#smrgKİTABEVİ Demokrat Parti'nin Tahkikat Encümeni ve Kurucaşile Örneği -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Eğiten Kitap Matbaacılık
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
248
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
405,28
Havale/EFT ile:
397,17
1199268185
656361
https://www.simurgkitabevi.com/demokrat-partinin-tahkikat-encumeni-ve-kurucasile-ornegi
Demokrat Parti'nin Tahkikat Encümeni ve Kurucaşile Örneği - #smrgKİTABEVİ
405.28
Mayıs ayı demokrasi tarihimizde, tarihin seyrini değiştiren önemli olayların yaşandığı bir aydır. Çok partili döneme geçildikten sonra hukuk kurallarına uygun olarak yapılan ilk genel seçimlerde, 14 Mayıs 1950'de iktidar halkın oylarıyla değişmiş, Demokrat Parti iktidara gelmişti. İronik bir rastlantı olarak, aradan on yıl geçtikten sonra gene bir mayıs ayında, 27 Mayıs 1960'da iktidar askeri darbeyle devrildi.!Her ikisinin ardında da döneminin kudret sahiplerinin önemli sözleri vardır. Biri 14 Mayıs'ta kudret sahibi İsmet İnönü'nün, “Benim en büyük yenilgim, en büyük zaferimdir” sözü…Diğeri 27 Mayıs'ta kudret sahibi Celâl Bayar'ın,“Tehlikeli vaziyetteyiz, icap ederse diktatörlükle idare edeceğiz.” sözü…Yine 27 Mayıs'ta bir diğer kudret sahibi Adnan Menderes'in,“Ben kendime sabık Başbakan dedirtmem” sözü…Oysa, demokrasi, halkın egemenliğine dayalı, temel hak ve özgürlükleri garanti altına alan, eşitlik ve adaleti sağlayan yönetim biçimidir. Seçme ve seçilme hakkıyla halkın yönetimde söz sahibi olmasını, çoğulculuğu, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal huzuru koruduğu için büyük önem taşımaktadır.Demokratik devletin temel kuralı da, siyasal iktidarın seçimler yoluyla belirlenmesi ve barışçıl yöntemlerle el değiştirmesidir.İster sivil, ister askeri olsun, tüm darbeleri kınıyor, lanetliyoruz. Her türlü anti-demokratik girişim, uygulama, şiddet ve baskının da karşısındayız. Her koşul altında Cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi, evrensel temel hak ve özgürlükleri, hukuku, barışı ve kardeşliği savunmak her yurttaşın görevi olmalıdır.Son sözüm de şudur:Yaşasın Demokrasi…Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti…
Mayıs ayı demokrasi tarihimizde, tarihin seyrini değiştiren önemli olayların yaşandığı bir aydır. Çok partili döneme geçildikten sonra hukuk kurallarına uygun olarak yapılan ilk genel seçimlerde, 14 Mayıs 1950'de iktidar halkın oylarıyla değişmiş, Demokrat Parti iktidara gelmişti. İronik bir rastlantı olarak, aradan on yıl geçtikten sonra gene bir mayıs ayında, 27 Mayıs 1960'da iktidar askeri darbeyle devrildi.!Her ikisinin ardında da döneminin kudret sahiplerinin önemli sözleri vardır. Biri 14 Mayıs'ta kudret sahibi İsmet İnönü'nün, “Benim en büyük yenilgim, en büyük zaferimdir” sözü…Diğeri 27 Mayıs'ta kudret sahibi Celâl Bayar'ın,“Tehlikeli vaziyetteyiz, icap ederse diktatörlükle idare edeceğiz.” sözü…Yine 27 Mayıs'ta bir diğer kudret sahibi Adnan Menderes'in,“Ben kendime sabık Başbakan dedirtmem” sözü…Oysa, demokrasi, halkın egemenliğine dayalı, temel hak ve özgürlükleri garanti altına alan, eşitlik ve adaleti sağlayan yönetim biçimidir. Seçme ve seçilme hakkıyla halkın yönetimde söz sahibi olmasını, çoğulculuğu, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal huzuru koruduğu için büyük önem taşımaktadır.Demokratik devletin temel kuralı da, siyasal iktidarın seçimler yoluyla belirlenmesi ve barışçıl yöntemlerle el değiştirmesidir.İster sivil, ister askeri olsun, tüm darbeleri kınıyor, lanetliyoruz. Her türlü anti-demokratik girişim, uygulama, şiddet ve baskının da karşısındayız. Her koşul altında Cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi, evrensel temel hak ve özgürlükleri, hukuku, barışı ve kardeşliği savunmak her yurttaşın görevi olmalıdır.Son sözüm de şudur:Yaşasın Demokrasi…Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.