#smrgKİTABEVİ Bedoş -

Kondisyon:
Yeni
ISBN-10:
9789750725975
Stok Kodu:
1199181869
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
208 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199181869
567936
Bedoş -
Bedoş - #smrgKİTABEVİ
0
Bedia, efendim! dedi. "Dedem koymuş bana bu adı. Trenle geçerken Toros Dağları'nın güzelliğine bakıp hayran olmuş da, 'Bir doğa harikası bu, bir bedia,' demiş. Sonra beni kucağına almış, 'Benim torunum da doğa harikası… Adını Bedia koyacağım!' demiş, üç kez kulağıma, Bedia, Bedia, Bedia diyerek adımı koymuş."

Bedoş'ta Kemal Bilbaşar, öğretmen olmayı kafasına koyan Bedia'nın çocukluk ve ilkgençlik yıllarını anlatırken Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarının İstanbul'undan kesitler de veriyor. Bedoş'un Arnavut kökenli annesi Başo Hanım, Çerkes kökenli babası Memduh Bey ve kardeşleri Leman ve Fethi'den oluşan ailesinin bu sıkıntılı yıllarda ayakta kalma mücadelesini izlerken başarıyla çizilmiş ikincil tiplerle de karşılaşıyoruz.

YAZAR 1910 yılında Çanakkale'de doğan Bilbaşar, orta öğretimini 1929 yılında Edirne Öğretmen Okulu'nda tamamlamış, iki yıl ilkokul öğretmenliği yapmıştır. Yüksek öğretimini Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih-Coğrafya Bölümü'nde tamamlamış, 1935 yılında mezun olmuştur. Aynı yılın Resim-İş Bölümü mezunlarından Bedia Bilge ile evlenmiş, İzmir'e yerleşmiştir. Hayatları boyunca bribirlerinden bir gün olsun ayrılmayan çiftin iki çocuğu olmuştur. Nazilli ve İzmir Karataş Ortaokullarında öğretmenlik yapan Bilbaşar 1961 yılında emekliye ayrılmış, bir süre siyasetle uğraştıktan sonra 1966'da İstanbul'a yerleşmiş, kendini tümüyle yazmaya vermiştir. Yazar 21 Ocak 1983'te ölmüştür.

Kemal Bilbaşar edebiyatla ilgilenmeye Gazi Eğitim Enstitüsü'nde başlamış, ilk öykülerini İzmir'de Cahit Tanyol ve İlhan İleri ile birlikte çıkardıkları Aramak dergisinde yayımlamıştır (1939). Bu dönemde Halkevlerinin açtığı öykü yarışmasında ilk ödülü kazanan yazar, 1945-1952 yılları hariç, sürekli öykü yayımlamış, radyo oyunları yazmış, pek çok gazete ve dergide öykü, roman ve makaleleri çıkmıştır. Tiyatro, senaryo ve ders kitapları da yazan Bilbaşar, 1961'den sonra daha çok roman türüne ağırlık vermiştir.

“Yapıtlarımı genellikle küçük kasaba ve köylerde yaşayan, çok çalışan, az mutlu olan insanların hayatını yansıtmak, onların belli bir bilince varmaları amacıyla kaleme aldım. Fikirde toplumcu, sanatta gerçekçi görüşe bağlı kaldım.” - Kemal Bilbaşar

Bedia, efendim! dedi. "Dedem koymuş bana bu adı. Trenle geçerken Toros Dağları'nın güzelliğine bakıp hayran olmuş da, 'Bir doğa harikası bu, bir bedia,' demiş. Sonra beni kucağına almış, 'Benim torunum da doğa harikası… Adını Bedia koyacağım!' demiş, üç kez kulağıma, Bedia, Bedia, Bedia diyerek adımı koymuş."

Bedoş'ta Kemal Bilbaşar, öğretmen olmayı kafasına koyan Bedia'nın çocukluk ve ilkgençlik yıllarını anlatırken Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarının İstanbul'undan kesitler de veriyor. Bedoş'un Arnavut kökenli annesi Başo Hanım, Çerkes kökenli babası Memduh Bey ve kardeşleri Leman ve Fethi'den oluşan ailesinin bu sıkıntılı yıllarda ayakta kalma mücadelesini izlerken başarıyla çizilmiş ikincil tiplerle de karşılaşıyoruz.

YAZAR 1910 yılında Çanakkale'de doğan Bilbaşar, orta öğretimini 1929 yılında Edirne Öğretmen Okulu'nda tamamlamış, iki yıl ilkokul öğretmenliği yapmıştır. Yüksek öğretimini Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih-Coğrafya Bölümü'nde tamamlamış, 1935 yılında mezun olmuştur. Aynı yılın Resim-İş Bölümü mezunlarından Bedia Bilge ile evlenmiş, İzmir'e yerleşmiştir. Hayatları boyunca bribirlerinden bir gün olsun ayrılmayan çiftin iki çocuğu olmuştur. Nazilli ve İzmir Karataş Ortaokullarında öğretmenlik yapan Bilbaşar 1961 yılında emekliye ayrılmış, bir süre siyasetle uğraştıktan sonra 1966'da İstanbul'a yerleşmiş, kendini tümüyle yazmaya vermiştir. Yazar 21 Ocak 1983'te ölmüştür.

Kemal Bilbaşar edebiyatla ilgilenmeye Gazi Eğitim Enstitüsü'nde başlamış, ilk öykülerini İzmir'de Cahit Tanyol ve İlhan İleri ile birlikte çıkardıkları Aramak dergisinde yayımlamıştır (1939). Bu dönemde Halkevlerinin açtığı öykü yarışmasında ilk ödülü kazanan yazar, 1945-1952 yılları hariç, sürekli öykü yayımlamış, radyo oyunları yazmış, pek çok gazete ve dergide öykü, roman ve makaleleri çıkmıştır. Tiyatro, senaryo ve ders kitapları da yazan Bilbaşar, 1961'den sonra daha çok roman türüne ağırlık vermiştir.

“Yapıtlarımı genellikle küçük kasaba ve köylerde yaşayan, çok çalışan, az mutlu olan insanların hayatını yansıtmak, onların belli bir bilince varmaları amacıyla kaleme aldım. Fikirde toplumcu, sanatta gerçekçi görüşe bağlı kaldım.” - Kemal Bilbaşar

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat