#smrgKİTABEVİ Doğu Türk Lejyonları : 2. Dünya Savaşında Almanların Türk Dili Sovyet Savaş Esirlerinden Oluşturdukları Askeri Birlikler - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255625984
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199257175
Boyut:
14x22
Sayfa Sayısı:
436
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
585,00
Havale/EFT ile: 573,30
1199257175
644791
Doğu Türk Lejyonları : 2. Dünya Savaşında Almanların Türk Dili Sovyet Savaş Esirlerinden Oluşturdukları Askeri Birlikler -        2026
Doğu Türk Lejyonları : 2. Dünya Savaşında Almanların Türk Dili Sovyet Savaş Esirlerinden Oluşturdukları Askeri Birlikler - 2026 #smrgKİTABEVİ
585.00
Ruslar, 16. yüzyıldan itibaren genişleme siyaseti uygulamaya başlamalarının neticesinde doğuda ve güneyde yer alan pek çok Türk bölgesini 19. yüzyılın sonuna kadar işgal etmişlerdir. 1917'de gerçekleşen Ekim Devrimi ve akabinde Bolşevik rejiminin Türk dilli halklar üzerinde uyguladığı siyasi, sosyal ve ekonomik politikalar, belli başlı bölgelerde bağımsızlık hareketlerinin çıkmasını tetiklemiştir. Doğu kökenli Türklerin, millî egemenliklerini kazanma hususunda başlattıkları bağımsızlık mücadelesi, II. Dünya Savaşı'nın başlangıcına kadar devam etmiş ve Barbarossa Harekatı'nın başlamasıyla da mücadelenin tipi farklı bir bo­yuta evrilmiştir. Ne var ki 22 Haziran 1941 'de Alman Ordularının Sovyetler Birliği'ne taarruz etmelerinin neticesinde Ocak 1942'ye kadar esir düşen yaklaşık 4 milyona yakın Sovyet askerinin önemli bir kısmım da Türkçe konuşan halklara mensup askerler oluşturmuştur. Çeşitli etkenlerin devreye girmesiyle söz konusu bu esirlerden faydalanılması yönünde çalışmalar gündeme gelmiştir. Başta Adolf Hitler olmak üzere üst düzey sivil ve askerî yetkililerinin onaylamasıyla da 1941'in sonunda Türk dilli Sovyet savaş esirlerinden askerî birliklerin kurulma­sına karar verilmiştir. Bu hususta 1942'den itibaren sırasıyla Türkistan Lejyonu, Azerbaycan Lejyonu ve İdil-Ural Lejyonu adında çeşitli askerî birlikler ve 1943'ün sonundan itibaren de Doğu Müslüman SS Alayı ile Doğu Türk Silahlı SS Birliği gibi paramiliter birlikler kurulmuştur. Almanya ile iş birliği yapan mezkûr birliklerdeki Doğu kökenli Türk askerleri, başta Sovyetler Birliği olmak üzere ABD ve İngiltere gibi müttefik devletlerin kuvvetlerine karşı ordu gücü olarak görevlendirilmişlerdir. Literatür değerlendirmesine dayanarak hazırladığımız bu çalışmada esirlerin II. Dünya Savaşı'ndan önceki tarihsel ve sosyopolitik geçmişlerine yer verilmiştir. Savaşın genel akışının farklı bir perspektiften ele alınması ve Türkistan Lejyonunun yanı sıra Azerbaycan Lejyonu ile İdil-Ural Lejyonunun tarihsel sürecinin ayrıntılı bir şekilde incelenerek açığa kavuşturulamayan noktaların aydınlatılması hedeflenmiştir. Söz konusu askerî birlikler ile Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı arasındaki koordinasyonu sağlayacak olan Azerbaycan Millî Komitesi, Millî Türkistan Birlik Komitesi ve İdil-Ural Türk Tatarlarının Mücadele Birliği adındaki millî temsilciliklerin tarihsel süreçleri ile faaliyetlerinin gün yü­züne çıkarılması sağlanmıştır. Doğu kökenli Türklerden SS birliklerinin oluşturulup nasıl faydalanıldığına ve lejyonerlerin akıbetlerinin yanı sıra Almanların Doğu Türk Devletleri üzerindeki planlarına değinilerek Tarih metodolojisinin esas alındığı bir çalışma ortaya konulmuştur.
Ruslar, 16. yüzyıldan itibaren genişleme siyaseti uygulamaya başlamalarının neticesinde doğuda ve güneyde yer alan pek çok Türk bölgesini 19. yüzyılın sonuna kadar işgal etmişlerdir. 1917'de gerçekleşen Ekim Devrimi ve akabinde Bolşevik rejiminin Türk dilli halklar üzerinde uyguladığı siyasi, sosyal ve ekonomik politikalar, belli başlı bölgelerde bağımsızlık hareketlerinin çıkmasını tetiklemiştir. Doğu kökenli Türklerin, millî egemenliklerini kazanma hususunda başlattıkları bağımsızlık mücadelesi, II. Dünya Savaşı'nın başlangıcına kadar devam etmiş ve Barbarossa Harekatı'nın başlamasıyla da mücadelenin tipi farklı bir bo­yuta evrilmiştir. Ne var ki 22 Haziran 1941 'de Alman Ordularının Sovyetler Birliği'ne taarruz etmelerinin neticesinde Ocak 1942'ye kadar esir düşen yaklaşık 4 milyona yakın Sovyet askerinin önemli bir kısmım da Türkçe konuşan halklara mensup askerler oluşturmuştur. Çeşitli etkenlerin devreye girmesiyle söz konusu bu esirlerden faydalanılması yönünde çalışmalar gündeme gelmiştir. Başta Adolf Hitler olmak üzere üst düzey sivil ve askerî yetkililerinin onaylamasıyla da 1941'in sonunda Türk dilli Sovyet savaş esirlerinden askerî birliklerin kurulma­sına karar verilmiştir. Bu hususta 1942'den itibaren sırasıyla Türkistan Lejyonu, Azerbaycan Lejyonu ve İdil-Ural Lejyonu adında çeşitli askerî birlikler ve 1943'ün sonundan itibaren de Doğu Müslüman SS Alayı ile Doğu Türk Silahlı SS Birliği gibi paramiliter birlikler kurulmuştur. Almanya ile iş birliği yapan mezkûr birliklerdeki Doğu kökenli Türk askerleri, başta Sovyetler Birliği olmak üzere ABD ve İngiltere gibi müttefik devletlerin kuvvetlerine karşı ordu gücü olarak görevlendirilmişlerdir. Literatür değerlendirmesine dayanarak hazırladığımız bu çalışmada esirlerin II. Dünya Savaşı'ndan önceki tarihsel ve sosyopolitik geçmişlerine yer verilmiştir. Savaşın genel akışının farklı bir perspektiften ele alınması ve Türkistan Lejyonunun yanı sıra Azerbaycan Lejyonu ile İdil-Ural Lejyonunun tarihsel sürecinin ayrıntılı bir şekilde incelenerek açığa kavuşturulamayan noktaların aydınlatılması hedeflenmiştir. Söz konusu askerî birlikler ile Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı arasındaki koordinasyonu sağlayacak olan Azerbaycan Millî Komitesi, Millî Türkistan Birlik Komitesi ve İdil-Ural Türk Tatarlarının Mücadele Birliği adındaki millî temsilciliklerin tarihsel süreçleri ile faaliyetlerinin gün yü­züne çıkarılması sağlanmıştır. Doğu kökenli Türklerden SS birliklerinin oluşturulup nasıl faydalanıldığına ve lejyonerlerin akıbetlerinin yanı sıra Almanların Doğu Türk Devletleri üzerindeki planlarına değinilerek Tarih metodolojisinin esas alındığı bir çalışma ortaya konulmuştur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat