#smrgKİTABEVİ Auguste Rodin -

Editör:
Levent Alarslan
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253696573
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263575
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
128
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Cem Yavuz
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
157,50
Havale/EFT ile: 154,35
1199263575
651219
Auguste Rodin -
Auguste Rodin - #smrgKİTABEVİ
157.5
Rilke ile Rodin, ilk kez 1902 Eylül'ünde, yontucunun Paris'in dışında, Meudon tepelerindeki malikânesinde tanıştılar. O sıralarda henüz yirmi altı yaşında olan Rilke, “sanat eleştirmeni” sıfatıyla altmış bir yaşındaki Rodin hakkında Almanca bir monografi yazma işini üstlenmişti. Muhtemelen aralarında bu denli köklü bir bağın gelişeceğini başlarda ne Rilke ne de Rodin umuyordu, ancak sanat ve çalışma disiplini üzerine sürdürdükleri uzun sohbetler ikiliyi gitgide yakınlaştırdı. Üstadın konutunda ilk kez konaklayışından on gün sonra Rilke, sohbetlerinin ruhunda yarattığı derin etkiyi itiraf eden muhabbet dolu bir mektup yazdı Rodin'e. Rodin ise bu yakınlığa karşılık olarak genç şairi atölyesindeki çalışma süreçlerini dört ay boyunca gözlemlemeye davet etti. Bu süre zarfında Rilke, sadece monografisi için malzeme toplamakla yetinmeyecek, aynı zamanda nasıl daha “sahih” bir şair olabileceğini de keşfedecekti.

Genç şair Kappus'a yazdığı bir mektupta, “En derin ve en önemli konularda tarifsiz bir yalnızlık içindeyizdir; bir insanın bir diğerine gerçek anlamda yol gösterebilmesi, hele hele yardım edebilmesi için pek çok şeyin olması, birçok şeyin yolunda gitmesi, bütün bir olaylar dizisinin upuygun biçimde yerini bulması gerekir,” diyordu Rilke. Yontucu ile şairin “karşılaşma”sında pek çok şeyin “upuygun” yürüdüğünün belgesi olan Rodin monografisi, metnin akışına eşlik eden görsel tanıklığı ve bağlam kuran kapsamlı açıklamalarıyla okuyucuya pürtefekkür bir seyr'engiz sunuyor.

Rilke ile Rodin, ilk kez 1902 Eylül'ünde, yontucunun Paris'in dışında, Meudon tepelerindeki malikânesinde tanıştılar. O sıralarda henüz yirmi altı yaşında olan Rilke, “sanat eleştirmeni” sıfatıyla altmış bir yaşındaki Rodin hakkında Almanca bir monografi yazma işini üstlenmişti. Muhtemelen aralarında bu denli köklü bir bağın gelişeceğini başlarda ne Rilke ne de Rodin umuyordu, ancak sanat ve çalışma disiplini üzerine sürdürdükleri uzun sohbetler ikiliyi gitgide yakınlaştırdı. Üstadın konutunda ilk kez konaklayışından on gün sonra Rilke, sohbetlerinin ruhunda yarattığı derin etkiyi itiraf eden muhabbet dolu bir mektup yazdı Rodin'e. Rodin ise bu yakınlığa karşılık olarak genç şairi atölyesindeki çalışma süreçlerini dört ay boyunca gözlemlemeye davet etti. Bu süre zarfında Rilke, sadece monografisi için malzeme toplamakla yetinmeyecek, aynı zamanda nasıl daha “sahih” bir şair olabileceğini de keşfedecekti.

Genç şair Kappus'a yazdığı bir mektupta, “En derin ve en önemli konularda tarifsiz bir yalnızlık içindeyizdir; bir insanın bir diğerine gerçek anlamda yol gösterebilmesi, hele hele yardım edebilmesi için pek çok şeyin olması, birçok şeyin yolunda gitmesi, bütün bir olaylar dizisinin upuygun biçimde yerini bulması gerekir,” diyordu Rilke. Yontucu ile şairin “karşılaşma”sında pek çok şeyin “upuygun” yürüdüğünün belgesi olan Rodin monografisi, metnin akışına eşlik eden görsel tanıklığı ve bağlam kuran kapsamlı açıklamalarıyla okuyucuya pürtefekkür bir seyr'engiz sunuyor.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat