#smrgKİTABEVİ Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim - Eleştirel Bir Tarih -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9789750539206
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
13x20
Sayfa Sayısı:
422
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Çeviren:
Aslı Önal
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Communications in Turkey and Ottoman Empire
Kategori:
indirimli
436,60
Havale/EFT ile:
427,87
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199253722
640875
https://www.simurgkitabevi.com/turkiyede-ve-osmanli-imparatorlugunda-iletisim-elestirel-bir-tarih
Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim - Eleştirel Bir Tarih - #smrgKİTABEVİ
436.6
Modern iletişim tarihinin anlatısı genellikle Batı merkezlidir: Matbaanın, telgrafın, radyonun ve dijital çağın gelişimi hep Anglo-Avrupa ekseninde, dünyanın geri kalanını çoğu zaman görünmez kılarak yazılır. Burçe Çelik, bu güçlü geleneğe meydan okuyarak iletişim tarihini Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüz Türkiyesi'ne uzanan iki yüzyıllık uzun bir tarihsel süreç içinde yeniden düşünmeye çağırıyor.
Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim, iletişimi yalnızca teknik bir aktarım ya da medya tarihi olarak değil, toplumsal ilişkilerin kalbinde yer alan dinamik bir alan olarak ele alıyor. Telgraftan cep telefonuna, imparatorluk bürokrasisinden neoliberal popülizme uzanan bir hatta devletin, ordunun, şirketlerin, kadınların, işçilerin ve etnik azınlıkların iletişim deneyimlerini iç içe geçmiş biçimlerde inceliyor. İletişim tarihine Osmanlı/Türkiye bağlamından güçlü bir müdahale niteliği taşıyan bu çalışma, kapitalist olmayan modernite biçimlerinden günümüz neoliberal kapitalizmine kadar iletişimin dönüşümünü izleyerek, iletişimi tarihsel süreklilikler, çelişkiler ve çoklu zamansallıklar içinden kavrayan bütüncül bir bakış öneriyor.
Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim, iletişimi yalnızca teknik bir aktarım ya da medya tarihi olarak değil, toplumsal ilişkilerin kalbinde yer alan dinamik bir alan olarak ele alıyor. Telgraftan cep telefonuna, imparatorluk bürokrasisinden neoliberal popülizme uzanan bir hatta devletin, ordunun, şirketlerin, kadınların, işçilerin ve etnik azınlıkların iletişim deneyimlerini iç içe geçmiş biçimlerde inceliyor. İletişim tarihine Osmanlı/Türkiye bağlamından güçlü bir müdahale niteliği taşıyan bu çalışma, kapitalist olmayan modernite biçimlerinden günümüz neoliberal kapitalizmine kadar iletişimin dönüşümünü izleyerek, iletişimi tarihsel süreklilikler, çelişkiler ve çoklu zamansallıklar içinden kavrayan bütüncül bir bakış öneriyor.
Modern iletişim tarihinin anlatısı genellikle Batı merkezlidir: Matbaanın, telgrafın, radyonun ve dijital çağın gelişimi hep Anglo-Avrupa ekseninde, dünyanın geri kalanını çoğu zaman görünmez kılarak yazılır. Burçe Çelik, bu güçlü geleneğe meydan okuyarak iletişim tarihini Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüz Türkiyesi'ne uzanan iki yüzyıllık uzun bir tarihsel süreç içinde yeniden düşünmeye çağırıyor.
Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim, iletişimi yalnızca teknik bir aktarım ya da medya tarihi olarak değil, toplumsal ilişkilerin kalbinde yer alan dinamik bir alan olarak ele alıyor. Telgraftan cep telefonuna, imparatorluk bürokrasisinden neoliberal popülizme uzanan bir hatta devletin, ordunun, şirketlerin, kadınların, işçilerin ve etnik azınlıkların iletişim deneyimlerini iç içe geçmiş biçimlerde inceliyor. İletişim tarihine Osmanlı/Türkiye bağlamından güçlü bir müdahale niteliği taşıyan bu çalışma, kapitalist olmayan modernite biçimlerinden günümüz neoliberal kapitalizmine kadar iletişimin dönüşümünü izleyerek, iletişimi tarihsel süreklilikler, çelişkiler ve çoklu zamansallıklar içinden kavrayan bütüncül bir bakış öneriyor.
Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim, iletişimi yalnızca teknik bir aktarım ya da medya tarihi olarak değil, toplumsal ilişkilerin kalbinde yer alan dinamik bir alan olarak ele alıyor. Telgraftan cep telefonuna, imparatorluk bürokrasisinden neoliberal popülizme uzanan bir hatta devletin, ordunun, şirketlerin, kadınların, işçilerin ve etnik azınlıkların iletişim deneyimlerini iç içe geçmiş biçimlerde inceliyor. İletişim tarihine Osmanlı/Türkiye bağlamından güçlü bir müdahale niteliği taşıyan bu çalışma, kapitalist olmayan modernite biçimlerinden günümüz neoliberal kapitalizmine kadar iletişimin dönüşümünü izleyerek, iletişimi tarihsel süreklilikler, çelişkiler ve çoklu zamansallıklar içinden kavrayan bütüncül bir bakış öneriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.