#smrgKİTABEVİ Turizmi Haberleştirmek : Sevmek Tanımakla Başlar -

Editör:
Kondisyon:
Yeni Gibi
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Barış Matbaa
Dizi Adı:
Beyaz Kitaplar 34
ISBN-10:
9786053145264
Hazırlayan:
L. Doğan Tılıç
Stok Kodu:
1199100719
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
85,00
Havale/EFT ile: 83,30
1 adet mevcut
1199100719
486516
Turizmi Haberleştirmek : Sevmek Tanımakla Başlar -
Turizmi Haberleştirmek : Sevmek Tanımakla Başlar - #smrgKİTABEVİ
85
Turizmi yalnızca tek boyutlu bir keyif ve boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir mi? Turizmi haberleştirirken, yalnızca güneşin, denizin, kumun, kışın/karın ve dağların güzelliğini; yiyecek ve içeceklerin en lezzetlilerinin sunulduğu mekânları, sektörden kazanılan parayı mı anlatacak, yoksa sektörün doğaya, yerel kültür ve hayata etkisine de dikkat çekecek miyiz? Verilen hizmetin kalitesini, hizmet alanların memnuniyetini önemseyecek fakat o hizmeti veren kimi göçmen ve güvencesiz işçileri ilgi alanımızın dışında mı tutacağız? Turizm haberciliğini “doğruyu söylemek”ten farklı değerlendirip, bir destinasyonun “tanıtımı” adına, gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi olağan mı sayacağız? Yoksa, “turizm haberciliği”nin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacağız? Bu kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler ve kaşifler turizm haberciliği konusundaki deneyimlerini aktarmaya ve yukarıdaki sorulara yanıt aramaya çalıştılar. Turizm haberciliğinin bir ayağında hikâyelerin yaratılması, diğer ayağında da o hikâyelerin anlatılması olduğunun, gazetecilerin de iyi bir hikâye anlatıcısı olmaları gerektiğinin altını çizdiler.
Turizmi yalnızca tek boyutlu bir keyif ve boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir mi? Turizmi haberleştirirken, yalnızca güneşin, denizin, kumun, kışın/karın ve dağların güzelliğini; yiyecek ve içeceklerin en lezzetlilerinin sunulduğu mekânları, sektörden kazanılan parayı mı anlatacak, yoksa sektörün doğaya, yerel kültür ve hayata etkisine de dikkat çekecek miyiz? Verilen hizmetin kalitesini, hizmet alanların memnuniyetini önemseyecek fakat o hizmeti veren kimi göçmen ve güvencesiz işçileri ilgi alanımızın dışında mı tutacağız? Turizm haberciliğini “doğruyu söylemek”ten farklı değerlendirip, bir destinasyonun “tanıtımı” adına, gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi olağan mı sayacağız? Yoksa, “turizm haberciliği”nin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacağız? Bu kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler ve kaşifler turizm haberciliği konusundaki deneyimlerini aktarmaya ve yukarıdaki sorulara yanıt aramaya çalıştılar. Turizm haberciliğinin bir ayağında hikâyelerin yaratılması, diğer ayağında da o hikâyelerin anlatılması olduğunun, gazetecilerin de iyi bir hikâye anlatıcısı olmaları gerektiğinin altını çizdiler.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat