#smrgKİTABEVİ Bir Anarşistin Hapishane Hatıraları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786253835729
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
432
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
344,50
Havale/EFT ile:
337,61
1199259071
646717
https://www.simurgkitabevi.com/bir-anarsistin-hapishane-hatiralari-2026
Bir Anarşistin Hapishane Hatıraları - 2026 #smrgKİTABEVİ
344.5
Alexander Berkman (1870 – 1936)
Rus-Amerikalı bir anarşist ve yazardı. 20. yüzyılın başlarında anarşist hareketin önde gelen üyelerinden biriydi ve hem siyasi aktivizmi hem de yazılarıyla tanınıyordu.
Alexander Berkman, ömrünün on dört yılını feda ettiği hapishanenin demir kapılarını, sarsıcı bir dürüstlük ve çıplak bir samimiyetle dünyaya açıyor. “İnsanlar bu kitabı dikkatle okurlarsa bu durum hapishanelerin ortadan kalkmasına eğilim yaratacaktır. Kamuoyu, hapishane yaşamının ne olduğunu ve ne olmak zorunda olduğunu canlı biçimde kavradığında, hapishaneleri sürdürmeye istekli olmayacaktır. Hapishane yaşamının yozlaştırıcı ve ahlak bozucu psikolojisini derinlemesine ele alan bildiğim tek kitap budur. Kurumun içine sinmiş apaçık vahşeti, budalalığı ve çirkinliği resim üstüne resim, taslak üstüne taslak hâlinde göstermekle kalmaz; aynı zamanda, çok dokunaklı bir biçimde, insan yüreğinin iyi niteliklerinin ve içgüdülerinin nasıl çarpıtıldığını, ahlaken bozulduğunu, yaşam için çaresizce çırpındığını; güzel eğilimlerin nasıl aşağılık biçimlerde dışa vurulduğunu gösterir. Ve Berkman'ın kişiliği bütün bunların içinden geçer: idealist, cesur, uzlaşmaz, samimi, doğru sözlü; çevresinden etkilenmemiş değildir, dediğim gibi fakat öz benliği olarak kalır.”
HUTCHINS HAPGOOD
Dorlion Yayınları olarak bu önemli metni okurlarımızla buluşturmaktan mutluyuz.
Rus-Amerikalı bir anarşist ve yazardı. 20. yüzyılın başlarında anarşist hareketin önde gelen üyelerinden biriydi ve hem siyasi aktivizmi hem de yazılarıyla tanınıyordu.
Alexander Berkman, ömrünün on dört yılını feda ettiği hapishanenin demir kapılarını, sarsıcı bir dürüstlük ve çıplak bir samimiyetle dünyaya açıyor. “İnsanlar bu kitabı dikkatle okurlarsa bu durum hapishanelerin ortadan kalkmasına eğilim yaratacaktır. Kamuoyu, hapishane yaşamının ne olduğunu ve ne olmak zorunda olduğunu canlı biçimde kavradığında, hapishaneleri sürdürmeye istekli olmayacaktır. Hapishane yaşamının yozlaştırıcı ve ahlak bozucu psikolojisini derinlemesine ele alan bildiğim tek kitap budur. Kurumun içine sinmiş apaçık vahşeti, budalalığı ve çirkinliği resim üstüne resim, taslak üstüne taslak hâlinde göstermekle kalmaz; aynı zamanda, çok dokunaklı bir biçimde, insan yüreğinin iyi niteliklerinin ve içgüdülerinin nasıl çarpıtıldığını, ahlaken bozulduğunu, yaşam için çaresizce çırpındığını; güzel eğilimlerin nasıl aşağılık biçimlerde dışa vurulduğunu gösterir. Ve Berkman'ın kişiliği bütün bunların içinden geçer: idealist, cesur, uzlaşmaz, samimi, doğru sözlü; çevresinden etkilenmemiş değildir, dediğim gibi fakat öz benliği olarak kalır.”
HUTCHINS HAPGOOD
Dorlion Yayınları olarak bu önemli metni okurlarımızla buluşturmaktan mutluyuz.
Alexander Berkman (1870 – 1936)
Rus-Amerikalı bir anarşist ve yazardı. 20. yüzyılın başlarında anarşist hareketin önde gelen üyelerinden biriydi ve hem siyasi aktivizmi hem de yazılarıyla tanınıyordu.
Alexander Berkman, ömrünün on dört yılını feda ettiği hapishanenin demir kapılarını, sarsıcı bir dürüstlük ve çıplak bir samimiyetle dünyaya açıyor. “İnsanlar bu kitabı dikkatle okurlarsa bu durum hapishanelerin ortadan kalkmasına eğilim yaratacaktır. Kamuoyu, hapishane yaşamının ne olduğunu ve ne olmak zorunda olduğunu canlı biçimde kavradığında, hapishaneleri sürdürmeye istekli olmayacaktır. Hapishane yaşamının yozlaştırıcı ve ahlak bozucu psikolojisini derinlemesine ele alan bildiğim tek kitap budur. Kurumun içine sinmiş apaçık vahşeti, budalalığı ve çirkinliği resim üstüne resim, taslak üstüne taslak hâlinde göstermekle kalmaz; aynı zamanda, çok dokunaklı bir biçimde, insan yüreğinin iyi niteliklerinin ve içgüdülerinin nasıl çarpıtıldığını, ahlaken bozulduğunu, yaşam için çaresizce çırpındığını; güzel eğilimlerin nasıl aşağılık biçimlerde dışa vurulduğunu gösterir. Ve Berkman'ın kişiliği bütün bunların içinden geçer: idealist, cesur, uzlaşmaz, samimi, doğru sözlü; çevresinden etkilenmemiş değildir, dediğim gibi fakat öz benliği olarak kalır.”
HUTCHINS HAPGOOD
Dorlion Yayınları olarak bu önemli metni okurlarımızla buluşturmaktan mutluyuz.
Rus-Amerikalı bir anarşist ve yazardı. 20. yüzyılın başlarında anarşist hareketin önde gelen üyelerinden biriydi ve hem siyasi aktivizmi hem de yazılarıyla tanınıyordu.
Alexander Berkman, ömrünün on dört yılını feda ettiği hapishanenin demir kapılarını, sarsıcı bir dürüstlük ve çıplak bir samimiyetle dünyaya açıyor. “İnsanlar bu kitabı dikkatle okurlarsa bu durum hapishanelerin ortadan kalkmasına eğilim yaratacaktır. Kamuoyu, hapishane yaşamının ne olduğunu ve ne olmak zorunda olduğunu canlı biçimde kavradığında, hapishaneleri sürdürmeye istekli olmayacaktır. Hapishane yaşamının yozlaştırıcı ve ahlak bozucu psikolojisini derinlemesine ele alan bildiğim tek kitap budur. Kurumun içine sinmiş apaçık vahşeti, budalalığı ve çirkinliği resim üstüne resim, taslak üstüne taslak hâlinde göstermekle kalmaz; aynı zamanda, çok dokunaklı bir biçimde, insan yüreğinin iyi niteliklerinin ve içgüdülerinin nasıl çarpıtıldığını, ahlaken bozulduğunu, yaşam için çaresizce çırpındığını; güzel eğilimlerin nasıl aşağılık biçimlerde dışa vurulduğunu gösterir. Ve Berkman'ın kişiliği bütün bunların içinden geçer: idealist, cesur, uzlaşmaz, samimi, doğru sözlü; çevresinden etkilenmemiş değildir, dediğim gibi fakat öz benliği olarak kalır.”
HUTCHINS HAPGOOD
Dorlion Yayınları olarak bu önemli metni okurlarımızla buluşturmaktan mutluyuz.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.