#smrgKİTABEVİ Farkandalık : Sessizliğin Sesini Duymak - 2026
Fiziksel gözlerimiz ile dünyaya bakmak, her yansımanın içinde olan biteni düşünen zihnimiz ile anlamaya çalışıp, hatayı görüp, yargılamaya varmaktır. Bu döngü bizi aşırı derecede yorar, yıpratır ve üzer. Canımızı sıkar ve acıtır. Hatayı karşımızdakinde algılatır. Düşünce hapishanesinde umutsuzca volta atar dururuz. İçine düştüğümüz bu olumsuz ve kalp kırıcı duruma mantıklı bir yanıt ararız. Ama gerçekçi ve kalıcı bir çözüm bulamayız. Aradığımız tüm cevaplar aslında o kaçmaya çalıştığımız can sıkıntılarının içinde gizlidir.
Farkandalık, zihnin yarattığı zaman illüzyonunu yıkarak, bizi tek gerçekliğe yani an'a ve ol'an'a davet eder. Bebekliğimizin o saf ve koşulsuz sevgisinden neden koptuğumuzu, ikinci beynimizde biriken duygu yüklerinin bizi nasıl esir aldığını, kalbimizin gözlerini kapatan o kara perdeyi nasıl aralayabileceğimizi, zihin hapishanesinden nasıl çıkılır, içimizdeki çocuk taraf ile bağımızı nasıl onarırızı sorgulatır.
Korkunun ecele faydası yoktur, Sevgi, yaşamı gerçek kılar, korkuyu yok eder, eceli cesaretle kucaklatır. Sonucunda, Göz açıp kapatıncaya kadar geçip giden bu hayat yolculuğunda, bedensel limitlerden sıyrılıp, ruhun sonsuz özgürlüğüne uyanmaya başlarız.
OL'AN'a müsaade et, akışa kendini bırak. Çünkü gerçek UY'AN'IŞ, an'a uymaktır.
Fiziksel gözlerimiz ile dünyaya bakmak, her yansımanın içinde olan biteni düşünen zihnimiz ile anlamaya çalışıp, hatayı görüp, yargılamaya varmaktır. Bu döngü bizi aşırı derecede yorar, yıpratır ve üzer. Canımızı sıkar ve acıtır. Hatayı karşımızdakinde algılatır. Düşünce hapishanesinde umutsuzca volta atar dururuz. İçine düştüğümüz bu olumsuz ve kalp kırıcı duruma mantıklı bir yanıt ararız. Ama gerçekçi ve kalıcı bir çözüm bulamayız. Aradığımız tüm cevaplar aslında o kaçmaya çalıştığımız can sıkıntılarının içinde gizlidir.
Farkandalık, zihnin yarattığı zaman illüzyonunu yıkarak, bizi tek gerçekliğe yani an'a ve ol'an'a davet eder. Bebekliğimizin o saf ve koşulsuz sevgisinden neden koptuğumuzu, ikinci beynimizde biriken duygu yüklerinin bizi nasıl esir aldığını, kalbimizin gözlerini kapatan o kara perdeyi nasıl aralayabileceğimizi, zihin hapishanesinden nasıl çıkılır, içimizdeki çocuk taraf ile bağımızı nasıl onarırızı sorgulatır.
Korkunun ecele faydası yoktur, Sevgi, yaşamı gerçek kılar, korkuyu yok eder, eceli cesaretle kucaklatır. Sonucunda, Göz açıp kapatıncaya kadar geçip giden bu hayat yolculuğunda, bedensel limitlerden sıyrılıp, ruhun sonsuz özgürlüğüne uyanmaya başlarız.
OL'AN'a müsaade et, akışa kendini bırak. Çünkü gerçek UY'AN'IŞ, an'a uymaktır.