Son dönem Osmanlı alimlerinden olan M. Zâhid Kevseri 1863 yılında Kafkasya'dan göç ederek Düzce'ye yerleşen bir aileye mensuptur. İirrıiye sınıfına müntesip olan babası Hacı Hasan Efendi kendi ismiyle anılan köyün (bugünkü Çalıcuma) kurucusudur. Kevseri 1879 yılında bu köyde doğmuş, ilk öğrenimini babasından almış, Bâtidaiye ve Rüşdiye tahsilini Duzce'de tamamlamıştır.
Yüksek öğrenimini 1893 yılında geldiği Istanbul'da değişik medrese ve ders halkalarında 1904 yılında tamamlamış, iki yıl kadar sonra müderrislikimtihanınıvererekders-i am sıfatıyla Fatih Camii'nde ders vermeye başlamıştır. 1913 yılında İstanbul Müderrisliği ünvanını almış, bu arada medreselerin ıslahı için kurulan bir komisyonda etkin rol oynamıştır.
Yeni tanzim edilen medreselerde hocalığa başlamış, 1914 tarihinden sonra kendi isteği üzerine Kastamonu'da yeni kurulmakta olan bir medreseye tayin edilmiştir ve bir süre bu görevde kalmıştır.
Yaklaşık üç yıl sonra 1917'de Istanbul'a dönmüş, kısa bir süre Daruşşafaka'da dersler vermiş, daha sonra Medresetül-Mütehassisirrde hocalık görevine atanmıştır ve bu ikinci görevine istinadenmedreselerinidaresinden sorumlu bulunan Şeyhulislarnlık Ders Vekaleti Meclisi üyeliğine getirilmiştir. Daha sonra bir süre Şeyhulislâm Ders Vekili sıfatıyla, anılan meclisin başkanlığını yürütmüştür. Azlini müteakip 1922 yılına değin Ders Vekaleti Meclisi üyeliği ve Medresetül-Mütehassisin hocalığı görevlerini sürdürmüştür.
Bu tarihte Türkiye'den ayrılmış ve Mısır'a gitmiştir. 1923 ve 1928 yıllarında iki kez Şam'a gitmiş ve birer yılı aşkın bir süre burada kalmıştır. Kahire'ye yerleşmesinde burada bulunan ilmi atmosferin canlılığı önemli bir etken olmuştur. İkinci Şam dönüşünden bir yıl sonra Mısır Devlet Arşivlerrinde (Daru'l-Ma hfüzat i'l-M ı s riyye) mütercim olarak göreve başlamıştır. Kevseri Kahire'de bulunduğu süre içerisinde 1952 yılında vefatına dek ilim dünyasıyla sıkı bir ilişki içerisinde olmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş, yayınladığı eserlerle ilim ve fikir çevrelerinde önemli bir etki icra etmiştir.
Irili ufakiı pek çok kitapçık ve makaleleri yanında çok sayıda nadide eserin tahkik ve yayınlanması aracılığıyla ilim dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Geleneksel İslami ilimlerin hemen her alanına gösterdiği ilgi ve vuktıfiyeti, eleştirel bakış açısı, görüşlerini paylaşan veya muhalif olan, dönemin ileri gelen pek çok ilim adamı tarafından teslim edilmiş olan Zâhid Kevserrnin ilim dünyasıyla olan münasebeti oldukça geniş bir coğrafyayı içine alır. Kevserrnin düşünceleri kaleme aldığı çok sayıda eser ve ileri gelen öğrencileri sayesinde yayılmış ve ilmi değerini hala korumaktadır.
Eserlerine yapılan atıflar, düşüncelerini konu alan çok sayıdaki makale, yüksek lisans ve doktora tezleri bunu açıkça göstermektedir. Sakarya Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi'nin Düzce Belediyesi'nin işbirliğiyle tertip ettiği bu ilmi toplantı M. Zahid Kevserrnin ilmi mirasını değişik açılardan gün ışığına çıkarmayı; konunun Kevseri'nin yetiştiği sosyo-kültürel ortam, çalkantılı biyografisi, ilmi kariyeri, kurmuş olduğu ilişkiler ağı ve etkileri bakımından ele alınması yoluyla, uluslar arası şöhrete sahip bir son dönem Osmanlı aliminin portresi penceresinden geçen yüzyılın ilk yarısında Islam Dünyasının içinde bulunduğu fikir ve düşünce ortamını anlama çabalarına akademik bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Son dönem Osmanlı alimlerinden olan M. Zâhid Kevseri 1863 yılında Kafkasya'dan göç ederek Düzce'ye yerleşen bir aileye mensuptur. İirrıiye sınıfına müntesip olan babası Hacı Hasan Efendi kendi ismiyle anılan köyün (bugünkü Çalıcuma) kurucusudur. Kevseri 1879 yılında bu köyde doğmuş, ilk öğrenimini babasından almış, Bâtidaiye ve Rüşdiye tahsilini Duzce'de tamamlamıştır.
Yüksek öğrenimini 1893 yılında geldiği Istanbul'da değişik medrese ve ders halkalarında 1904 yılında tamamlamış, iki yıl kadar sonra müderrislikimtihanınıvererekders-i am sıfatıyla Fatih Camii'nde ders vermeye başlamıştır. 1913 yılında İstanbul Müderrisliği ünvanını almış, bu arada medreselerin ıslahı için kurulan bir komisyonda etkin rol oynamıştır.
Yeni tanzim edilen medreselerde hocalığa başlamış, 1914 tarihinden sonra kendi isteği üzerine Kastamonu'da yeni kurulmakta olan bir medreseye tayin edilmiştir ve bir süre bu görevde kalmıştır.
Yaklaşık üç yıl sonra 1917'de Istanbul'a dönmüş, kısa bir süre Daruşşafaka'da dersler vermiş, daha sonra Medresetül-Mütehassisirrde hocalık görevine atanmıştır ve bu ikinci görevine istinadenmedreselerinidaresinden sorumlu bulunan Şeyhulislarnlık Ders Vekaleti Meclisi üyeliğine getirilmiştir. Daha sonra bir süre Şeyhulislâm Ders Vekili sıfatıyla, anılan meclisin başkanlığını yürütmüştür. Azlini müteakip 1922 yılına değin Ders Vekaleti Meclisi üyeliği ve Medresetül-Mütehassisin hocalığı görevlerini sürdürmüştür.
Bu tarihte Türkiye'den ayrılmış ve Mısır'a gitmiştir. 1923 ve 1928 yıllarında iki kez Şam'a gitmiş ve birer yılı aşkın bir süre burada kalmıştır. Kahire'ye yerleşmesinde burada bulunan ilmi atmosferin canlılığı önemli bir etken olmuştur. İkinci Şam dönüşünden bir yıl sonra Mısır Devlet Arşivlerrinde (Daru'l-Ma hfüzat i'l-M ı s riyye) mütercim olarak göreve başlamıştır. Kevseri Kahire'de bulunduğu süre içerisinde 1952 yılında vefatına dek ilim dünyasıyla sıkı bir ilişki içerisinde olmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş, yayınladığı eserlerle ilim ve fikir çevrelerinde önemli bir etki icra etmiştir.
Irili ufakiı pek çok kitapçık ve makaleleri yanında çok sayıda nadide eserin tahkik ve yayınlanması aracılığıyla ilim dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Geleneksel İslami ilimlerin hemen her alanına gösterdiği ilgi ve vuktıfiyeti, eleştirel bakış açısı, görüşlerini paylaşan veya muhalif olan, dönemin ileri gelen pek çok ilim adamı tarafından teslim edilmiş olan Zâhid Kevserrnin ilim dünyasıyla olan münasebeti oldukça geniş bir coğrafyayı içine alır. Kevserrnin düşünceleri kaleme aldığı çok sayıda eser ve ileri gelen öğrencileri sayesinde yayılmış ve ilmi değerini hala korumaktadır.
Eserlerine yapılan atıflar, düşüncelerini konu alan çok sayıdaki makale, yüksek lisans ve doktora tezleri bunu açıkça göstermektedir. Sakarya Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi'nin Düzce Belediyesi'nin işbirliğiyle tertip ettiği bu ilmi toplantı M. Zahid Kevserrnin ilmi mirasını değişik açılardan gün ışığına çıkarmayı; konunun Kevseri'nin yetiştiği sosyo-kültürel ortam, çalkantılı biyografisi, ilmi kariyeri, kurmuş olduğu ilişkiler ağı ve etkileri bakımından ele alınması yoluyla, uluslar arası şöhrete sahip bir son dönem Osmanlı aliminin portresi penceresinden geçen yüzyılın ilk yarısında Islam Dünyasının içinde bulunduğu fikir ve düşünce ortamını anlama çabalarına akademik bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.