#smrgKİTABEVİ Büyük Petro ve Rusya'nın Ortaya Çıkışı -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199265234
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
169
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Suat Kaya
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
244,80
Havale/EFT ile: 239,90
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265234
652918
Büyük Petro ve Rusya'nın Ortaya Çıkışı -
Büyük Petro ve Rusya'nın Ortaya Çıkışı - #smrgKİTABEVİ
244.8
Büyük Petro gerçekleştirdiği reformlarla büyük ölçüde serflik statüsündeki köylülüğe dayanan ve Avrupa'nın doğusunda geniş topraklara sahip olan önemsiz bir devleti bir neslin yaşam süresi içinde Avrupa'nın büyük ve güçlü bir devletine dönüştüren ve Rusya'da ilk kez “imparator” unvanını kullanan kişidir. Karasal bir güç olan Moskova merkezli yapıyı kuzeyde Baltık Denizi'ne, güneyde ise Karadeniz'e çıkarırken, Hazar Denizi kıyısında toprak kazanmak ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bölgede ilerlemesini dengelemek için hamleler yapmış, doğuda, Asya'da bulduğu her fırsatı da genişlemek için kullanmaktan kaçınmamıştır. St. Petersburg şehrini de topraklarının en kuzeyinde sıfırdan inşa etmeye başlamıştır.

Büyük bir eylem adamı olan Petro'nun batılılaşma çabalarında bütünleşik bir politikası ve programı yoktu. Zorlama yoluyla devreye soktuğu reformlar Rusya'nın toplumsal sınıfları arasında karşılığını hemen bulmuyor, reddediliyor ama o Rusya'yı dönüştürme arzusundan vazgeçmiyordu. Bilimler Akademisi kurmaya karar verdiğinde gelen eleştirilere verdiği yanıt onun çabaları ve mirasının tarihsel durumunu çok iyi özetlemektedir:

“Büyük demetler hasat etmem gerekiyor ama değirmenim yok ve su değirmeni inşa etmek için yakınlarda yeterli su da yok ama uzakta yeterli su var; ancak bir kanal açacak vaktim olmayacak, çünkü ne kadar yaşayacağım belli değil; bu nedenle önce değirmeni inşa ediyorum ve kanalın inşasına başlanması için sadece emir verdim; bu da haleflerimi, tamamlanmış değirmene su getirmek konusunda daha fazla zorlayacaktır.”

Büyük Petro'nun yaşamı ve eylemlerine dönük bu biyografi Rusya'dan sonra batılılaşma çabalarına girişmiş Osmanlı İmparatorluğu'nun reform politikalarını mukayese etmek için başarılı bir örnek sunarken Osmanlı'nın son iki yüzyıllık tarihindeki en büyük rakibinin temel yönelimlerine ilişkin bilgilerimize de katkıda bulunmaktadır.
Büyük Petro gerçekleştirdiği reformlarla büyük ölçüde serflik statüsündeki köylülüğe dayanan ve Avrupa'nın doğusunda geniş topraklara sahip olan önemsiz bir devleti bir neslin yaşam süresi içinde Avrupa'nın büyük ve güçlü bir devletine dönüştüren ve Rusya'da ilk kez “imparator” unvanını kullanan kişidir. Karasal bir güç olan Moskova merkezli yapıyı kuzeyde Baltık Denizi'ne, güneyde ise Karadeniz'e çıkarırken, Hazar Denizi kıyısında toprak kazanmak ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bölgede ilerlemesini dengelemek için hamleler yapmış, doğuda, Asya'da bulduğu her fırsatı da genişlemek için kullanmaktan kaçınmamıştır. St. Petersburg şehrini de topraklarının en kuzeyinde sıfırdan inşa etmeye başlamıştır.

Büyük bir eylem adamı olan Petro'nun batılılaşma çabalarında bütünleşik bir politikası ve programı yoktu. Zorlama yoluyla devreye soktuğu reformlar Rusya'nın toplumsal sınıfları arasında karşılığını hemen bulmuyor, reddediliyor ama o Rusya'yı dönüştürme arzusundan vazgeçmiyordu. Bilimler Akademisi kurmaya karar verdiğinde gelen eleştirilere verdiği yanıt onun çabaları ve mirasının tarihsel durumunu çok iyi özetlemektedir:

“Büyük demetler hasat etmem gerekiyor ama değirmenim yok ve su değirmeni inşa etmek için yakınlarda yeterli su da yok ama uzakta yeterli su var; ancak bir kanal açacak vaktim olmayacak, çünkü ne kadar yaşayacağım belli değil; bu nedenle önce değirmeni inşa ediyorum ve kanalın inşasına başlanması için sadece emir verdim; bu da haleflerimi, tamamlanmış değirmene su getirmek konusunda daha fazla zorlayacaktır.”

Büyük Petro'nun yaşamı ve eylemlerine dönük bu biyografi Rusya'dan sonra batılılaşma çabalarına girişmiş Osmanlı İmparatorluğu'nun reform politikalarını mukayese etmek için başarılı bir örnek sunarken Osmanlı'nın son iki yüzyıllık tarihindeki en büyük rakibinin temel yönelimlerine ilişkin bilgilerimize de katkıda bulunmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat