#smrgKİTABEVİ Sosyolojinin Neliği: Nilgün Çelebi ile Sosyoloji Sözcüğünün Soykütüğüne Uzanmak -

Stok Kodu:
1199146974
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
343 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2014
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
0,00
1199146974
533137
Sosyolojinin Neliği: Nilgün Çelebi ile Sosyoloji Sözcüğünün Soykütüğüne Uzanmak -
Sosyolojinin Neliği: Nilgün Çelebi ile Sosyoloji Sözcüğünün Soykütüğüne Uzanmak - #smrgKİTABEVİ
0.00
Sosyolojinin Neliği isimli bu metin, sosyolojik kavramları görücüye çıkartan bir sosyolojiye giriş çalışması değildir. Aksine, sosyolojinin neliğini, mantığını ve ruhunu sorgulama iddiası taşıyan, bildiğimiz sosyoloji ve onun albenisi olmayan kavramlarının Batılı evinde kalmasını arzulayan bir araştırmadır. İncelememde amacım, bir nebze de olsa sosyolojinin neliği sorunsalını aydınlatmaktır.

Sosyolojinin toplumun mu, modern toplumun mu, devletin mi, sınıfların mı, ulus-devletin mi, halkın mı, evrenselin mi, yerelin mi, kurumların mı, örgütlerin mi, grupların mı, sosyal ilişkilerin mi, eylemin mi, davranışın mı bilimi olduğuna dair muğlaklıklar entelektüel kürenin gündemini işgal etmeyi sürdürmektedir. Sosyoloji, asla kimliği şeffaf bir bilim olamamıştır. O alacakaranlıklarda yürümeye devam etmektedir.

Bu kitap, sosyolojik kavramları tanıtan bir "sosyolojiye giriş" çalışması değildir; aksine sosyolojinin neliğini, mantığını, ruhunu sorgulama iddiası taşıyan, sosyolojinin müphemliğini ve sorunlu bir bilim olduğu gerçeğini kendisine dert edinen bir araştırmadır.

Bu metinde, Batı sosyolojisinin önde gelen simaları (Comte, Weber, Simmel, Durkheim, Pareto, Touraine, Wallerstein, Turner ve Giddens gibi) ile Türk sosyolojisinin gözde isimlerinin (Ziya Gökalp, Prens Sabahattin, Sabri F. Ülgener, Mübeccel B. Kıray, Şerif Mardin, Emre Kongar ve Nilüfer Göle) sosyoloji sözcüğünün neliği ve soykütüğü konusunu net bir biçimde ortaya koyamadıkları, yalnızca özgün ve evrensel sosyologumuz olan Nilgün Çelebi'nin bu konuya doğru odaklandığı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.

Yapıtta, Nilgün Çelebi'nin sosyoloji sözcüğünün arkeolojisini ortaya çıkarmak için geniş ölçekli bir kazı çalışmasına giriştiği, bu kazılarının sonucunda "sosyolojinin konusu, toplumdur", "sosyoloji, modern toplumu araştırır", "sosyoloji = toplumbilimi" biçimindeki ezberleri bozduğu ve sosyolojiyi, insan birlikteliği olan socius'un incelenmesinden ibaret bir disiplin olarak ele aldığı ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Sosyolojinin neliği üzerine kafa yoranlara, onun ne olduğunu merak edenlere. Sosyolojiyi, "socius üzerine söylenen söz" olarak doğru okumayı arzulayanlara. Nilgün Çelebi ile sosyoloji sözcüğünün soykütüğüne uzanmak isteyenlere.

Sosyolojinin Neliği isimli bu metin, sosyolojik kavramları görücüye çıkartan bir sosyolojiye giriş çalışması değildir. Aksine, sosyolojinin neliğini, mantığını ve ruhunu sorgulama iddiası taşıyan, bildiğimiz sosyoloji ve onun albenisi olmayan kavramlarının Batılı evinde kalmasını arzulayan bir araştırmadır. İncelememde amacım, bir nebze de olsa sosyolojinin neliği sorunsalını aydınlatmaktır.

Sosyolojinin toplumun mu, modern toplumun mu, devletin mi, sınıfların mı, ulus-devletin mi, halkın mı, evrenselin mi, yerelin mi, kurumların mı, örgütlerin mi, grupların mı, sosyal ilişkilerin mi, eylemin mi, davranışın mı bilimi olduğuna dair muğlaklıklar entelektüel kürenin gündemini işgal etmeyi sürdürmektedir. Sosyoloji, asla kimliği şeffaf bir bilim olamamıştır. O alacakaranlıklarda yürümeye devam etmektedir.

Bu kitap, sosyolojik kavramları tanıtan bir "sosyolojiye giriş" çalışması değildir; aksine sosyolojinin neliğini, mantığını, ruhunu sorgulama iddiası taşıyan, sosyolojinin müphemliğini ve sorunlu bir bilim olduğu gerçeğini kendisine dert edinen bir araştırmadır.

Bu metinde, Batı sosyolojisinin önde gelen simaları (Comte, Weber, Simmel, Durkheim, Pareto, Touraine, Wallerstein, Turner ve Giddens gibi) ile Türk sosyolojisinin gözde isimlerinin (Ziya Gökalp, Prens Sabahattin, Sabri F. Ülgener, Mübeccel B. Kıray, Şerif Mardin, Emre Kongar ve Nilüfer Göle) sosyoloji sözcüğünün neliği ve soykütüğü konusunu net bir biçimde ortaya koyamadıkları, yalnızca özgün ve evrensel sosyologumuz olan Nilgün Çelebi'nin bu konuya doğru odaklandığı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.

Yapıtta, Nilgün Çelebi'nin sosyoloji sözcüğünün arkeolojisini ortaya çıkarmak için geniş ölçekli bir kazı çalışmasına giriştiği, bu kazılarının sonucunda "sosyolojinin konusu, toplumdur", "sosyoloji, modern toplumu araştırır", "sosyoloji = toplumbilimi" biçimindeki ezberleri bozduğu ve sosyolojiyi, insan birlikteliği olan socius'un incelenmesinden ibaret bir disiplin olarak ele aldığı ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Sosyolojinin neliği üzerine kafa yoranlara, onun ne olduğunu merak edenlere. Sosyolojiyi, "socius üzerine söylenen söz" olarak doğru okumayı arzulayanlara. Nilgün Çelebi ile sosyoloji sözcüğünün soykütüğüne uzanmak isteyenlere.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat