#smrgKİTABEVİ Yabancılaşan Sesler: Okulun Gizli Dili ve Eleştirel Pedagojinin Çıkış Yolu -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269774
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
74
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
162,00
Havale/EFT ile: 158,76
1199269774
657981
Yabancılaşan Sesler: Okulun Gizli Dili ve Eleştirel Pedagojinin Çıkış Yolu -
Yabancılaşan Sesler: Okulun Gizli Dili ve Eleştirel Pedagojinin Çıkış Yolu - #smrgKİTABEVİ
162
Okulda başkalarıyla “aynı dili konuşamayan” bir çocuğun sessizliği, aslında sistemin en gürültülü çığlığıdır. Eğitim sistemi, iddia edildiği gibi tarafsız, evrensel ve mutlak bir fırsat eşitliği kapısı mıdır? Yoksa egemen sınıfların dilsel sermayesini kutsarken; taşranın, çeperin ve alt sınıfların dilsel habitusunu “kusur” ilan eden kurumsal bir eleme fabrikası mı? Bu kitap; Pierre Bourdieu, Paulo Freire ve Basil Bernstein gibi devlerin kuramsal miraslarını arkasına alarak sınıfın dehlizlerine iniyor. Aynı zamanda bu çalışma; dilsel uyumsuzluğun öğrenciyi nasıl bir “Sıkışma Üçgenine” (aynı dili konuşamama-ötekileştirme-yabancılaşma) hapsettiğini ve bedenini nasıl kurumsal bir prangaya dönüştürdüğünü ifşa ediyor. Sınırları sınıf duvarlarıyla da çizmiyor; eğitimdeki Yapay Zekâ ve dijitalleşme hamlelerinin yarattığı “Dijital Dilsel Kapital” dayatmasını ve en önemlisi, barışçıl diyalog kanalları bütünüyle tıkanan çocukların yaşadığı o kolektif cinnetin okullarda nasıl yıkıcı birer fiziksel şiddete dönüştüğünü çarpıcı bir sosyolojik analize tabi tutuyor. Okul kapılarına turnikeler yerleştirip, duvarları jiletli tellerle yükselterek ve polisiye bariyerlerin arkasında sahte güvenlikle avunan kurumsal akla karşı bu kitap; insanı, barışçıl diyaloğu ve sosyal adaleti yeniden merkeze alan sarsıcı bir “Ontolojik Onarım” manifestosudur. Sesini duyuramayan tüm çocukların, kendi dünyalarını kendi kelimeleriyle yeniden özgürce adlandıracağı bir gelecek için...
Okulda başkalarıyla “aynı dili konuşamayan” bir çocuğun sessizliği, aslında sistemin en gürültülü çığlığıdır. Eğitim sistemi, iddia edildiği gibi tarafsız, evrensel ve mutlak bir fırsat eşitliği kapısı mıdır? Yoksa egemen sınıfların dilsel sermayesini kutsarken; taşranın, çeperin ve alt sınıfların dilsel habitusunu “kusur” ilan eden kurumsal bir eleme fabrikası mı? Bu kitap; Pierre Bourdieu, Paulo Freire ve Basil Bernstein gibi devlerin kuramsal miraslarını arkasına alarak sınıfın dehlizlerine iniyor. Aynı zamanda bu çalışma; dilsel uyumsuzluğun öğrenciyi nasıl bir “Sıkışma Üçgenine” (aynı dili konuşamama-ötekileştirme-yabancılaşma) hapsettiğini ve bedenini nasıl kurumsal bir prangaya dönüştürdüğünü ifşa ediyor. Sınırları sınıf duvarlarıyla da çizmiyor; eğitimdeki Yapay Zekâ ve dijitalleşme hamlelerinin yarattığı “Dijital Dilsel Kapital” dayatmasını ve en önemlisi, barışçıl diyalog kanalları bütünüyle tıkanan çocukların yaşadığı o kolektif cinnetin okullarda nasıl yıkıcı birer fiziksel şiddete dönüştüğünü çarpıcı bir sosyolojik analize tabi tutuyor. Okul kapılarına turnikeler yerleştirip, duvarları jiletli tellerle yükselterek ve polisiye bariyerlerin arkasında sahte güvenlikle avunan kurumsal akla karşı bu kitap; insanı, barışçıl diyaloğu ve sosyal adaleti yeniden merkeze alan sarsıcı bir “Ontolojik Onarım” manifestosudur. Sesini duyuramayan tüm çocukların, kendi dünyalarını kendi kelimeleriyle yeniden özgürce adlandıracağı bir gelecek için...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat