#smrgKİTABEVİ Buzul Çağının Virüsü - 2026

Editör:
Didem Ünal Demir
Kapak Tasarım:
Hamdi Akçay
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
Roman
ISBN-10:
9786253697013
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199266123
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
206,50
Havale/EFT ile: 202,37
1199266123
653888
Buzul Çağının Virüsü -            2026
Buzul Çağının Virüsü - 2026 #smrgKİTABEVİ
206.5
Denizdi bakan sabaha, yorgun, ağır, derin, kırışık, eskimesiz, çoğalmayan ve çoğaltmayan. O bile ölürdü ha? Sokuldum ısıyı oluşturan, dokunan, dokunabilmeyi bilmez ellerine. 'Acımasız olma bunca.' İşte, buzul çağının virüsü olmaya çoktan razıyım. Ya da ölüm mantıksa, o bile ölürse, biz neden yaşayalım? O bile ölüm öncesi ölüm bilincindeyse...

"Ben sözcükleri hep ayrı ayrı anlamlarda düşünürüm," diyen Vüs'at O. Bener'in okurunu her okumada ayrı anlamlara götüren ilk romanı. Bener, okurunu istim üstünde tutan, göndermeler ve oyunlarla dolu, hem ağır hem kıpır kıpır ve "halen yepyeni" dilini bu yapıtında arşa çıkarıyor. Bir taşra kasabasında başlayan olaylar, gizli tutulması gereken bir aşkın ve siyasi ilişkilerin ısıttığı gelişmelerle ivmeleniyor. Edebiyatımızda aynı konuyu, ortak anılar üzerinden anlatan iki roman var: Vüs'at O. Bener'in kardeşi Erhan Bener'in romanı Yalnızlar'da aynı çerçeveyi tasvir ettiğini, iki kardeşin de özellikle kendi benzersiz üsluplarıyla aynı konuyu ele aldıklarını söylemeden geçmemeli. .

"Faulkner'ın söz krupiyeliği çağrıştıran örtük bir kurgulama ile 'öykü'lerini dağıtıyor, topluyor Bener bu romanda. İmbikten geçirilmiş, eleyerek kayda geçirilmiş bozbulanık, bir o kadar da saydam bir panorama getiriyor Buzul Çağının Virüsü: Son 40 yılın Türkiyesi, taşra(lar), kırık umutlar, deccal, direniş, yayı gevşetilmiş tutkular, kırık yaylar, tam bir hüzün konçertosu. (...) bu zorlu romanın konfeksiyon tipi okuru terleteceği açıktır. Ama, yazınımızın en usta işi örneklerinden birini, hele bir de güzelim bir aşk romanıysa bu, geri döne döne okumak da yabana atılacak bir keyif değildir." - Enis Batur
Denizdi bakan sabaha, yorgun, ağır, derin, kırışık, eskimesiz, çoğalmayan ve çoğaltmayan. O bile ölürdü ha? Sokuldum ısıyı oluşturan, dokunan, dokunabilmeyi bilmez ellerine. 'Acımasız olma bunca.' İşte, buzul çağının virüsü olmaya çoktan razıyım. Ya da ölüm mantıksa, o bile ölürse, biz neden yaşayalım? O bile ölüm öncesi ölüm bilincindeyse...

"Ben sözcükleri hep ayrı ayrı anlamlarda düşünürüm," diyen Vüs'at O. Bener'in okurunu her okumada ayrı anlamlara götüren ilk romanı. Bener, okurunu istim üstünde tutan, göndermeler ve oyunlarla dolu, hem ağır hem kıpır kıpır ve "halen yepyeni" dilini bu yapıtında arşa çıkarıyor. Bir taşra kasabasında başlayan olaylar, gizli tutulması gereken bir aşkın ve siyasi ilişkilerin ısıttığı gelişmelerle ivmeleniyor. Edebiyatımızda aynı konuyu, ortak anılar üzerinden anlatan iki roman var: Vüs'at O. Bener'in kardeşi Erhan Bener'in romanı Yalnızlar'da aynı çerçeveyi tasvir ettiğini, iki kardeşin de özellikle kendi benzersiz üsluplarıyla aynı konuyu ele aldıklarını söylemeden geçmemeli. .

"Faulkner'ın söz krupiyeliği çağrıştıran örtük bir kurgulama ile 'öykü'lerini dağıtıyor, topluyor Bener bu romanda. İmbikten geçirilmiş, eleyerek kayda geçirilmiş bozbulanık, bir o kadar da saydam bir panorama getiriyor Buzul Çağının Virüsü: Son 40 yılın Türkiyesi, taşra(lar), kırık umutlar, deccal, direniş, yayı gevşetilmiş tutkular, kırık yaylar, tam bir hüzün konçertosu. (...) bu zorlu romanın konfeksiyon tipi okuru terleteceği açıktır. Ama, yazınımızın en usta işi örneklerinden birini, hele bir de güzelim bir aşk romanıysa bu, geri döne döne okumak da yabana atılacak bir keyif değildir." - Enis Batur
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat