#smrgSAHAF Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü -

Stok Kodu:
1199020970
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
293 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1954
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199020970
407072
Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü -
Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü - #smrgSAHAF
0.00
Tenkid fikrinin oluşu, gelişmesi her şeyden önce terimlerinin tesbitine bağlıdır. Bir fikrin yazı veya sözle anlatılışındaki başarı derecesi ancak belli ölçülerle belirtilebilir. Terimler, bu ölçülerdir. Yazı veya sözün iyi, aksak, orta halli durumu böyle pozitif ölçü olan bu terimlerle söylenmez, yani durumun adı konmazsa söylenecekler söz-kalabalığı, gevezelik olmaktan kurtulamaz. Terimler, kullanan ile işiten veya okuyan arasındaki ortak anlayış derecesinde işe yarar. Bu iki taraflı anlayış bunların ne demek olduğunun, neler anlattığının, iki tarafça da bilinmesiyle meydana çıkar; bunların, bir sözlükte toplanması da bu işi bir dereceye kadar kolaylaştırır. Bu sözlük böyle bir kullanış için hazırlanmıştır.

Dîvan edebiyatı terimleri olduğu gibi alınmıştır; bunların bir tarih değeri vardır. Divan edebiyatının "sanat" olarak önem verdiği noktaları göstermesi bakımından önemi düşünülmüştür. Bu edebiyatın hayal âlemini bir dereceye kadar açıklamak amacıyle de Divanlarda raslanan özel isimlerden bir kısmı, tarihçe varlıklarından çok haklarında yayılmış olan söylentilerle alınmıştır. Bazı tasavvuf terimleri ile fikirler de aynı şekilde metin açıklanmasına yardımcı olması düşünülerek kaydolunmuştur. Bu konuda, Sadettin Nüzhet Ergun ile Abdülkadir Gölpınarlı'nın hemen bütün eserlerinde bulunan geniş çalışmalarından faydalanılmıştır.

Divan edebiyatı ile ilgili terimlerden gayrısı için Gustave Lanson ile Touffreau'nun «Edebiyat Tarihi» kitabının sonundaki Küçük Sözlük, Des Granges ile Maguelonne'un «Fransızca Kompozisyon» kitabının sonundaki Sözlük ile Henri Benac'ın «Disertasyon Sözlüğü» kaynak olmuştur.

Tanzimat sonrası yazarlarından, bazılarının kitapları bibliyografya bilgisi olarak işaret edildiği gibi, Tanzimat'tan beri çıkmış olan bazı gazete ve? dergilerin de çıkış zamanları hakkında toplu bir bilgi edinilmek üzere adları yazılmıştır. Son yıllarda edebiyatla sıkı sıkıya bağlı iki sanat kolu daha meydana çıkmış, her memlekette yerli veya Milletlerarası kurullar bunlarını terimlerini tesbit etmişlerdir.

Bunlardan sinema ile ilgili çok yaygın terimlerden 'bazıları sözlükte işaret edilmiştir; radyoya gelince bu iş için memleketimizde en ufak bir tenkid hareketi görülmediği gibi terimleri üzerinde de ileri sürülmüş bir fikre rastlanılmamıştır. Söylenilenlerden çoğu asıl dillerindeki şekillerde kullanılmaktadır.

Bütün bunlar bu kitabın bir ansiklopedi olmaktan çok, edebiyat kültürü almış bir kimsenin uğrayabileceği zorlukları çözebilmesine yardımcı bir sözlük olarak hazırlanmış olduğunu gösterir. Çünki bundaki konulardan hepsi okullarda öğrenilmiş, sonra zamanla unutulmuş şeyler çeşitindendir. Buradaki terimlerden birini çözmek isteyen kimse bunun için birçok kitapları araştırmak zorundadır; böyle bir durumda ise çok defa ya vakit olmamasından, ya hangi kitaba bakılması gerektiği hemen kestirilememesinden dolayı öğrenmekten vazgeçebilmektedir. Burada ise eski öğrendiklerinin esaslarını görüp ötesini hatırlayacaklardır. -25 Ekim 1954, Mustafa Nihat ÖZÖN (Önsözden)

Tenkid fikrinin oluşu, gelişmesi her şeyden önce terimlerinin tesbitine bağlıdır. Bir fikrin yazı veya sözle anlatılışındaki başarı derecesi ancak belli ölçülerle belirtilebilir. Terimler, bu ölçülerdir. Yazı veya sözün iyi, aksak, orta halli durumu böyle pozitif ölçü olan bu terimlerle söylenmez, yani durumun adı konmazsa söylenecekler söz-kalabalığı, gevezelik olmaktan kurtulamaz. Terimler, kullanan ile işiten veya okuyan arasındaki ortak anlayış derecesinde işe yarar. Bu iki taraflı anlayış bunların ne demek olduğunun, neler anlattığının, iki tarafça da bilinmesiyle meydana çıkar; bunların, bir sözlükte toplanması da bu işi bir dereceye kadar kolaylaştırır. Bu sözlük böyle bir kullanış için hazırlanmıştır.

Dîvan edebiyatı terimleri olduğu gibi alınmıştır; bunların bir tarih değeri vardır. Divan edebiyatının "sanat" olarak önem verdiği noktaları göstermesi bakımından önemi düşünülmüştür. Bu edebiyatın hayal âlemini bir dereceye kadar açıklamak amacıyle de Divanlarda raslanan özel isimlerden bir kısmı, tarihçe varlıklarından çok haklarında yayılmış olan söylentilerle alınmıştır. Bazı tasavvuf terimleri ile fikirler de aynı şekilde metin açıklanmasına yardımcı olması düşünülerek kaydolunmuştur. Bu konuda, Sadettin Nüzhet Ergun ile Abdülkadir Gölpınarlı'nın hemen bütün eserlerinde bulunan geniş çalışmalarından faydalanılmıştır.

Divan edebiyatı ile ilgili terimlerden gayrısı için Gustave Lanson ile Touffreau'nun «Edebiyat Tarihi» kitabının sonundaki Küçük Sözlük, Des Granges ile Maguelonne'un «Fransızca Kompozisyon» kitabının sonundaki Sözlük ile Henri Benac'ın «Disertasyon Sözlüğü» kaynak olmuştur.

Tanzimat sonrası yazarlarından, bazılarının kitapları bibliyografya bilgisi olarak işaret edildiği gibi, Tanzimat'tan beri çıkmış olan bazı gazete ve? dergilerin de çıkış zamanları hakkında toplu bir bilgi edinilmek üzere adları yazılmıştır. Son yıllarda edebiyatla sıkı sıkıya bağlı iki sanat kolu daha meydana çıkmış, her memlekette yerli veya Milletlerarası kurullar bunlarını terimlerini tesbit etmişlerdir.

Bunlardan sinema ile ilgili çok yaygın terimlerden 'bazıları sözlükte işaret edilmiştir; radyoya gelince bu iş için memleketimizde en ufak bir tenkid hareketi görülmediği gibi terimleri üzerinde de ileri sürülmüş bir fikre rastlanılmamıştır. Söylenilenlerden çoğu asıl dillerindeki şekillerde kullanılmaktadır.

Bütün bunlar bu kitabın bir ansiklopedi olmaktan çok, edebiyat kültürü almış bir kimsenin uğrayabileceği zorlukları çözebilmesine yardımcı bir sözlük olarak hazırlanmış olduğunu gösterir. Çünki bundaki konulardan hepsi okullarda öğrenilmiş, sonra zamanla unutulmuş şeyler çeşitindendir. Buradaki terimlerden birini çözmek isteyen kimse bunun için birçok kitapları araştırmak zorundadır; böyle bir durumda ise çok defa ya vakit olmamasından, ya hangi kitaba bakılması gerektiği hemen kestirilememesinden dolayı öğrenmekten vazgeçebilmektedir. Burada ise eski öğrendiklerinin esaslarını görüp ötesini hatırlayacaklardır. -25 Ekim 1954, Mustafa Nihat ÖZÖN (Önsözden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat