#smrgKİTABEVİ Dünyadan Son Gidişimiz - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Kapak Görseli:
“Fort Pillow Katliamı”, Kurz ve Alison, Chicago, 1885
Basıldığı Matbaa:
Ayhan Matbaası
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
88
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
159,10
Havale/EFT ile:
155,92
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 17.04.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199259723
647446
https://www.simurgkitabevi.com/dunyadan-son-gidisimiz-2026
Dünyadan Son Gidişimiz - 2026 #smrgKİTABEVİ
159.1
“Şimdi şöyle biber salçalı, zeytinyağlı bir kısır. Tabağa bile koymadan, karıştırdığım kapta yer bitiririm. Gerçi tadı da kalmadı hiçbir şeyin. Pestisit üstüne pestisit. Twitter'da, Instagram'da her gün bir meyve sebze zehirli. Bir şeylerin iyilerinden yemek mümkün değil ne zamandır. Ölü olsak her türlü daha iyi. İnsan gibi yaşar olmaktan çıkarıldık.” Gülhan Tuba Çelik, Dünyadan Son Gidişimiz'de bir ayağı çağımızın her yerde üstümüze boca edilen o parıltılı vitrinlerinin önünde, diğer ayağı arka sokakların tam göbeğinde duran öyküler anlatıyor. Kalabalık ve steril sitelerle, evlerin birbirinin üstüne devrildiği o tıklım tıklım mahallelerinin arasındaki birkaç adımın, basit ve fiziksel bir eylemin ötesinde taşıdığı anlamı deşiyor. Bazen sıradan bir nesnenin varlığının ya da yokluğunun, bazen bir anda kendimizi içinde bulduğumuz, önemsizmiş gibi görünen o duygunun nasıl başlı başına hayatın ta kendisi olduğunu fark ettiriyor.
“Şimdi şöyle biber salçalı, zeytinyağlı bir kısır. Tabağa bile koymadan, karıştırdığım kapta yer bitiririm. Gerçi tadı da kalmadı hiçbir şeyin. Pestisit üstüne pestisit. Twitter'da, Instagram'da her gün bir meyve sebze zehirli. Bir şeylerin iyilerinden yemek mümkün değil ne zamandır. Ölü olsak her türlü daha iyi. İnsan gibi yaşar olmaktan çıkarıldık.” Gülhan Tuba Çelik, Dünyadan Son Gidişimiz'de bir ayağı çağımızın her yerde üstümüze boca edilen o parıltılı vitrinlerinin önünde, diğer ayağı arka sokakların tam göbeğinde duran öyküler anlatıyor. Kalabalık ve steril sitelerle, evlerin birbirinin üstüne devrildiği o tıklım tıklım mahallelerinin arasındaki birkaç adımın, basit ve fiziksel bir eylemin ötesinde taşıdığı anlamı deşiyor. Bazen sıradan bir nesnenin varlığının ya da yokluğunun, bazen bir anda kendimizi içinde bulduğumuz, önemsizmiş gibi görünen o duygunun nasıl başlı başına hayatın ta kendisi olduğunu fark ettiriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.