#smrgKİTABEVİ Erken Kaybedenler -

Editör:
Murat Gültekingil, Levent Cantek
Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Ayhan Matbaası
Dizi Adı:
Türkçe Edebiyat - 193 / Çağdaş Türkiye Edebiyatı
ISBN-10:
9750506765
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Stok Kodu:
1199143961
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
143
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
27
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
210,90
Havale/EFT ile: 206,68
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199143961
530131
Erken Kaybedenler -
Erken Kaybedenler - #smrgKİTABEVİ
210.9
AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...

Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu, saf ergenler... Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

“Dizinin dizime değişi, Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle...”

''Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.''
''E beni görünce de yanmıyordu bazen, el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.''
''Hadi ya! Sahiden mi ?''
''Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.''

Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...

Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu, saf ergenler... Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

“Dizinin dizime değişi, Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle...”

''Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.''
''E beni görünce de yanmıyordu bazen, el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.''
''Hadi ya! Sahiden mi ?''
''Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.''

Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat