. Bilmediğim bir dilde konuşuyorduk.
Ne etkileyici filmler var değil mi çevrenizde?.. Hele yarım kalmış filmler. Yaşanması mümkünken, rolünüzü elinizden çalan diğer sinsi aktörlerin oynadığı filmler. İçinizde, zifiri karanlık sinema salonunuzda, bastıramadığınız monoloğa dönmüş diyaloglarınız... Hastalanıyoruz. Hastayız. Hastalar!
İşte sinema bunun için var. Mağaramızdan çıkamasak bile mağara duvarımızda oynayan şeylerde biraz kendimizi buluyoruz. Biraz kendimiz unutuyoruz. Biraz susuyor içimizdekiler…
Dikkat ederseniz, çevrenizin gösterişli, sessiz film karakterleriyle dolu olduğunu görürsünüz. Duyulabilir bir diyaloğu olmayan fakat sizinle tuhaf ve bilinmeyen bir dille konuşan o insanlar...
Hastane koridorunda annesinin yanında oturan çocuk. Annesinin aldığı simidi tükenmiş bir güçle yiyor. Ayakları yere değmiyor. Botunun biri yanlış bağlanmış. Taciz edici bir ilginin parçaladığı neşesini bulmaya çalışıyor. Anne her hafta hastaneye getiriyor. Annesi sevgisini başka bir şekilde göstermek istemiyor.
***
Kalbimin sol yanımdan sağ yanıma geçtiği teşhisi konulduğunda başka bir hastaneden randevu almak için aradığım telefona şehrin mezarlık işleri memurunun bakmasının verdiği yıkımla bu çocuğun karşısındaki banka oturmuştum. Tam karşımda büyük bütçeli epik bir film vardı. En az altmış yıl sürecek bir film. Ben orada bu filmin birkaç dakikasını izliyordum. Bana bakıyordu. Bilmediğim bir dilde konuşuyorduk.
Ne etkileyici filmler var değil mi çevrenizde?.. Hele yarım kalmış filmler. Yaşanması mümkünken, rolünüzü elinizden çalan diğer sinsi aktörlerin oynadığı filmler. İçinizde, zifiri karanlık sinema salonunuzda, bastıramadığınız monoloğa dönmüş diyaloglarınız... Hastalanıyoruz. Hastayız. Hastalar!
İşte sinema bunun için var. Mağaramızdan çıkamasak bile mağara duvarımızda oynayan şeylerde biraz kendimizi buluyoruz. Biraz kendimiz unutuyoruz. Biraz susuyor içimizdekiler…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat