#smrgKİTABEVİ Ben Bu Davanın Fedaisiyim : Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258505467
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199261839
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
432
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
385,00
Havale/EFT ile: 377,30
1199261839
649440
Ben Bu Davanın Fedaisiyim : Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri -        2026
Ben Bu Davanın Fedaisiyim : Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri - 2026 #smrgKİTABEVİ
385
Ali Şükrü Bey, döneminin en önemli münevverlerinden, kalemlerinden biridir. Onun vücuda getirdiği telif ve tercüme metinler; tarihten coğrafyaya, eğitimden bilime, spora, felsefeden siyasete kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir.

Dünyanın bir buhran içinde olduğunun ve doğum sancıları çektiğinin farkında olan Ali Şükrü Bey, bütün dünyada artık krallıkların, sultanlıkların sona ermeye yüz tutmasıyla halka dayanan devlet modellerinin ortaya çıkacağını öngörmektedir. O, Avrupalıların demokrasi, sosyalizm dedikleri halka dayanan bu yönetim anlayışlarının, J. J. Russo'nun “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün Avrupalıları ilgilendirdiğini, bizim zaten 1.300 yıllık sağlam bir halk hükümeti geleneğimiz olduğunu düşünmektedir.

Buhranın sonucunda meydana gelecek doğumun da bizim için İslam Birliği olacağını/olmasını ummaktadır.

Ali Şükrü Bey için Millî Mücadele'nin silahsız bir tarafı da vardır. O, sadece düşmanın topraklarımıza ayak basmasına, memleketimizi istila etmesine değil, düşmanın fikirlerinin memleketimize girmesine ve yerleşmesine de karşıdır. Diğer bir ifadeyle o, maddî istiklal kadar manevî istiklali de önemsemektedir.

Kâğıt üzerinde devletin adı her ne olursa olsun, sultaya-diktaya karşı olan Ali Şükrü Bey, halka dayanan bir yönetimden yanadır. Birilerinin iddiasının aksine, Ali Şükrü Bey ve dava arkadaşları ne irticacıdırlar ne de sultanlık taraftarı.

Ali Şükrü Bey, döneminin en önemli münevverlerinden, kalemlerinden biridir. Onun vücuda getirdiği telif ve tercüme metinler; tarihten coğrafyaya, eğitimden bilime, spora, felsefeden siyasete kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir.

Dünyanın bir buhran içinde olduğunun ve doğum sancıları çektiğinin farkında olan Ali Şükrü Bey, bütün dünyada artık krallıkların, sultanlıkların sona ermeye yüz tutmasıyla halka dayanan devlet modellerinin ortaya çıkacağını öngörmektedir. O, Avrupalıların demokrasi, sosyalizm dedikleri halka dayanan bu yönetim anlayışlarının, J. J. Russo'nun “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün Avrupalıları ilgilendirdiğini, bizim zaten 1.300 yıllık sağlam bir halk hükümeti geleneğimiz olduğunu düşünmektedir.

Buhranın sonucunda meydana gelecek doğumun da bizim için İslam Birliği olacağını/olmasını ummaktadır.

Ali Şükrü Bey için Millî Mücadele'nin silahsız bir tarafı da vardır. O, sadece düşmanın topraklarımıza ayak basmasına, memleketimizi istila etmesine değil, düşmanın fikirlerinin memleketimize girmesine ve yerleşmesine de karşıdır. Diğer bir ifadeyle o, maddî istiklal kadar manevî istiklali de önemsemektedir.

Kâğıt üzerinde devletin adı her ne olursa olsun, sultaya-diktaya karşı olan Ali Şükrü Bey, halka dayanan bir yönetimden yanadır. Birilerinin iddiasının aksine, Ali Şükrü Bey ve dava arkadaşları ne irticacıdırlar ne de sultanlık taraftarı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat