#smrgKİTABEVİ Alüfte Zeynep / Padişahın Gazabı - İki Büyük Hikâye - 2026
Editör:
Emine Hızır
Kapak Tasarım:
Hamdi Akçay
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253696962
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
113
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
İlhan Alemdar
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
122,50
Havale/EFT ile:
120,05
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265985
653750
https://www.simurgkitabevi.com/alufte-zeynep-padisahin-gazabi-iki-buyuk-hikaye-2026
Alüfte Zeynep / Padişahın Gazabı - İki Büyük Hikâye - 2026 #smrgKİTABEVİ
122.5
Bir kadının bedenine yazılmış kader…
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı (Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden, arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın “Doğu”ya bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı, iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve siyasal tahayyülü dramatize eder. Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı görkemli bir sahneye dönüştürülür. Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı (Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden, arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın “Doğu”ya bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı, iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve siyasal tahayyülü dramatize eder. Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı görkemli bir sahneye dönüştürülür. Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir kadının bedenine yazılmış kader…
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı (Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden, arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın “Doğu”ya bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı, iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve siyasal tahayyülü dramatize eder. Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı görkemli bir sahneye dönüştürülür. Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı (Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden, arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın “Doğu”ya bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı, iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve siyasal tahayyülü dramatize eder. Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı görkemli bir sahneye dönüştürülür. Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.