Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Alman Yeni Tıbbı: Teoriler, Kanıtlar, Tartışmalar - 2026
Editör:
Şehmus Ay
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
112
Basım Yeri:
Antalya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
162,50
Havale/EFT ile:
159,25
1199259022
646668
https://www.simurgkitabevi.com/alman-yeni-tibbi-teoriler-kanitlar-tartismalar-2026
Alman Yeni Tıbbı: Teoriler, Kanıtlar, Tartışmalar - 2026 #smrgKİTABEVİ
162.5
Hastalık bir ceza değil, belki bir mesajdır. Ama o mesajı anlamak için önce gerçeği görmek gerekir. Modern tıp, bilimin sınırlarını zorlayarak baş döndürücü devrimsel atılımlar yapmakta ve her geçen gün hayatımıza giren yeni tıbbi cihazlar, şaşırtıcı teşhis yöntemleri ve mucize vaat eden ilaçlarla insanlığı büyülemektedir. Ancak bu devasa endüstri, her ne kadar göz kamaştırıcı ilerlemelerle dolu olsa da, tüm bu yeniliklerin içinde en temel unsuru, yani insanın kendisini göz ardı ediyor gibi görünmektedir. Ne yazık ki, tıptaki bu devrim de, diğer devrimlerde olduğu gibi, kendi evlatlarını yiyerek ilerlemektedir. 1978 yılında bir kurşun Dirk Hamer'ı öldürdü. Birkaç ay sonra ünlü bir Alman hekim olan babası testis kanseri teşhisi aldı. Bu tesadüf müydü? Dr. Ryke Geerd Hamer öyle düşünmedi. Binlerce hasta dosyasını inceleyerek ulaştığı sonuç şaşırtıcıydı: Her ciddi hastalığın ardında, kişiyi hazırlıksız yakalayan bir şok anı yatıyordu. Beklenmedik bir kayıp, sindirilemeyen bir öfke, çözüme kavuşturulamamış bir korku... Bedenin hastalanması, bir hata değil; hayatta kalmak için devreye giren anlamlı bir biyolojik programdı. "Psike, beyin ve beden gerçekte tek bir bütündür. Birbirinden bağımsız üç organ değil, tek bir organizmanın üç boyutu." — Dr. Ryke Geerd Hamer Bu kitap, Alman Yeni Tıbbı'nın, GNM'nin iddialarını ne körü körüne kabul ederek ne de peşin yargıyla reddederek objektif bir gözle ele almaktadır. Teorinin beş biyolojik yasasını, çatışma-organ ilişkilerini ve terapi protokollerini ayrıntılı biçimde aktarırken; bilimin bu iddialara verdiği yanıtları, hukuki ve etik tartışmaları da dürüstçe ortaya koymaktadır. Çünkü gerçek bir soru yalnız kalmamalıdır: "Neden ben?" sorusunu ciddiye almak, bilimin bulgularına saygı duymayı engellemez.
Hastalık bir ceza değil, belki bir mesajdır. Ama o mesajı anlamak için önce gerçeği görmek gerekir. Modern tıp, bilimin sınırlarını zorlayarak baş döndürücü devrimsel atılımlar yapmakta ve her geçen gün hayatımıza giren yeni tıbbi cihazlar, şaşırtıcı teşhis yöntemleri ve mucize vaat eden ilaçlarla insanlığı büyülemektedir. Ancak bu devasa endüstri, her ne kadar göz kamaştırıcı ilerlemelerle dolu olsa da, tüm bu yeniliklerin içinde en temel unsuru, yani insanın kendisini göz ardı ediyor gibi görünmektedir. Ne yazık ki, tıptaki bu devrim de, diğer devrimlerde olduğu gibi, kendi evlatlarını yiyerek ilerlemektedir. 1978 yılında bir kurşun Dirk Hamer'ı öldürdü. Birkaç ay sonra ünlü bir Alman hekim olan babası testis kanseri teşhisi aldı. Bu tesadüf müydü? Dr. Ryke Geerd Hamer öyle düşünmedi. Binlerce hasta dosyasını inceleyerek ulaştığı sonuç şaşırtıcıydı: Her ciddi hastalığın ardında, kişiyi hazırlıksız yakalayan bir şok anı yatıyordu. Beklenmedik bir kayıp, sindirilemeyen bir öfke, çözüme kavuşturulamamış bir korku... Bedenin hastalanması, bir hata değil; hayatta kalmak için devreye giren anlamlı bir biyolojik programdı. "Psike, beyin ve beden gerçekte tek bir bütündür. Birbirinden bağımsız üç organ değil, tek bir organizmanın üç boyutu." — Dr. Ryke Geerd Hamer Bu kitap, Alman Yeni Tıbbı'nın, GNM'nin iddialarını ne körü körüne kabul ederek ne de peşin yargıyla reddederek objektif bir gözle ele almaktadır. Teorinin beş biyolojik yasasını, çatışma-organ ilişkilerini ve terapi protokollerini ayrıntılı biçimde aktarırken; bilimin bu iddialara verdiği yanıtları, hukuki ve etik tartışmaları da dürüstçe ortaya koymaktadır. Çünkü gerçek bir soru yalnız kalmamalıdır: "Neden ben?" sorusunu ciddiye almak, bilimin bulgularına saygı duymayı engellemez.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.