#smrgKİTABEVİ Tasavvufi Gelenekte Aşk ve Hakikat : Mecazdan Hakikate Aşk, Hakikatten Mecaza Söz -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255546760
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199267316
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
173
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
210,00
Havale/EFT ile: 205,80
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199267316
655491
Tasavvufi Gelenekte Aşk ve Hakikat : Mecazdan Hakikate Aşk, Hakikatten Mecaza Söz -
Tasavvufi Gelenekte Aşk ve Hakikat : Mecazdan Hakikate Aşk, Hakikatten Mecaza Söz - #smrgKİTABEVİ
210
Kitap, Allah sevgisinden yola çıkıp ilahi aşk deryasında nihayet bulan Hak âşıklarının yolculuk serüvenine ışık tutma denemesidir. Kitapta ilk dönem tasavvuf klasiklerinden hareketle “Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler.” hakikatinin bir tecellisi olarak muhabbet ve aşk kavramı tarihî süreçte incelenmiş, muhabbetten aşka dönüşün izleri sürülmüştür.

Kitabın asıl çerçevesi tasavvufi aşkın teşekkül sürecinin temellerini atan Hallâc-ı Mansur, Ahmed Gazzâlî, Aynü'l-kudât Hemedânî, Ruzbihan-ı Baklî ve Fahreddîn-i Irakî gibi sufilerin bu konudaki görüşlerinin değerlendirilmesi üzerinde şekillenmiştir.

Eser ayrıca tasavvufi aşkın gölgesinde gelişip serpilen ve sonraki yüzyıllarda Osmanlı şiirinin temelini oluşturan mecaz ve sembollerin hakiki anlamdan mecaza doğru tarihî süreçte geçirdiği değişime işaret etmektedir.

“Aşk yolunu bilip, bu derin ummanda boğulup da bulanık suya dönmeyen” yolcuların yolun sonunda aşk ve hakikat hakkındaki idrakleri, Attâr'ın kuşlarının yolun sonunda yüz yüze geldikleri gerçekle aynıdır: “Aşk” gerçekte “Hakikat”ten başka bir şey değildir.

Kitap, Allah sevgisinden yola çıkıp ilahi aşk deryasında nihayet bulan Hak âşıklarının yolculuk serüvenine ışık tutma denemesidir. Kitapta ilk dönem tasavvuf klasiklerinden hareketle “Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler.” hakikatinin bir tecellisi olarak muhabbet ve aşk kavramı tarihî süreçte incelenmiş, muhabbetten aşka dönüşün izleri sürülmüştür.

Kitabın asıl çerçevesi tasavvufi aşkın teşekkül sürecinin temellerini atan Hallâc-ı Mansur, Ahmed Gazzâlî, Aynü'l-kudât Hemedânî, Ruzbihan-ı Baklî ve Fahreddîn-i Irakî gibi sufilerin bu konudaki görüşlerinin değerlendirilmesi üzerinde şekillenmiştir.

Eser ayrıca tasavvufi aşkın gölgesinde gelişip serpilen ve sonraki yüzyıllarda Osmanlı şiirinin temelini oluşturan mecaz ve sembollerin hakiki anlamdan mecaza doğru tarihî süreçte geçirdiği değişime işaret etmektedir.

“Aşk yolunu bilip, bu derin ummanda boğulup da bulanık suya dönmeyen” yolcuların yolun sonunda aşk ve hakikat hakkındaki idrakleri, Attâr'ın kuşlarının yolun sonunda yüz yüze geldikleri gerçekle aynıdır: “Aşk” gerçekte “Hakikat”ten başka bir şey değildir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat