#smrgKİTABEVİ Çalışma Hayatının Psikolojisi - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Atlas Akademik Basım
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255605504
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
120
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Burak Havakara
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
132,60
Havale/EFT ile:
129,95
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199258563
646225
https://www.simurgkitabevi.com/calisma-hayatinin-psikolojisi-2026
Çalışma Hayatının Psikolojisi - 2026 #smrgKİTABEVİ
132.6
Endüstri çağının en temel sorularından biri hâlâ güncelliğini koruyor: İş gücünü nasıl daha verimli ve aynı zamanda daha insan odaklı organize edebiliriz? Bu kitap, bu kritik soruya yanıt arayan kapsamlı ve çok disiplinli bir çalışmadır. Frederick Taylor'dan günümüze uzanan süreçte teknoloji, örgütsel bilim, ergonomi ve endüstriyel psikoloji alanlarında geliştirilen yaklaşımlar, yalnızca verimliliği artırmakla kalmamış, çalışanların yaşam kalitesini kökten etkileyen bir dönüşüm yaratmıştır. ,
Kitapta ele alınan Hawthorne deneyleri, yöntemsel açıdan eleştirilmiş olsa da iş yerindeki insan ilişkilerine bakışımızı değiştiren bir dönüm noktası olmuştur. Bu çalışmalar, Taylorist anlayıştan sosyal-psikolojik yaklaşımlara geçişin kapısını aralayarak örgütsel davranış ve endüstriyel psikolojinin temellerini atmıştır. Günümüzde; çalışan motivasyonu, liderlik, sosyal ilişkiler ve iş tatmini üzerine yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, köklerini bu deneylerden almaktadır. Hugo Münsterberg'in öncü fikirleri ise psikolojiyi laboratuvarlardan çıkarıp iş yaşamının merkezine taşımıştır. İş-kişi uyumu, iş analizi ve personel değerlendirmesi üzerine geliştirdiği yöntemler, modern personel psikolojisinin yapı taşlarını oluşturmuş ve organizasyonların doğru insanı seçme ve geliştirme süreçlerine bilimsel bir zemin kazandırmıştır.
Değerlendirme merkezleri; bugün liderlikten zaman yönetimine, kişiler arası ilişkilerden stratejik düşünmeye kadar pek çok yetkinliği ölçen kapsamlı araçlara dönüşmüştür. Bu yöntemler, organizasyonların yalnızca doğru çalışanı seçmesini değil aynı zamanda onları sürekli geliştirmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kitap, iş yerini; mekanik bir yapıdan ziyade sürekli değişen, dönüşen ve kararlarla şekillenen canlı bir sistem olarak ele alır. Bu sistemde yanlış bir karar tüm dengeyi bozabilir ancak doğru stratejilerle hem çalışan refahı hem de performans en üst düzeye çıkarılabilir. Sürekli değişen iş dünyasında bu kitap iki temel soruya ışık tutuyor: Neden bu şekilde çalışıyoruz? İş performansını artırırken çalışan refahını nasıl koruyabiliriz?
Kitapta ele alınan Hawthorne deneyleri, yöntemsel açıdan eleştirilmiş olsa da iş yerindeki insan ilişkilerine bakışımızı değiştiren bir dönüm noktası olmuştur. Bu çalışmalar, Taylorist anlayıştan sosyal-psikolojik yaklaşımlara geçişin kapısını aralayarak örgütsel davranış ve endüstriyel psikolojinin temellerini atmıştır. Günümüzde; çalışan motivasyonu, liderlik, sosyal ilişkiler ve iş tatmini üzerine yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, köklerini bu deneylerden almaktadır. Hugo Münsterberg'in öncü fikirleri ise psikolojiyi laboratuvarlardan çıkarıp iş yaşamının merkezine taşımıştır. İş-kişi uyumu, iş analizi ve personel değerlendirmesi üzerine geliştirdiği yöntemler, modern personel psikolojisinin yapı taşlarını oluşturmuş ve organizasyonların doğru insanı seçme ve geliştirme süreçlerine bilimsel bir zemin kazandırmıştır.
Değerlendirme merkezleri; bugün liderlikten zaman yönetimine, kişiler arası ilişkilerden stratejik düşünmeye kadar pek çok yetkinliği ölçen kapsamlı araçlara dönüşmüştür. Bu yöntemler, organizasyonların yalnızca doğru çalışanı seçmesini değil aynı zamanda onları sürekli geliştirmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kitap, iş yerini; mekanik bir yapıdan ziyade sürekli değişen, dönüşen ve kararlarla şekillenen canlı bir sistem olarak ele alır. Bu sistemde yanlış bir karar tüm dengeyi bozabilir ancak doğru stratejilerle hem çalışan refahı hem de performans en üst düzeye çıkarılabilir. Sürekli değişen iş dünyasında bu kitap iki temel soruya ışık tutuyor: Neden bu şekilde çalışıyoruz? İş performansını artırırken çalışan refahını nasıl koruyabiliriz?
Endüstri çağının en temel sorularından biri hâlâ güncelliğini koruyor: İş gücünü nasıl daha verimli ve aynı zamanda daha insan odaklı organize edebiliriz? Bu kitap, bu kritik soruya yanıt arayan kapsamlı ve çok disiplinli bir çalışmadır. Frederick Taylor'dan günümüze uzanan süreçte teknoloji, örgütsel bilim, ergonomi ve endüstriyel psikoloji alanlarında geliştirilen yaklaşımlar, yalnızca verimliliği artırmakla kalmamış, çalışanların yaşam kalitesini kökten etkileyen bir dönüşüm yaratmıştır. ,
Kitapta ele alınan Hawthorne deneyleri, yöntemsel açıdan eleştirilmiş olsa da iş yerindeki insan ilişkilerine bakışımızı değiştiren bir dönüm noktası olmuştur. Bu çalışmalar, Taylorist anlayıştan sosyal-psikolojik yaklaşımlara geçişin kapısını aralayarak örgütsel davranış ve endüstriyel psikolojinin temellerini atmıştır. Günümüzde; çalışan motivasyonu, liderlik, sosyal ilişkiler ve iş tatmini üzerine yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, köklerini bu deneylerden almaktadır. Hugo Münsterberg'in öncü fikirleri ise psikolojiyi laboratuvarlardan çıkarıp iş yaşamının merkezine taşımıştır. İş-kişi uyumu, iş analizi ve personel değerlendirmesi üzerine geliştirdiği yöntemler, modern personel psikolojisinin yapı taşlarını oluşturmuş ve organizasyonların doğru insanı seçme ve geliştirme süreçlerine bilimsel bir zemin kazandırmıştır.
Değerlendirme merkezleri; bugün liderlikten zaman yönetimine, kişiler arası ilişkilerden stratejik düşünmeye kadar pek çok yetkinliği ölçen kapsamlı araçlara dönüşmüştür. Bu yöntemler, organizasyonların yalnızca doğru çalışanı seçmesini değil aynı zamanda onları sürekli geliştirmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kitap, iş yerini; mekanik bir yapıdan ziyade sürekli değişen, dönüşen ve kararlarla şekillenen canlı bir sistem olarak ele alır. Bu sistemde yanlış bir karar tüm dengeyi bozabilir ancak doğru stratejilerle hem çalışan refahı hem de performans en üst düzeye çıkarılabilir. Sürekli değişen iş dünyasında bu kitap iki temel soruya ışık tutuyor: Neden bu şekilde çalışıyoruz? İş performansını artırırken çalışan refahını nasıl koruyabiliriz?
Kitapta ele alınan Hawthorne deneyleri, yöntemsel açıdan eleştirilmiş olsa da iş yerindeki insan ilişkilerine bakışımızı değiştiren bir dönüm noktası olmuştur. Bu çalışmalar, Taylorist anlayıştan sosyal-psikolojik yaklaşımlara geçişin kapısını aralayarak örgütsel davranış ve endüstriyel psikolojinin temellerini atmıştır. Günümüzde; çalışan motivasyonu, liderlik, sosyal ilişkiler ve iş tatmini üzerine yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, köklerini bu deneylerden almaktadır. Hugo Münsterberg'in öncü fikirleri ise psikolojiyi laboratuvarlardan çıkarıp iş yaşamının merkezine taşımıştır. İş-kişi uyumu, iş analizi ve personel değerlendirmesi üzerine geliştirdiği yöntemler, modern personel psikolojisinin yapı taşlarını oluşturmuş ve organizasyonların doğru insanı seçme ve geliştirme süreçlerine bilimsel bir zemin kazandırmıştır.
Değerlendirme merkezleri; bugün liderlikten zaman yönetimine, kişiler arası ilişkilerden stratejik düşünmeye kadar pek çok yetkinliği ölçen kapsamlı araçlara dönüşmüştür. Bu yöntemler, organizasyonların yalnızca doğru çalışanı seçmesini değil aynı zamanda onları sürekli geliştirmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kitap, iş yerini; mekanik bir yapıdan ziyade sürekli değişen, dönüşen ve kararlarla şekillenen canlı bir sistem olarak ele alır. Bu sistemde yanlış bir karar tüm dengeyi bozabilir ancak doğru stratejilerle hem çalışan refahı hem de performans en üst düzeye çıkarılabilir. Sürekli değişen iş dünyasında bu kitap iki temel soruya ışık tutuyor: Neden bu şekilde çalışıyoruz? İş performansını artırırken çalışan refahını nasıl koruyabiliriz?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.