#smrgKİTABEVİ Veda Mevsimi - 2026

Editör:
Yeliz Üslü
Kapak Tasarım:
Faruk Baydar
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Yayın Yönetmeni:
Arzu Çağlan
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199265518
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
424
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
402,50
Havale/EFT ile: 394,45
1199265518
653280
Veda Mevsimi -         2026
Veda Mevsimi - 2026 #smrgKİTABEVİ
402.5
1950'li yılların başı... Bir gecede bavullarını toplamak zorunda kalan insanlar, kök saldıkları topraklarla vedalaşarak Bulgaristan'dan Türkiye'ye doğru uzun bir yolculuğa çıkarlar. Şafak sökene dek aynı istasyonda bekleyen bu yolcuların her biri, günün ilk ışıklarıyla farklı yönlere savrulacak, bilmedikleri bir hayata doğru yürümeye başlayacaktır. Kimi yoksullukla, kimi hasretle, kimi de geçmişin yüküyle sınanacaktır. Ancak Mustafa Bey gibiler, gittikleri yere yalnızca valizlerini değil, hırslarını da taşır; her devrin adamı, her devrin kazananı olmayı başarır. Servetini büyütür, ardında kırılmış hayatlar bırakarak yükselir. Yıllar geçer; sömürülen insanlar, susturulan vicdanlar ve unutulduğu sanılan hikâyeler geçmişin karanlığında kaybolmuş gibi görünür. Ta ki bir gün, unuttuğunu sandığı herkes yeniden karşısına çıkana kadar… Ölüler ve yaşayanlar, dostlar ve düşmanlar, göçmenler, âşıklar, anneler ve çocuklar… Hepsi tek tek geri döner. Çünkü bazı hesaplar mahkemelerde değil, insanın kendi vicdanında görülür. Bulgaristan'dan Türkiye'ye uzanan bir göç hikâyesi, kuşaklar boyunca taşınan sırlar, dostluklar, ihanetler ve geç de olsa gelen yüzleşmeler üzerine unutulmaz bir roman...
1950'li yılların başı... Bir gecede bavullarını toplamak zorunda kalan insanlar, kök saldıkları topraklarla vedalaşarak Bulgaristan'dan Türkiye'ye doğru uzun bir yolculuğa çıkarlar. Şafak sökene dek aynı istasyonda bekleyen bu yolcuların her biri, günün ilk ışıklarıyla farklı yönlere savrulacak, bilmedikleri bir hayata doğru yürümeye başlayacaktır. Kimi yoksullukla, kimi hasretle, kimi de geçmişin yüküyle sınanacaktır. Ancak Mustafa Bey gibiler, gittikleri yere yalnızca valizlerini değil, hırslarını da taşır; her devrin adamı, her devrin kazananı olmayı başarır. Servetini büyütür, ardında kırılmış hayatlar bırakarak yükselir. Yıllar geçer; sömürülen insanlar, susturulan vicdanlar ve unutulduğu sanılan hikâyeler geçmişin karanlığında kaybolmuş gibi görünür. Ta ki bir gün, unuttuğunu sandığı herkes yeniden karşısına çıkana kadar… Ölüler ve yaşayanlar, dostlar ve düşmanlar, göçmenler, âşıklar, anneler ve çocuklar… Hepsi tek tek geri döner. Çünkü bazı hesaplar mahkemelerde değil, insanın kendi vicdanında görülür. Bulgaristan'dan Türkiye'ye uzanan bir göç hikâyesi, kuşaklar boyunca taşınan sırlar, dostluklar, ihanetler ve geç de olsa gelen yüzleşmeler üzerine unutulmaz bir roman...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat