#smrgKİTABEVİ Bağlanma Korkusu - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786052656952
Hazırlayan:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
304
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
269,80
Havale/EFT ile:
264,40
1199257581
645104
https://www.simurgkitabevi.com/baglanma-korkusu-2026
Bağlanma Korkusu - 2026 #smrgKİTABEVİ
269.8
İNSAN ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ KAYBEDİNCE ANLAR.
“İnsan bir ömür birini bekleyebilir mi? Seni tanımadan önce sorulsaydı bana, hayır derdim. Ama hayat insanı hep inanmadıkları ile sınarmış. Seni beklerken sonsuz gelen dakikaları, saatleri, yılları saydım ben tek tek. Kimbilir belki de beni yaşatan beklemekti. Hatta belki aşk dediğin şey budur; hiç gelmeyeceğini düşündüğün birini beklemekten hiç vazgeçmemek.”
Zamana yayılan büyük bir aşk ve bu aşkın geride bıraktığı izlerin romanı Bağlanma Korkusu, sahip olduklarımızın değerini çoğu zaman onları yitirdikten sonra anladığımız o geç kalınmış anlara, pişmanlığa ve suskunluğa dair bir roman. Yakınlaşma arzusu ile kaçma ihtiyacı arasında sıkışmış ruhların; sevmenin yükünü taşıyamayanların, kaybettikten sonra anlamaya başlayanların hikâyesi.
Her şeyi şimdi anlıyorum.
Benim kaderim seni sevmekmiş.
Sadece seni sevmek…
“Hayat bir şekilde akıp gidiyordu işte. Zaman durmuyordu.”
“İnsan aşkın içine ne derece düştüğünü sadece bir anda anlar. O da aşka düştüğünü anladığı an içindeki korku dehşetle karışmış, kendisinden kaçıp kurtulmak istemesine yol açmıştı. Kaçtığı kişi kendisiydi. Kendi korkuları, kendi acıları…”
“Geri kalan ömrünü nerede, ne şekilde geçireceğinin bir önemi yoktu artık. Nasılsa her an, her yerde yalnızdı. Ve bunu kendisi, yaptığı seçimlerle çok önce yaratmıştı. Bilinçsiz yalnızlık. Esas vurgunsa bunun bilincine vardığında yaşanıyordu.”
“İnsan bir ömür birini bekleyebilir mi? Seni tanımadan önce sorulsaydı bana, hayır derdim. Ama hayat insanı hep inanmadıkları ile sınarmış. Seni beklerken sonsuz gelen dakikaları, saatleri, yılları saydım ben tek tek. Kimbilir belki de beni yaşatan beklemekti. Hatta belki aşk dediğin şey budur; hiç gelmeyeceğini düşündüğün birini beklemekten hiç vazgeçmemek.”
Zamana yayılan büyük bir aşk ve bu aşkın geride bıraktığı izlerin romanı Bağlanma Korkusu, sahip olduklarımızın değerini çoğu zaman onları yitirdikten sonra anladığımız o geç kalınmış anlara, pişmanlığa ve suskunluğa dair bir roman. Yakınlaşma arzusu ile kaçma ihtiyacı arasında sıkışmış ruhların; sevmenin yükünü taşıyamayanların, kaybettikten sonra anlamaya başlayanların hikâyesi.
Her şeyi şimdi anlıyorum.
Benim kaderim seni sevmekmiş.
Sadece seni sevmek…
“Hayat bir şekilde akıp gidiyordu işte. Zaman durmuyordu.”
“İnsan aşkın içine ne derece düştüğünü sadece bir anda anlar. O da aşka düştüğünü anladığı an içindeki korku dehşetle karışmış, kendisinden kaçıp kurtulmak istemesine yol açmıştı. Kaçtığı kişi kendisiydi. Kendi korkuları, kendi acıları…”
“Geri kalan ömrünü nerede, ne şekilde geçireceğinin bir önemi yoktu artık. Nasılsa her an, her yerde yalnızdı. Ve bunu kendisi, yaptığı seçimlerle çok önce yaratmıştı. Bilinçsiz yalnızlık. Esas vurgunsa bunun bilincine vardığında yaşanıyordu.”
İNSAN ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ KAYBEDİNCE ANLAR.
“İnsan bir ömür birini bekleyebilir mi? Seni tanımadan önce sorulsaydı bana, hayır derdim. Ama hayat insanı hep inanmadıkları ile sınarmış. Seni beklerken sonsuz gelen dakikaları, saatleri, yılları saydım ben tek tek. Kimbilir belki de beni yaşatan beklemekti. Hatta belki aşk dediğin şey budur; hiç gelmeyeceğini düşündüğün birini beklemekten hiç vazgeçmemek.”
Zamana yayılan büyük bir aşk ve bu aşkın geride bıraktığı izlerin romanı Bağlanma Korkusu, sahip olduklarımızın değerini çoğu zaman onları yitirdikten sonra anladığımız o geç kalınmış anlara, pişmanlığa ve suskunluğa dair bir roman. Yakınlaşma arzusu ile kaçma ihtiyacı arasında sıkışmış ruhların; sevmenin yükünü taşıyamayanların, kaybettikten sonra anlamaya başlayanların hikâyesi.
Her şeyi şimdi anlıyorum.
Benim kaderim seni sevmekmiş.
Sadece seni sevmek…
“Hayat bir şekilde akıp gidiyordu işte. Zaman durmuyordu.”
“İnsan aşkın içine ne derece düştüğünü sadece bir anda anlar. O da aşka düştüğünü anladığı an içindeki korku dehşetle karışmış, kendisinden kaçıp kurtulmak istemesine yol açmıştı. Kaçtığı kişi kendisiydi. Kendi korkuları, kendi acıları…”
“Geri kalan ömrünü nerede, ne şekilde geçireceğinin bir önemi yoktu artık. Nasılsa her an, her yerde yalnızdı. Ve bunu kendisi, yaptığı seçimlerle çok önce yaratmıştı. Bilinçsiz yalnızlık. Esas vurgunsa bunun bilincine vardığında yaşanıyordu.”
“İnsan bir ömür birini bekleyebilir mi? Seni tanımadan önce sorulsaydı bana, hayır derdim. Ama hayat insanı hep inanmadıkları ile sınarmış. Seni beklerken sonsuz gelen dakikaları, saatleri, yılları saydım ben tek tek. Kimbilir belki de beni yaşatan beklemekti. Hatta belki aşk dediğin şey budur; hiç gelmeyeceğini düşündüğün birini beklemekten hiç vazgeçmemek.”
Zamana yayılan büyük bir aşk ve bu aşkın geride bıraktığı izlerin romanı Bağlanma Korkusu, sahip olduklarımızın değerini çoğu zaman onları yitirdikten sonra anladığımız o geç kalınmış anlara, pişmanlığa ve suskunluğa dair bir roman. Yakınlaşma arzusu ile kaçma ihtiyacı arasında sıkışmış ruhların; sevmenin yükünü taşıyamayanların, kaybettikten sonra anlamaya başlayanların hikâyesi.
Her şeyi şimdi anlıyorum.
Benim kaderim seni sevmekmiş.
Sadece seni sevmek…
“Hayat bir şekilde akıp gidiyordu işte. Zaman durmuyordu.”
“İnsan aşkın içine ne derece düştüğünü sadece bir anda anlar. O da aşka düştüğünü anladığı an içindeki korku dehşetle karışmış, kendisinden kaçıp kurtulmak istemesine yol açmıştı. Kaçtığı kişi kendisiydi. Kendi korkuları, kendi acıları…”
“Geri kalan ömrünü nerede, ne şekilde geçireceğinin bir önemi yoktu artık. Nasılsa her an, her yerde yalnızdı. Ve bunu kendisi, yaptığı seçimlerle çok önce yaratmıştı. Bilinçsiz yalnızlık. Esas vurgunsa bunun bilincine vardığında yaşanıyordu.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.