#smrgKİTABEVİ Avrupa'ya Seyahat : Devrimler Çağında Bir Hint Prensinin Şıra Dışı Yolculuğu -
• Devletler ve imparatorluklar hareketliliği düzenleyip kontrol edebilir mi, yoksa onların menzilinden kaçmak mümkün mü?
• Yoldan geçen bir yabancının devlet yardımı almak gibi bir hakkı var mı ve bu yardıma karşılık devletlerin bu tür seyyahlara koruma sağlama hususunda ahlaki bir mecburiyeti bulunuyor mu?
• Eğer öyleyse, bu koruma hangi biçimde olmalı?
Yıl 1790'lar, Avrupa'yı sarsan bir devrimin pusu henüz dağılmamış. Güneyde, şiddeti giderek artan İngiliz işgaliyle tahtını kaybeden Hintli bir nevvab ailesi hak aramak için Avrupa'ya doğru yola çıkıyor. Bu ilginç tesadüflerin, dostlukların, zorlukların, talihsizliklerin ve hilekârlıkların iç içe geçtiği bir yolculuk. Bir Patan sipahisi olan Ahmed, Lyon'da ölen şehzadesinin kimliğine bürünüyor; Ahmed Han oluyor ve hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor.Ahmed, Paris'te Jakobenlerin “devrimci misafirperverliği”yle ağırlanıyor; İstanbul'da Sultan III. Selim tarafından şehzadelere layık bir ihsanla ödüllendiriliyor, Basra'da İngiliz ajanı ilan ediliyor. Yoldaşının tahnit edilmiş naaşını taşıdığı gizemli tabut, okyanusları aşan bir casusluk komplosunun göbeğine yerleşiyor.
Rahul Markovits tarafından Hindistan Milli Arşivi'nden Goethe ve Schiller Arşivi'ne, Fransa Milli Kütüphanesi'nden İngiliz Kütüphanesi'ne, Fransa Denizaşırı Topraklar Ulusal Arşivi'nden Marsilya Ticaret Odası Arşivi'ne kadar birçok arşiv ve kütüphanede iz sürülerek yazılan bu orijinal ve sürükleyici çalışma; Babür saraylarından Versailles salonlarına, Üsküdar dergâhlarından zindanlara uzanan olağanüstü bir maceranın hikâyesi.
Devrimler Çağı'nda statü, hile ve iltica arasında mekik dokuyan bir adamın, sınırları aşan unutulmaz serüveni…
• Devletler ve imparatorluklar hareketliliği düzenleyip kontrol edebilir mi, yoksa onların menzilinden kaçmak mümkün mü?
• Yoldan geçen bir yabancının devlet yardımı almak gibi bir hakkı var mı ve bu yardıma karşılık devletlerin bu tür seyyahlara koruma sağlama hususunda ahlaki bir mecburiyeti bulunuyor mu?
• Eğer öyleyse, bu koruma hangi biçimde olmalı?
Yıl 1790'lar, Avrupa'yı sarsan bir devrimin pusu henüz dağılmamış. Güneyde, şiddeti giderek artan İngiliz işgaliyle tahtını kaybeden Hintli bir nevvab ailesi hak aramak için Avrupa'ya doğru yola çıkıyor. Bu ilginç tesadüflerin, dostlukların, zorlukların, talihsizliklerin ve hilekârlıkların iç içe geçtiği bir yolculuk. Bir Patan sipahisi olan Ahmed, Lyon'da ölen şehzadesinin kimliğine bürünüyor; Ahmed Han oluyor ve hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor.Ahmed, Paris'te Jakobenlerin “devrimci misafirperverliği”yle ağırlanıyor; İstanbul'da Sultan III. Selim tarafından şehzadelere layık bir ihsanla ödüllendiriliyor, Basra'da İngiliz ajanı ilan ediliyor. Yoldaşının tahnit edilmiş naaşını taşıdığı gizemli tabut, okyanusları aşan bir casusluk komplosunun göbeğine yerleşiyor.
Rahul Markovits tarafından Hindistan Milli Arşivi'nden Goethe ve Schiller Arşivi'ne, Fransa Milli Kütüphanesi'nden İngiliz Kütüphanesi'ne, Fransa Denizaşırı Topraklar Ulusal Arşivi'nden Marsilya Ticaret Odası Arşivi'ne kadar birçok arşiv ve kütüphanede iz sürülerek yazılan bu orijinal ve sürükleyici çalışma; Babür saraylarından Versailles salonlarına, Üsküdar dergâhlarından zindanlara uzanan olağanüstü bir maceranın hikâyesi.
Devrimler Çağı'nda statü, hile ve iltica arasında mekik dokuyan bir adamın, sınırları aşan unutulmaz serüveni…