Ancak bu konuda unutulan önemli nokta şudur: Anayasamızın kabul ettiği “sosyal adalet” ilkesi 1961 Anayasasının Gerekçesinde de belirtildiği gibi; Marksizme götüren bir esas değil, Marksizmi önleyen bir tedbir olarak, Anayasada ifadesini bulmuştur.
Bu itibarla memleketimizde “Sosyal adalet” “Sosyal Devlet” niteliklerine olduğu gibi, Sosyalizme de bir Marksist açıdan bakmak ve bunları Marksist bir temele oturtmağa kalkışmak, Anayasaya aykırı olduktan başka, Sosyalist hareketi dejenere etmek ve bir takım hücumları ve şimşekleri üzerine çekmek suretile, zayıflatmak demek olur.
Hal böyle iken, genç Türk Sosyalizmini bekliyen “Marksist Tuzak” tehlikesi ya anlaşılmamakta veya küçümsenmektedir.
Bir çok Türk Sosyalistinin, Anayasaya aykırı olarak, bizdeki Sosyalizmi Marksizm olarak anladıklarını günlük gazetelerde yayınlanan bazı makalelerden dahi anlamak mümkündür. (Girişten)
Ancak bu konuda unutulan önemli nokta şudur: Anayasamızın kabul ettiği “sosyal adalet” ilkesi 1961 Anayasasının Gerekçesinde de belirtildiği gibi; Marksizme götüren bir esas değil, Marksizmi önleyen bir tedbir olarak, Anayasada ifadesini bulmuştur.
Bu itibarla memleketimizde “Sosyal adalet” “Sosyal Devlet” niteliklerine olduğu gibi, Sosyalizme de bir Marksist açıdan bakmak ve bunları Marksist bir temele oturtmağa kalkışmak, Anayasaya aykırı olduktan başka, Sosyalist hareketi dejenere etmek ve bir takım hücumları ve şimşekleri üzerine çekmek suretile, zayıflatmak demek olur.
Hal böyle iken, genç Türk Sosyalizmini bekliyen “Marksist Tuzak” tehlikesi ya anlaşılmamakta veya küçümsenmektedir.
Bir çok Türk Sosyalistinin, Anayasaya aykırı olarak, bizdeki Sosyalizmi Marksizm olarak anladıklarını günlük gazetelerde yayınlanan bazı makalelerden dahi anlamak mümkündür. (Girişten)