#smrgKİTABEVİ Tımbıllı -

Editör:
Semih Gümüş
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Köprü Kitaplar 30
ISBN-10:
9,78626E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199268106
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
112
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
255,50
Havale/EFT ile: 250,39
1199268106
656281
Tımbıllı -
Tımbıllı - #smrgKİTABEVİ
255.5
Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 30. kitabını Figen Şakacı yazdı.

Alınganlığın resmini yapabilir misin?

Editörlüğünü Semih Gümüş'ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 30. kitabını, çağdaş edebiyatımızda sahici karakterleriyle tanınan Figen Şakacı yazdı. Günışığı Kitaplığı'nın 30. yılını kutlayan bu otuzuncu kitap, ailesiyle birlikte küçük bir kasabadan İstanbul'a taşınmaya hazırlanan Çağla'nın gözünden anlatılıyor; ayrılığı, yası ve büyüme sancılarını içtenlikle ve mizahla ele alıyor. Alınganlıkla duyarlılık arasındaki ince çizgiyi düşündürüyor. Kendini arayanlara ışık tutacak, duygularıyla ve değişen dünyayla başetmek için cesaret verecek, umut dolu, naif bir roman.

Büyüyünce ressam olmak isteyen Çağla'nın ailesi, babaannesi Mamiş'in ölümünün ardından İstanbul'a taşınma kararı alır. Fazla alıngan olduğu için ona “Tımbıllı” diye takılan Mamiş'le anıları, yakın arkadaşı Nuriye, bir türlü açılamadığı Mert, çok sevdiği öğretmeni, sınıfı... Hiçbirini geride bırakıp gitmek istemeyen Çağla üzgündür. Ayrılmak, unutmak anlamına mı gelir? Sevginin, özlemin, hatta alınganlığın resmi yapılabilir mi?

Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 30. kitabını Figen Şakacı yazdı.

Alınganlığın resmini yapabilir misin?

Editörlüğünü Semih Gümüş'ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 30. kitabını, çağdaş edebiyatımızda sahici karakterleriyle tanınan Figen Şakacı yazdı. Günışığı Kitaplığı'nın 30. yılını kutlayan bu otuzuncu kitap, ailesiyle birlikte küçük bir kasabadan İstanbul'a taşınmaya hazırlanan Çağla'nın gözünden anlatılıyor; ayrılığı, yası ve büyüme sancılarını içtenlikle ve mizahla ele alıyor. Alınganlıkla duyarlılık arasındaki ince çizgiyi düşündürüyor. Kendini arayanlara ışık tutacak, duygularıyla ve değişen dünyayla başetmek için cesaret verecek, umut dolu, naif bir roman.

Büyüyünce ressam olmak isteyen Çağla'nın ailesi, babaannesi Mamiş'in ölümünün ardından İstanbul'a taşınma kararı alır. Fazla alıngan olduğu için ona “Tımbıllı” diye takılan Mamiş'le anıları, yakın arkadaşı Nuriye, bir türlü açılamadığı Mert, çok sevdiği öğretmeni, sınıfı... Hiçbirini geride bırakıp gitmek istemeyen Çağla üzgündür. Ayrılmak, unutmak anlamına mı gelir? Sevginin, özlemin, hatta alınganlığın resmi yapılabilir mi?

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat