#smrgKİTABEVİ Din ve Milliyet - Cilt 1 (1904 -1914 ) : 2. Meşrutiyet ve Milli Mücadele Dönemlerinde Milliyetçilik Tartışmaları -

Editör:
İsmail Kara, Abdülkerim Asılsoy, Betül Hümeyra Asılsoy
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Ana Basın Yayın
Dizi Adı:
Çağdaş Türk Düşüncesi
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199269712
Boyut:
16x23
Sayfa Sayısı:
712
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
700,00
Havale/EFT ile: 686,00
1199269712
657918
Din ve Milliyet - Cilt 1 (1904 -1914 ) : 2. Meşrutiyet ve Milli Mücadele Dönemlerinde Milliyetçilik Tartışmaları -
Din ve Milliyet - Cilt 1 (1904 -1914 ) : 2. Meşrutiyet ve Milli Mücadele Dönemlerinde Milliyetçilik Tartışmaları - #smrgKİTABEVİ
700
Milliyetçilik-Türkçülük düşüncesi ve hareketinin ilk tezahürleri XIX. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmakla beraber siyasî karşılıkları da olan müstakil bir akım hâline dönüşmesi II. Meşrutiyet sonrasında oldu. 1908 öncesinde Türk matbuat hayatının ve gazeteciliğin gelişmesi, ulaşım-iletişim imkânlarının artması, Türkçe eğitimin inkişafı, memuriyette Türkçenin aranması, Türkçe dil bilgisi kitaplarının, Türklerle ilgili risâlelerin neşri, sade Türkçe arayışlarının ders kitapları ve basın sayesinde kuvvetlenmesi, önce “Osmanî” sonra “Türkî” başlıklarıyla hacimli Türkçe sözlüklerin yayını, Türkolojinin gelişmesi, İstanbul'un Türkçe neşriyatla Osmanlı coğrafyasına ve Rusya Müslümanlarına ulaşma arayışları… gibi gelişmelerin milliyetçi bir zemin ve teşvik alanı hazırladığı söylenebilir.

II. Meşrutiyet'in ilânıyla birlikte çeşitlenerek ve ivme kazanarak hareketlenen, Balkan Savaşlarının ardından açıkça Turan'ı zikretmeye başlayacak kadar kuvvetli ve seküler bir merhaleye intikal eden milliyetçilik kavmiyetçilik tartışmaları, Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminin milliyetçilik arayışlarını da hazırlayacak ve belirleyecek bir genişliğe intikal edecektir. Bu çeşitlenme ve genişleme, yeni kavramsal tarifler ve hiyerarşiler inşa etmek dâhil olmak üzere aynı zamanda Osmanlı-İslâm/Müslüman-Türk üzerinden yürüyecek tartışmaların sertleşmesini ve derinleşmesini de hazırlamış, uzun metinlerin, müstakil risâlelerin telifine kaynaklık etmiştir.

Bu yeni süreçte Osmanlı/Osmanlılık vurguları zayıflarken milletle din, Türkle İslâm/Müslümanlık arasındaki kuvvetli kültürel ve fiilî irtibatlar canlı ve hararetli bir şekilde müzakere edilecektir. Açık veya örtük olarak en önemli soru İslâmdan bağımsız, Müslüman olmayan bir Türk ve Türk milleti tanımının yapılması imkânının olup olmadığıdır. Bu soru bugün de önümüzdedir.

Milliyetçilik-Türkçülük düşüncesi ve hareketinin ilk tezahürleri XIX. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmakla beraber siyasî karşılıkları da olan müstakil bir akım hâline dönüşmesi II. Meşrutiyet sonrasında oldu. 1908 öncesinde Türk matbuat hayatının ve gazeteciliğin gelişmesi, ulaşım-iletişim imkânlarının artması, Türkçe eğitimin inkişafı, memuriyette Türkçenin aranması, Türkçe dil bilgisi kitaplarının, Türklerle ilgili risâlelerin neşri, sade Türkçe arayışlarının ders kitapları ve basın sayesinde kuvvetlenmesi, önce “Osmanî” sonra “Türkî” başlıklarıyla hacimli Türkçe sözlüklerin yayını, Türkolojinin gelişmesi, İstanbul'un Türkçe neşriyatla Osmanlı coğrafyasına ve Rusya Müslümanlarına ulaşma arayışları… gibi gelişmelerin milliyetçi bir zemin ve teşvik alanı hazırladığı söylenebilir.

II. Meşrutiyet'in ilânıyla birlikte çeşitlenerek ve ivme kazanarak hareketlenen, Balkan Savaşlarının ardından açıkça Turan'ı zikretmeye başlayacak kadar kuvvetli ve seküler bir merhaleye intikal eden milliyetçilik kavmiyetçilik tartışmaları, Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminin milliyetçilik arayışlarını da hazırlayacak ve belirleyecek bir genişliğe intikal edecektir. Bu çeşitlenme ve genişleme, yeni kavramsal tarifler ve hiyerarşiler inşa etmek dâhil olmak üzere aynı zamanda Osmanlı-İslâm/Müslüman-Türk üzerinden yürüyecek tartışmaların sertleşmesini ve derinleşmesini de hazırlamış, uzun metinlerin, müstakil risâlelerin telifine kaynaklık etmiştir.

Bu yeni süreçte Osmanlı/Osmanlılık vurguları zayıflarken milletle din, Türkle İslâm/Müslümanlık arasındaki kuvvetli kültürel ve fiilî irtibatlar canlı ve hararetli bir şekilde müzakere edilecektir. Açık veya örtük olarak en önemli soru İslâmdan bağımsız, Müslüman olmayan bir Türk ve Türk milleti tanımının yapılması imkânının olup olmadığıdır. Bu soru bugün de önümüzdedir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat