#smrgKİTABEVİ Zoru Başarmak : 10 Bin Kişinin Yolculuğu -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199270202
Boyut:
17x24
Sayfa Sayısı:
412
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
560,00
Havale/EFT ile: 548,80
1199270202
658409
Zoru Başarmak : 10 Bin Kişinin Yolculuğu -
Zoru Başarmak : 10 Bin Kişinin Yolculuğu - #smrgKİTABEVİ
560
Kitap, 1875 yılının bir Haziran günü Alexander GrahamBell'in telefonu icadıyla başlıyor. Ardından Osmanlı döneminde Posta Nezareti'nin kurulması; genç Cumhuriyet ile birlikte PTT'nin devreye girmesi;1960'larda Netaş'ın kurularak haberleşme alanında öncülüğü üstlenmesi; Netaş'ın ekonomik, teknolojik, siyasi, sosyal zorlukları aşıp sürekli gelişerek ve yenilenerek günümüzdeki ilham veren lider konumuna ulaşması...

Bir kurum tarihinin ötesinde, Türkiye teknoloji tarihini belgelemek açısından da oldukça değerli çalışmanın ortaya çıkması için araştırmaları üstlenen ve metinleri kaleme alan Rıdvan Akar, kitabın “Sunuş” bölümünde şunları söylüyor:

“...Kurumsal tarih araştırmaları ülkemizde 1990'lardan sonra önem kazandı. Gerek Türkiye'de sadece 75 firmanın 100 yıllık geçmişe sahip oluşu, gerekse ‘kurucuların' yaşamını kaybetmesiyle koskoca kurumsal geçmişlerin silinmesi nedeniyle o izlerin peşinde koşulmasına dönük merak, butür araştırmaların önünü açtı...

Kurumsal kültür Netaş'ta anlatılan değil, yaşanan veyazılan, yani kendini her defasında yeniden üreten bir tarihti. Bu bağlamda Netaş'ın öyküsüne baktığımızda ilginç kilometre taşları görebiliyoruz. Kuruluş ve gelişim sürecinde Netaş çok uluslu bir ortaklıktı. Ama ilginçtir ki Türkiye'deki karşılığı kârlılık değil, zaruretler ve ihtiyaçlardı. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan haberleşmede yaşanan sıkıntı ve açığın giderilmesi için kurulmuştu Netaş.

Netaş'ı benzerlerinden ayıran başlıca farklılıklarından biri, ‘patronsuz' olmasıydı. Tabii ki Netaş'ın sahipleri vardı, ancak biz‘sahiplenenleri' kastediyoruz. Bu, yukarıda vurguladığımız aidiyet ve sorumlulukla ilgili bir refleksti. Kurumun, özellikle Türk genel müdürler dönemindeki gelişme ve büyüme sürecinde, çalışanların bir ‘iş'ten öte ‘milli bir görev' duygusuyla hareket etmesi, bu sahiplenme sürecinin kilit noktasıydı...”

Kitap, 1875 yılının bir Haziran günü Alexander GrahamBell'in telefonu icadıyla başlıyor. Ardından Osmanlı döneminde Posta Nezareti'nin kurulması; genç Cumhuriyet ile birlikte PTT'nin devreye girmesi;1960'larda Netaş'ın kurularak haberleşme alanında öncülüğü üstlenmesi; Netaş'ın ekonomik, teknolojik, siyasi, sosyal zorlukları aşıp sürekli gelişerek ve yenilenerek günümüzdeki ilham veren lider konumuna ulaşması...

Bir kurum tarihinin ötesinde, Türkiye teknoloji tarihini belgelemek açısından da oldukça değerli çalışmanın ortaya çıkması için araştırmaları üstlenen ve metinleri kaleme alan Rıdvan Akar, kitabın “Sunuş” bölümünde şunları söylüyor:

“...Kurumsal tarih araştırmaları ülkemizde 1990'lardan sonra önem kazandı. Gerek Türkiye'de sadece 75 firmanın 100 yıllık geçmişe sahip oluşu, gerekse ‘kurucuların' yaşamını kaybetmesiyle koskoca kurumsal geçmişlerin silinmesi nedeniyle o izlerin peşinde koşulmasına dönük merak, butür araştırmaların önünü açtı...

Kurumsal kültür Netaş'ta anlatılan değil, yaşanan veyazılan, yani kendini her defasında yeniden üreten bir tarihti. Bu bağlamda Netaş'ın öyküsüne baktığımızda ilginç kilometre taşları görebiliyoruz. Kuruluş ve gelişim sürecinde Netaş çok uluslu bir ortaklıktı. Ama ilginçtir ki Türkiye'deki karşılığı kârlılık değil, zaruretler ve ihtiyaçlardı. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan haberleşmede yaşanan sıkıntı ve açığın giderilmesi için kurulmuştu Netaş.

Netaş'ı benzerlerinden ayıran başlıca farklılıklarından biri, ‘patronsuz' olmasıydı. Tabii ki Netaş'ın sahipleri vardı, ancak biz‘sahiplenenleri' kastediyoruz. Bu, yukarıda vurguladığımız aidiyet ve sorumlulukla ilgili bir refleksti. Kurumun, özellikle Türk genel müdürler dönemindeki gelişme ve büyüme sürecinde, çalışanların bir ‘iş'ten öte ‘milli bir görev' duygusuyla hareket etmesi, bu sahiplenme sürecinin kilit noktasıydı...”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat