#smrgKİTABEVİ Yıldız Hikâyeleri -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268758
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
143
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
167,50
Havale/EFT ile: 164,15
1199268758
656935
Yıldız Hikâyeleri -
Yıldız Hikâyeleri - #smrgKİTABEVİ
167.5
Ben, Nadir Bey yahut eskilerin deyişiyle Ağa… Yıllar boyu kim olduğuma başkaları karar verdi. Önce sarayın içinde bir isimdim sonra bir sıfat. Şimdiyse, bir çiftliğin ortasında yalnız bir adamım. İnsanın kendi hayatına dair en az bildiği şey, kim olduğu değil midir zaten! Bu sabah elim konağın paslı kilidine uzandığında titredi. Yaşlılık, insanın dizleriyle birlikte hafızasını da ağırlaştırıyor. Kilit, eskisi gibi kolay dönmüyordu. Pas sadece demiri değil hayatımı da kaplamıştı. Asıl mesele bu değildi. Bir kapıyı kapatıp gitmek, insanın içindeki yükleri bırakması kadar kolay olmuyordu.Tarihin kritik dönemlerinde yaşananlar, hikâyeler kayıt altına alındıkları zaman kalıcı izler bırakır. İnsanın derinliklerine inildiğinde, sayılardan ve sonuçlardan daha sahici bir tablo çıkar ortaya. Babalar ve oğullar arasında, Sultan'ı sevenlerle Meşrutiyet sevdalıları arasında bir devrin kayıtlarını öyküleştiriyor Yıldız Tarakçı. Pasın sadece demirde olmadığını görmemiz için, bu topraklarda hiç bitmeyen bir savrulmanın izini sürüyor. Çok tartışılan bir devrin hikâyelerini kaleme almanın, o günlere damga vuran sarayla aynı adı taşıyan yazara nasip olması, kaderin cilvesi olsa gerek.
Ben, Nadir Bey yahut eskilerin deyişiyle Ağa… Yıllar boyu kim olduğuma başkaları karar verdi. Önce sarayın içinde bir isimdim sonra bir sıfat. Şimdiyse, bir çiftliğin ortasında yalnız bir adamım. İnsanın kendi hayatına dair en az bildiği şey, kim olduğu değil midir zaten! Bu sabah elim konağın paslı kilidine uzandığında titredi. Yaşlılık, insanın dizleriyle birlikte hafızasını da ağırlaştırıyor. Kilit, eskisi gibi kolay dönmüyordu. Pas sadece demiri değil hayatımı da kaplamıştı. Asıl mesele bu değildi. Bir kapıyı kapatıp gitmek, insanın içindeki yükleri bırakması kadar kolay olmuyordu.Tarihin kritik dönemlerinde yaşananlar, hikâyeler kayıt altına alındıkları zaman kalıcı izler bırakır. İnsanın derinliklerine inildiğinde, sayılardan ve sonuçlardan daha sahici bir tablo çıkar ortaya. Babalar ve oğullar arasında, Sultan'ı sevenlerle Meşrutiyet sevdalıları arasında bir devrin kayıtlarını öyküleştiriyor Yıldız Tarakçı. Pasın sadece demirde olmadığını görmemiz için, bu topraklarda hiç bitmeyen bir savrulmanın izini sürüyor. Çok tartışılan bir devrin hikâyelerini kaleme almanın, o günlere damga vuran sarayla aynı adı taşıyan yazara nasip olması, kaderin cilvesi olsa gerek.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat