#smrgDERGİ Sosyologca Dergisi - Askıda Düzen Düzenin İnsansızlaşması ve Posthümanizm - Sayı: 31 Ağustos 2026
Editör:
Kapak Tasarım:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
http://cloud.dokuzsoft.com/
Sahibi:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
4&6
Koordinatör:
2026-08-18T00:00:00.000
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
448
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
2
Kategori:
indirimli
450,00
Havale/EFT ile:
441,00
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266307
654172
https://www.simurgkitabevi.com/sosyologca-dergisi-askida-duzen-duzenin-insansizlasmasi-ve-posthumanizm-sayi-31-agustos-2026
Sosyologca Dergisi - Askıda Düzen Düzenin İnsansızlaşması ve Posthümanizm - Sayı: 31 Ağustos 2026 #smrgDERGİ
450
Günümüzde Batı-dışı toplumlar için sorun yine Batı sorunu olamaya devam etmektedir. Mesele kavramların büyüsüne kapılmadan, kalıp haline getirmeden mevcut dünya egemenlik dengesinin/dengesizliğin aşılması çözüm ile ilgili süreçleri, dünya düzenini taşıyan siyasi ve dünya görüşü düzeyinde kurumsal çerçevenin öne çıkarılmasıdır. Bunun için siyasi, askeri, hukuki, ticari değerler dilini ve kurallarını yeniden ortaya koymak gereklidir. Günümüzde "Ne Yapmalı" sorusunun başlangıçta ilk karşılığı, yeni değerler dilini Doğu Batı çelişkisi ve çatışmasını aşacak biçimde dünya uygarlık tarihi mirasının sürekliliği içinde ortaya koymaktır. Bu tartışmanın Türkiye açısından özel bir anlamı vardır. Türkiye tarihte Doğu Batı çatışması içinde yer alan veya bu çatışmanın sonuçlarına pasif bir biçimde maruz kalan bir ülke değildir. Bu çatışma içinde kendine ait bir yeri ve rolü vardır. Türkiye geçmişte Osmanlı ile Doğu Batı çatışması içinde egemenlik kazanan, toplumlar arası ilişkileri yönlendiren, biçimlendiren bir merkezdir. Ayrıca Batıcılaşmayı kendi isteği ile siyasi olarak benimsemiş bir ülkedir. Türkiye'nin dünya düzenin askıya alınması ve kuralsızlaşması üzerine hem dünyaya ve bölgesinde söz söyleme imkânı vardır. Tabi bunu değerlendirebilirse! - Ertan Eğribel
Günümüzde Batı-dışı toplumlar için sorun yine Batı sorunu olamaya devam etmektedir. Mesele kavramların büyüsüne kapılmadan, kalıp haline getirmeden mevcut dünya egemenlik dengesinin/dengesizliğin aşılması çözüm ile ilgili süreçleri, dünya düzenini taşıyan siyasi ve dünya görüşü düzeyinde kurumsal çerçevenin öne çıkarılmasıdır. Bunun için siyasi, askeri, hukuki, ticari değerler dilini ve kurallarını yeniden ortaya koymak gereklidir. Günümüzde "Ne Yapmalı" sorusunun başlangıçta ilk karşılığı, yeni değerler dilini Doğu Batı çelişkisi ve çatışmasını aşacak biçimde dünya uygarlık tarihi mirasının sürekliliği içinde ortaya koymaktır. Bu tartışmanın Türkiye açısından özel bir anlamı vardır. Türkiye tarihte Doğu Batı çatışması içinde yer alan veya bu çatışmanın sonuçlarına pasif bir biçimde maruz kalan bir ülke değildir. Bu çatışma içinde kendine ait bir yeri ve rolü vardır. Türkiye geçmişte Osmanlı ile Doğu Batı çatışması içinde egemenlik kazanan, toplumlar arası ilişkileri yönlendiren, biçimlendiren bir merkezdir. Ayrıca Batıcılaşmayı kendi isteği ile siyasi olarak benimsemiş bir ülkedir. Türkiye'nin dünya düzenin askıya alınması ve kuralsızlaşması üzerine hem dünyaya ve bölgesinde söz söyleme imkânı vardır. Tabi bunu değerlendirebilirse! - Ertan Eğribel
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.