#smrgKİTABEVİ 21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet : Modernleşmenin Yapay Zeka Çağındaki Yeni Aşaması - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786256503625
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199265347
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
280
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
262,50
Havale/EFT ile: 257,25
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265347
653031
21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet : Modernleşmenin Yapay Zeka Çağındaki Yeni Aşaması -         2026
21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet : Modernleşmenin Yapay Zeka Çağındaki Yeni Aşaması - 2026 #smrgKİTABEVİ
262.5
Etnik ve antropolijik duyarlılıklar özel ve kültürel alanda kalmalı, Türk milleti tarifi 1924 Anayasası'nın 88. Maddesinde en güzel şekilde ifade edilen bir anayasal sözleşme olarak güçlendirilmelidir. Bunun yanı sıra dış politikada ve uluslararası ilişkilerde, Türk milletini oluşturan farklı etnik kökenlerden gelen insanlarımızın bütün yurtdışı akrabalıkları; hem o topluluklara hem de ulusumuza kazan-kazan ilkesi çerçevesinde avantaj sağlayan birer güçlü akrabalık bağı olarak ticaretin, turizmin ve uluslararası siyasetin güçlendirilmesinde değerlendirilmelidir…

Siyasilere, rasyonel olarak ülkenin ekonomisini ilgilendiren ve onlardan gerçek başarı bekleyen sorular sormak yerine, başka sorular üzerinden zıtlaştığımız süreçler yaşayageldik. Örneğin ulusal ekonomisi, ulusal maliyesi, ulusal adliyesi olmayan, Haliç'teki donanmasını kullanması emperyalistlerce âdeta yasaklanmış olan, tütün başta olmak üzere ulusal ölçekte tekellerin yabancılar tarafından yönetildiği dönemin padişahı “Kızıl Sultan” mıdır yoksa “Ulu Hakan” mıdır tartışması yüz yıldan fazladır sürüyor. Bu tip irrasyonel ve içeriksiz zıtlaşmalar, siyasiler için bedavadan kamplaşmalar ile oy ve güç devşirilen konforlu bir ortam oluşturuyor…

Etnik ve antropolijik duyarlılıklar özel ve kültürel alanda kalmalı, Türk milleti tarifi 1924 Anayasası'nın 88. Maddesinde en güzel şekilde ifade edilen bir anayasal sözleşme olarak güçlendirilmelidir. Bunun yanı sıra dış politikada ve uluslararası ilişkilerde, Türk milletini oluşturan farklı etnik kökenlerden gelen insanlarımızın bütün yurtdışı akrabalıkları; hem o topluluklara hem de ulusumuza kazan-kazan ilkesi çerçevesinde avantaj sağlayan birer güçlü akrabalık bağı olarak ticaretin, turizmin ve uluslararası siyasetin güçlendirilmesinde değerlendirilmelidir…

Siyasilere, rasyonel olarak ülkenin ekonomisini ilgilendiren ve onlardan gerçek başarı bekleyen sorular sormak yerine, başka sorular üzerinden zıtlaştığımız süreçler yaşayageldik. Örneğin ulusal ekonomisi, ulusal maliyesi, ulusal adliyesi olmayan, Haliç'teki donanmasını kullanması emperyalistlerce âdeta yasaklanmış olan, tütün başta olmak üzere ulusal ölçekte tekellerin yabancılar tarafından yönetildiği dönemin padişahı “Kızıl Sultan” mıdır yoksa “Ulu Hakan” mıdır tartışması yüz yıldan fazladır sürüyor. Bu tip irrasyonel ve içeriksiz zıtlaşmalar, siyasiler için bedavadan kamplaşmalar ile oy ve güç devşirilen konforlu bir ortam oluşturuyor…

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat