#smrgKİTABEVİ Efruz Bey – Seçme Hikâyeler -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
Klasikler
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268988
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
136
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
75,00
Havale/EFT ile: 73,50
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 20.10.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199268988
657165
Efruz Bey – Seçme Hikâyeler -
Efruz Bey – Seçme Hikâyeler - #smrgKİTABEVİ
75
Boğaz'ın tepelerindeki tek tük korular parlıyor, deniz düz mavi bir kadife gibi uzanıyordu. Başka milletlerin elinde olsa, bizim içinde yalnız sıkıntı duyduğumuz bu eğlencesiz, bu zevksiz, bu neşesiz İstanbul kim bilir nasıl bir dünya cenneti olurdu? Vaktiyle babalarımız bu güzelliklerden istifade etmişler, yemişler, içmişler, sevmişler, sevilmişler, zevk içinde, heyecan içinde hayatlarını geçirmişlerdi. Biz şimdi babalarımıza benzemedikten başka onların zevklerini ayıplamaya bile kalkıyorduk. O kadar bozulmuş, kabalaşmış, alıklaşmış, aptallaşmıştık.

Efruz Bey, İkinci Meşrutiyet'in toplumsal ve siyasal atmosferini keskin bir mizah, güçlü bir ironi ve unutulmaz bir hiciv diliyle yansıtan, döneminin aykırı metinlerinden biri. Kendisini her dönemin kahramanı, fikir insanı ve öncüsü olarak göstermeye çalışan Efruz Bey'in serüveni gösterişe, fırsatçılığa ve sahte aydın tavırlarına yöneltilmiş evrensel bir eleştiriyi gözler önüne serer.

Gerçekle hayal arasında sürekli kimlik değiştiren bu unutulmaz karakter aracılığıyla toplumun değişen değerlerini sorgulayan Ömer Seyfettin, Efruz Bey'e eşlik eden diğer öykülerde de okura dönemine dair özel panoramalar sunar.
Boğaz'ın tepelerindeki tek tük korular parlıyor, deniz düz mavi bir kadife gibi uzanıyordu. Başka milletlerin elinde olsa, bizim içinde yalnız sıkıntı duyduğumuz bu eğlencesiz, bu zevksiz, bu neşesiz İstanbul kim bilir nasıl bir dünya cenneti olurdu? Vaktiyle babalarımız bu güzelliklerden istifade etmişler, yemişler, içmişler, sevmişler, sevilmişler, zevk içinde, heyecan içinde hayatlarını geçirmişlerdi. Biz şimdi babalarımıza benzemedikten başka onların zevklerini ayıplamaya bile kalkıyorduk. O kadar bozulmuş, kabalaşmış, alıklaşmış, aptallaşmıştık.

Efruz Bey, İkinci Meşrutiyet'in toplumsal ve siyasal atmosferini keskin bir mizah, güçlü bir ironi ve unutulmaz bir hiciv diliyle yansıtan, döneminin aykırı metinlerinden biri. Kendisini her dönemin kahramanı, fikir insanı ve öncüsü olarak göstermeye çalışan Efruz Bey'in serüveni gösterişe, fırsatçılığa ve sahte aydın tavırlarına yöneltilmiş evrensel bir eleştiriyi gözler önüne serer.

Gerçekle hayal arasında sürekli kimlik değiştiren bu unutulmaz karakter aracılığıyla toplumun değişen değerlerini sorgulayan Ömer Seyfettin, Efruz Bey'e eşlik eden diğer öykülerde de okura dönemine dair özel panoramalar sunar.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat