#smrgKİTABEVİ Üniversiteden Sonra: Yükeköğrenimin Bir Geleceği Var mı? -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199268543
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
504
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Çiğdem Özkan Sev
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
After the University: Higher Education and the Future of Intellectual Work
indirimli
419,30
Havale/EFT ile: 410,91
1199268543
656719
Üniversiteden Sonra: Yükeköğrenimin Bir Geleceği Var mı? -
Üniversiteden Sonra: Yükeköğrenimin Bir Geleceği Var mı? - #smrgKİTABEVİ
419.3
Üniversiteden ne bekliyoruz ve neden her seferinde hayal kırıklığına uğruyoruz?Chad Wellmon bu soruyu sekiz yu¨zyıllık bir tarihin içinden yanıtlıyor. Okur bu kitapta orta çağ Bologna'sının âlim loncalarından Berlin'in araştırma seminerlerine, Amerikan toprak bağışı kolejlerinden Clark Kerr'in “mu¨ltiversite” dediği şeye, Nyerere'nin Tanzanya'sındaki ve Makerere'deki sömu¨rgecilik sonrası u¨niversitelerden bugu¨nu¨n borçlu lisans öğrencisine uzanan geniş bir tarih bulacak. Bunların yanı sıra kurumun bugu¨nku¨ hâlinin yakın plan bir portresini: insansermayesi kuramının iktisat seminerlerinden devlet politikasına nasıl terfi ettiğini, bağış fonuyla tesis yönetiminin nasıl birer amaca dönu¨ştu¨ğu¨nu¨ ve öğrencilerin yaşamını dersliklerden kopuk biçimde yöneten o bu¨rokrasi bataklığını –Wellmon'un adlandırmasıyla Öteki Üniversiteyi...Wellmon'un savı, u¨niversitelerin yu¨ksek bir ideale ihanet ettiği yolundaki tanıdık yakınmadan çok daha rahatsız edici: Üniversiteler o ideale ihanet etmedi, onu kaptı. Yu¨kseköğrenim –disiplinli çalışma, entelektu¨el arzu, bilmenin içsel iyileri– ile yu¨kseköğretim –diploma, yeterlik belgesi ve insan sermayesi u¨reten bir sistem– aynı şey değildir. Üniversite birincisini barındırır ama ikincisinden geçinir. Kendisine yönelen arzuyu kariyer planına, ahlaki soruyu prosedu¨re, öğrenmeyi çıktıya saptırır; disiplinli çalışmanın değerini kendi hanesine yazar. Bu bir yozlaşma değil, kurumun çalışma biçimidir. Bu yu¨zden u¨niversiteden ahlaki berraklık beklemek de bir kategori hatasıdır. Savunulmayı hak eden şey kurum değil, kurumun içinde ve dışında su¨rdu¨ru¨len disiplinli çalışmanın kendisidir.Üniversite yeterli değildir. Zaten hiçbir zaman olmadı.
Üniversiteden ne bekliyoruz ve neden her seferinde hayal kırıklığına uğruyoruz?Chad Wellmon bu soruyu sekiz yu¨zyıllık bir tarihin içinden yanıtlıyor. Okur bu kitapta orta çağ Bologna'sının âlim loncalarından Berlin'in araştırma seminerlerine, Amerikan toprak bağışı kolejlerinden Clark Kerr'in “mu¨ltiversite” dediği şeye, Nyerere'nin Tanzanya'sındaki ve Makerere'deki sömu¨rgecilik sonrası u¨niversitelerden bugu¨nu¨n borçlu lisans öğrencisine uzanan geniş bir tarih bulacak. Bunların yanı sıra kurumun bugu¨nku¨ hâlinin yakın plan bir portresini: insansermayesi kuramının iktisat seminerlerinden devlet politikasına nasıl terfi ettiğini, bağış fonuyla tesis yönetiminin nasıl birer amaca dönu¨ştu¨ğu¨nu¨ ve öğrencilerin yaşamını dersliklerden kopuk biçimde yöneten o bu¨rokrasi bataklığını –Wellmon'un adlandırmasıyla Öteki Üniversiteyi...Wellmon'un savı, u¨niversitelerin yu¨ksek bir ideale ihanet ettiği yolundaki tanıdık yakınmadan çok daha rahatsız edici: Üniversiteler o ideale ihanet etmedi, onu kaptı. Yu¨kseköğrenim –disiplinli çalışma, entelektu¨el arzu, bilmenin içsel iyileri– ile yu¨kseköğretim –diploma, yeterlik belgesi ve insan sermayesi u¨reten bir sistem– aynı şey değildir. Üniversite birincisini barındırır ama ikincisinden geçinir. Kendisine yönelen arzuyu kariyer planına, ahlaki soruyu prosedu¨re, öğrenmeyi çıktıya saptırır; disiplinli çalışmanın değerini kendi hanesine yazar. Bu bir yozlaşma değil, kurumun çalışma biçimidir. Bu yu¨zden u¨niversiteden ahlaki berraklık beklemek de bir kategori hatasıdır. Savunulmayı hak eden şey kurum değil, kurumun içinde ve dışında su¨rdu¨ru¨len disiplinli çalışmanın kendisidir.Üniversite yeterli değildir. Zaten hiçbir zaman olmadı.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat