1199078233
464115
https://www.simurgkitabevi.com/araplara-satilan-kizlarimiz
Araplara Satılan Kızlarımız - #smrgSAHAF
0
“Araplara Satılan Kızlarımız” bir kitabın başlığı. Yazarı Neriman Cahit. Toplam 684 sayfada yüz yüze görüşmeler, gazete arşivleri, mektuplar, resmi belgeler, anlatılar, tarih ve coğrafya bilgileri içeriyor.
2011 yılında yayınlanan bu kitap, kendilerinden çok büyük yaştaki genellikle Filistinli ve Ürdünlü erkeklere çocuk yaşta satılan kızların acı öyküsünü anlatıyor. Lübnan, Mısır ve Suriye gibi başka Arap ülkelerine satılan kızlar da var.
Kitap şöyle başlıyor: “Acı… Acının derini… Daha da derini… Bunlar nasıl anlatılır ki sözle.” Bu kızların çoğu, doğdukları yerden haber alamadan, ailelerini bir daha göremeden acılar içinde ölüp gitmişler. Büyük çoğunluğun cenazelerinin nereye gömüldüğü bile belli değil.
Üstelik, bir bölümü yeni geldikleri topraklara alışamadan göçmek zorunda kalmış, bir daha yollara düşmüş. Çünkü getirildikleri topraklara, Filistin'e, Yahudi yerleşimi başlamış. Kitap bu konuda da birinci elden bilgi veriyor.
Satılanlar, Kıbrıslı Türk kızları. Yaşları çoğunlukla 12-14 arasında. Satışların 1918-1919'da başladığı anlaşılıyor ve 1950'ler sonuna kadar sürüyor. Toplam sayıları yaklaşık 5 bin tahmin ediliyor.
Bu satışlar başlarda dikkat çekmiyor, suskunluk var. Ama sonra gittikleri yerlerden çok acı, üzücü haberler geliyor. Geneleve verilmiş veya düşmüş olanlar, kuma olduğu ortaya çıkanlar, açlık ve sefalet içinde ölenler var. Kıbrıs Türk toplumu sarsılıyor.
Satılan kızlar için ağıtlar yakılıyor. Kitapta bu ağıtlardan birinin şöyle bir dörtlüğü yer alıyor; Cahit (2011, s. 169).
“Baba beni satma ele / Yanağımda toydur gamze / Bırak, önce annem sevsin / ‘Kızım' diye öpe öpe”
2011 yılında yayınlanan bu kitap, kendilerinden çok büyük yaştaki genellikle Filistinli ve Ürdünlü erkeklere çocuk yaşta satılan kızların acı öyküsünü anlatıyor. Lübnan, Mısır ve Suriye gibi başka Arap ülkelerine satılan kızlar da var.
Kitap şöyle başlıyor: “Acı… Acının derini… Daha da derini… Bunlar nasıl anlatılır ki sözle.” Bu kızların çoğu, doğdukları yerden haber alamadan, ailelerini bir daha göremeden acılar içinde ölüp gitmişler. Büyük çoğunluğun cenazelerinin nereye gömüldüğü bile belli değil.
Üstelik, bir bölümü yeni geldikleri topraklara alışamadan göçmek zorunda kalmış, bir daha yollara düşmüş. Çünkü getirildikleri topraklara, Filistin'e, Yahudi yerleşimi başlamış. Kitap bu konuda da birinci elden bilgi veriyor.
Satılanlar, Kıbrıslı Türk kızları. Yaşları çoğunlukla 12-14 arasında. Satışların 1918-1919'da başladığı anlaşılıyor ve 1950'ler sonuna kadar sürüyor. Toplam sayıları yaklaşık 5 bin tahmin ediliyor.
Bu satışlar başlarda dikkat çekmiyor, suskunluk var. Ama sonra gittikleri yerlerden çok acı, üzücü haberler geliyor. Geneleve verilmiş veya düşmüş olanlar, kuma olduğu ortaya çıkanlar, açlık ve sefalet içinde ölenler var. Kıbrıs Türk toplumu sarsılıyor.
Satılan kızlar için ağıtlar yakılıyor. Kitapta bu ağıtlardan birinin şöyle bir dörtlüğü yer alıyor; Cahit (2011, s. 169).
“Baba beni satma ele / Yanağımda toydur gamze / Bırak, önce annem sevsin / ‘Kızım' diye öpe öpe”
Ercan Uygur
“Araplara Satılan Kızlarımız” bir kitabın başlığı. Yazarı Neriman Cahit. Toplam 684 sayfada yüz yüze görüşmeler, gazete arşivleri, mektuplar, resmi belgeler, anlatılar, tarih ve coğrafya bilgileri içeriyor.
2011 yılında yayınlanan bu kitap, kendilerinden çok büyük yaştaki genellikle Filistinli ve Ürdünlü erkeklere çocuk yaşta satılan kızların acı öyküsünü anlatıyor. Lübnan, Mısır ve Suriye gibi başka Arap ülkelerine satılan kızlar da var.
Kitap şöyle başlıyor: “Acı… Acının derini… Daha da derini… Bunlar nasıl anlatılır ki sözle.” Bu kızların çoğu, doğdukları yerden haber alamadan, ailelerini bir daha göremeden acılar içinde ölüp gitmişler. Büyük çoğunluğun cenazelerinin nereye gömüldüğü bile belli değil.
Üstelik, bir bölümü yeni geldikleri topraklara alışamadan göçmek zorunda kalmış, bir daha yollara düşmüş. Çünkü getirildikleri topraklara, Filistin'e, Yahudi yerleşimi başlamış. Kitap bu konuda da birinci elden bilgi veriyor.
Satılanlar, Kıbrıslı Türk kızları. Yaşları çoğunlukla 12-14 arasında. Satışların 1918-1919'da başladığı anlaşılıyor ve 1950'ler sonuna kadar sürüyor. Toplam sayıları yaklaşık 5 bin tahmin ediliyor.
Bu satışlar başlarda dikkat çekmiyor, suskunluk var. Ama sonra gittikleri yerlerden çok acı, üzücü haberler geliyor. Geneleve verilmiş veya düşmüş olanlar, kuma olduğu ortaya çıkanlar, açlık ve sefalet içinde ölenler var. Kıbrıs Türk toplumu sarsılıyor.
Satılan kızlar için ağıtlar yakılıyor. Kitapta bu ağıtlardan birinin şöyle bir dörtlüğü yer alıyor; Cahit (2011, s. 169).
“Baba beni satma ele / Yanağımda toydur gamze / Bırak, önce annem sevsin / ‘Kızım' diye öpe öpe”
2011 yılında yayınlanan bu kitap, kendilerinden çok büyük yaştaki genellikle Filistinli ve Ürdünlü erkeklere çocuk yaşta satılan kızların acı öyküsünü anlatıyor. Lübnan, Mısır ve Suriye gibi başka Arap ülkelerine satılan kızlar da var.
Kitap şöyle başlıyor: “Acı… Acının derini… Daha da derini… Bunlar nasıl anlatılır ki sözle.” Bu kızların çoğu, doğdukları yerden haber alamadan, ailelerini bir daha göremeden acılar içinde ölüp gitmişler. Büyük çoğunluğun cenazelerinin nereye gömüldüğü bile belli değil.
Üstelik, bir bölümü yeni geldikleri topraklara alışamadan göçmek zorunda kalmış, bir daha yollara düşmüş. Çünkü getirildikleri topraklara, Filistin'e, Yahudi yerleşimi başlamış. Kitap bu konuda da birinci elden bilgi veriyor.
Satılanlar, Kıbrıslı Türk kızları. Yaşları çoğunlukla 12-14 arasında. Satışların 1918-1919'da başladığı anlaşılıyor ve 1950'ler sonuna kadar sürüyor. Toplam sayıları yaklaşık 5 bin tahmin ediliyor.
Bu satışlar başlarda dikkat çekmiyor, suskunluk var. Ama sonra gittikleri yerlerden çok acı, üzücü haberler geliyor. Geneleve verilmiş veya düşmüş olanlar, kuma olduğu ortaya çıkanlar, açlık ve sefalet içinde ölenler var. Kıbrıs Türk toplumu sarsılıyor.
Satılan kızlar için ağıtlar yakılıyor. Kitapta bu ağıtlardan birinin şöyle bir dörtlüğü yer alıyor; Cahit (2011, s. 169).
“Baba beni satma ele / Yanağımda toydur gamze / Bırak, önce annem sevsin / ‘Kızım' diye öpe öpe”
Ercan Uygur
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.