#smrgKİTABEVİ Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269326
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
202
Basım Yeri:
Nevşehir
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
288,00
Havale/EFT ile: 282,24
1199269326
657503
Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri -
Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri - #smrgKİTABEVİ
288
Yapay zekâ gerçekten düşünüyor mu yoksa düşünmenin yükünü giderek ona mı devrediyoruz? Büyük dil modelleri, insanlık tarihinde ilk kez son derece karmaşık bir teknolojiyi dil aracılığıyla milyarlarca insanın gündelik hayatına taşıdı. Yazmaktan araştırmaya, eğitimden bilimsel üretime, sanattan siyasete ve karar alma süreçlerine kadar uzanan bu dönüşüm, yalnızca yeni araçlar sunmuyor; bilginin nasıl üretildiğini, doğrunun nasıl üretildiğini ve paylaşıldığını, insanın düşünme biçimini ve giderek özne olma konumunu yeniden şekillendiriyor. Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri, bu büyük dönüşümü teknolojik iyimserliğin ya da tek boyutlu bir tehdit söyleminin ötesinde, çok katmanlı bir düşünsel çerçeve içinde ele alıyor. Yapay zekâ yanlılığı ve halüsinasyonlardan oryantalizmin algoritmik yeniden üretimine, sosyal botlar ve trollerden sanatın dönüşümüne, bilimsel yazarlık ve sorumluluk tartışmalarından kolektif epistemolojiye uzanan kitap, büyük dil modellerinin toplumsal ve epistemik sonuçlarını farklı disiplinlerin kesişiminde sorguluyor. Nesnellik-emek kavramı üzerinden yürütülen tartışma ise yapay zekânın hakikatle ilişkisini yalnızca teknik doğruluk meselesi olmaktan çıkararak daha temel bir ontolojik ve epistemolojik probleme dönüştürüyor. Kitabın merkezinde giderek daha önemli hâle gelen bir soru yer alıyor: İnsan, bilişsel yükünü makineye devrettikçe ne kazanıyor ve ne kaybediyor? Yapay zekânın verimlilik sağlayan gücü ile eleştirel düşünme, hafıza, bağımsız muhakeme, entelektüel sahiplik ve bilişsel faillik üzerinde oluşturabileceği maliyetler birlikte değerlendiriliyor. Eğitim açısından dönüşüm, yapay zekâyı yasaklamak ya da sınırsızca benimsemek değil; insanın düşünme sorumluluğunu koruyan yeni bir insan-makine ilişkisi kurmakta aranıyor. Bu bağlamda kitap, eleştirel itikaf yaklaşımıyla yapay zekâyı insan zihninin yerine geçen bir ikame unsuru değil, sorgulama ve muhakeme kapasitesini güçlendirecek bir ortak olarak yeniden konumlandırıyor. Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri, nihayetinde yapay zekânın ne kadar güçlü olacağından daha temel bir soruyu gündeme getiriyor: İnsan, yapay zekâ çağında hakikate bağlı, düşünsel özgürlüğünü ve faili olma niteliğini nasıl koruyacak?
Yapay zekâ gerçekten düşünüyor mu yoksa düşünmenin yükünü giderek ona mı devrediyoruz? Büyük dil modelleri, insanlık tarihinde ilk kez son derece karmaşık bir teknolojiyi dil aracılığıyla milyarlarca insanın gündelik hayatına taşıdı. Yazmaktan araştırmaya, eğitimden bilimsel üretime, sanattan siyasete ve karar alma süreçlerine kadar uzanan bu dönüşüm, yalnızca yeni araçlar sunmuyor; bilginin nasıl üretildiğini, doğrunun nasıl üretildiğini ve paylaşıldığını, insanın düşünme biçimini ve giderek özne olma konumunu yeniden şekillendiriyor. Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri, bu büyük dönüşümü teknolojik iyimserliğin ya da tek boyutlu bir tehdit söyleminin ötesinde, çok katmanlı bir düşünsel çerçeve içinde ele alıyor. Yapay zekâ yanlılığı ve halüsinasyonlardan oryantalizmin algoritmik yeniden üretimine, sosyal botlar ve trollerden sanatın dönüşümüne, bilimsel yazarlık ve sorumluluk tartışmalarından kolektif epistemolojiye uzanan kitap, büyük dil modellerinin toplumsal ve epistemik sonuçlarını farklı disiplinlerin kesişiminde sorguluyor. Nesnellik-emek kavramı üzerinden yürütülen tartışma ise yapay zekânın hakikatle ilişkisini yalnızca teknik doğruluk meselesi olmaktan çıkararak daha temel bir ontolojik ve epistemolojik probleme dönüştürüyor. Kitabın merkezinde giderek daha önemli hâle gelen bir soru yer alıyor: İnsan, bilişsel yükünü makineye devrettikçe ne kazanıyor ve ne kaybediyor? Yapay zekânın verimlilik sağlayan gücü ile eleştirel düşünme, hafıza, bağımsız muhakeme, entelektüel sahiplik ve bilişsel faillik üzerinde oluşturabileceği maliyetler birlikte değerlendiriliyor. Eğitim açısından dönüşüm, yapay zekâyı yasaklamak ya da sınırsızca benimsemek değil; insanın düşünme sorumluluğunu koruyan yeni bir insan-makine ilişkisi kurmakta aranıyor. Bu bağlamda kitap, eleştirel itikaf yaklaşımıyla yapay zekâyı insan zihninin yerine geçen bir ikame unsuru değil, sorgulama ve muhakeme kapasitesini güçlendirecek bir ortak olarak yeniden konumlandırıyor. Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri, nihayetinde yapay zekânın ne kadar güçlü olacağından daha temel bir soruyu gündeme getiriyor: İnsan, yapay zekâ çağında hakikate bağlı, düşünsel özgürlüğünü ve faili olma niteliğini nasıl koruyacak?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat