#smrgKİTABEVİ Aynadaki Çukur - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
160
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
175,00
Havale/EFT ile:
171,50
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265843
653605
https://www.simurgkitabevi.com/aynadaki-cukur-2026
Aynadaki Çukur - 2026 #smrgKİTABEVİ
175
Bir yanda, her gün mantar gibi üreyen gecekonduların birinde yaşayan, konfeksiyon bekçisi Şevket'in oğlu Şahin... Öte yanda Boğaz'da, ahşap bir konakta yaşayan, iş insanı Feridun Bey'in oğlu Şamil... İkisinin de sorunları aynı: İçe dönük, uyumsuz ve kekemeler. İnsanlardan kaçıp kendi hayallerinde yaşamayı seviyorlar. Çünkü insanlar acımasız... Onların eksikliğini, bir eğlence aracı olarak görüyor ve kendi içlerindeki eksikliği gidermek için onlarla eğleniyor, alay ediyorlar. Biri dışında... Filozof. Bu sırada Şahin, Şamil'i kulübeye götürmüş, içerideki kitapları gösteriyordu. Emel Hanım, bir süre sonra Şamil'i göremeyince telaşlandı: “Şamil? Şamil, oğlum, nereye kayboldun?” Annesini duyan Şamil, koşup geldi: “Anne, içeride çok kitap var.” Filozof'a döndü. “Dede, sen bu kitapların hepsini okudun mu?” Filozof, çocuğa tatlı bir gülümsemeyle bakarak başını okşadı. Mahmut Baycan, bu kez de bir yandan hızla yeşili yok edilip betonlaştırılan, bir yandan da çevresinde kamu arazilerine çökülerek “plansız, temelsiz” gecekondularla doldurulup her türlü suça açık gettolar oluşturulan bahtsız İstanbul'un rant sorununu ele alıp işlemiş, iki ayrı çevrede yaşayan sorunlu iki genç insanın sonunda kesişen trajik yaşam öykülerinin içinde. Hem de her zamanki yalın ve akıcı anlatımıyla... Ve her zamanki önermeleriyle -bu kez emekli bir öğretmenle Filozof'un ağzından- birlikte. Soluk soluğa okuyacağınız sıra dışı bir roman... Bunu, ilk sayfayı okumaya başladığınızda anlayacaksınız zaten. Erdal Çakıcıoğlu
Bir yanda, her gün mantar gibi üreyen gecekonduların birinde yaşayan, konfeksiyon bekçisi Şevket'in oğlu Şahin... Öte yanda Boğaz'da, ahşap bir konakta yaşayan, iş insanı Feridun Bey'in oğlu Şamil... İkisinin de sorunları aynı: İçe dönük, uyumsuz ve kekemeler. İnsanlardan kaçıp kendi hayallerinde yaşamayı seviyorlar. Çünkü insanlar acımasız... Onların eksikliğini, bir eğlence aracı olarak görüyor ve kendi içlerindeki eksikliği gidermek için onlarla eğleniyor, alay ediyorlar. Biri dışında... Filozof. Bu sırada Şahin, Şamil'i kulübeye götürmüş, içerideki kitapları gösteriyordu. Emel Hanım, bir süre sonra Şamil'i göremeyince telaşlandı: “Şamil? Şamil, oğlum, nereye kayboldun?” Annesini duyan Şamil, koşup geldi: “Anne, içeride çok kitap var.” Filozof'a döndü. “Dede, sen bu kitapların hepsini okudun mu?” Filozof, çocuğa tatlı bir gülümsemeyle bakarak başını okşadı. Mahmut Baycan, bu kez de bir yandan hızla yeşili yok edilip betonlaştırılan, bir yandan da çevresinde kamu arazilerine çökülerek “plansız, temelsiz” gecekondularla doldurulup her türlü suça açık gettolar oluşturulan bahtsız İstanbul'un rant sorununu ele alıp işlemiş, iki ayrı çevrede yaşayan sorunlu iki genç insanın sonunda kesişen trajik yaşam öykülerinin içinde. Hem de her zamanki yalın ve akıcı anlatımıyla... Ve her zamanki önermeleriyle -bu kez emekli bir öğretmenle Filozof'un ağzından- birlikte. Soluk soluğa okuyacağınız sıra dışı bir roman... Bunu, ilk sayfayı okumaya başladığınızda anlayacaksınız zaten. Erdal Çakıcıoğlu
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.