#smrgKİTABEVİ 1. Dünya Savaşı'nda Almanların Osmanlılara Dikte Ettiği Cihat Politikası -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Bil Ofset
Dizi Adı:
Anı
ISBN-10:
9786253836580
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
88
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
113,10
Havale/EFT ile:
110,84
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199262214
649820
https://www.simurgkitabevi.com/1-dunya-savasinda-almanlarin-osmanlilara-dikte-ettigi-cihat-politikasi
1. Dünya Savaşı'nda Almanların Osmanlılara Dikte Ettiği Cihat Politikası - #smrgKİTABEVİ
113.1
Birinci Dünya Savaşı genellikle cephelerdeki çatışmalar üzerinden anlatılır; ancak bu sayfalarda, savaşın daha sessiz ama etkisi daha derin bir yönüyle karşılaşıyoruz: inancın siyasetin hizmetine nasıl sokulduğu. Aynı başlık altında bir araya getirilen iki eserden oluşan kitabımız, Osmanlı Devleti'nin ilan ettiği “cihat”ın yalnızca dinî bir çağrı olup olmadığını, büyük güçlerin stratejik hesapları içinde şekillenen bir araç hâline gelip gelmediğini konu ediniyor. Christiaan Snouck Hurgronje, İslam dünyasını yakından tanıyan bir araştırmacı olarak, cihat kavramının tarihsel anlamı ile savaş yıllarında yüklenen anlamı arasındaki farkı soğukkanlı bir çözümlemeyle ortaya koyuyor. Edward Frederic Benson ise daha eleştirel ve zaman zaman sertleşen bir üslupla, Almanya'nın bu süreci nasıl yorumladığını ve kendi çıkarları doğrultusunda nasıl yönlendirmeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Bu iki bakış yan yana geldiğinde, aynı olayın ne kadar farklı şekillerde okunabildiği açıkça görülüyor.
Bu metinler, kesin yargılar dayatmaktan çok, okuru rahatsız eden sorularla baş başa bırakıyor. Dinî bir kavram ne zaman siyasetin aracı hâline gelir? Bir devlet, inancı gerçekten savunur mu, yoksa onu kullanır mı? Ve bu tür kararların arkasında görünen ile gerçek ne kadar örtüşür?
Birinci Dünya Savaşı genellikle cephelerdeki çatışmalar üzerinden anlatılır; ancak bu sayfalarda, savaşın daha sessiz ama etkisi daha derin bir yönüyle karşılaşıyoruz: inancın siyasetin hizmetine nasıl sokulduğu. Aynı başlık altında bir araya getirilen iki eserden oluşan kitabımız, Osmanlı Devleti'nin ilan ettiği “cihat”ın yalnızca dinî bir çağrı olup olmadığını, büyük güçlerin stratejik hesapları içinde şekillenen bir araç hâline gelip gelmediğini konu ediniyor. Christiaan Snouck Hurgronje, İslam dünyasını yakından tanıyan bir araştırmacı olarak, cihat kavramının tarihsel anlamı ile savaş yıllarında yüklenen anlamı arasındaki farkı soğukkanlı bir çözümlemeyle ortaya koyuyor. Edward Frederic Benson ise daha eleştirel ve zaman zaman sertleşen bir üslupla, Almanya'nın bu süreci nasıl yorumladığını ve kendi çıkarları doğrultusunda nasıl yönlendirmeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Bu iki bakış yan yana geldiğinde, aynı olayın ne kadar farklı şekillerde okunabildiği açıkça görülüyor.
Bu metinler, kesin yargılar dayatmaktan çok, okuru rahatsız eden sorularla baş başa bırakıyor. Dinî bir kavram ne zaman siyasetin aracı hâline gelir? Bir devlet, inancı gerçekten savunur mu, yoksa onu kullanır mı? Ve bu tür kararların arkasında görünen ile gerçek ne kadar örtüşür?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.