#smrgKİTABEVİ Fizik Metafizik Gayb : Dinin Ontolojik Teklifi - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258581744
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
244,30
Havale/EFT ile:
239,41
1199260277
648007
https://www.simurgkitabevi.com/fizik-metafizik-gayb-dinin-ontolojik-teklifi-2026
Fizik Metafizik Gayb : Dinin Ontolojik Teklifi - 2026 #smrgKİTABEVİ
244.3
“Kanaatimce, insan bedeninden ‘daha fazla' bir var-olandır. Bu nedenle insan, anlamlı bir hayatı ancak kendini, dolayısıyla ‘fazla'sını müteâl bir hikâyenin parçası olarak idrâk ettiğinde yaşayabilir. Söz konusu ‘müteâl hikâye'nin bir parçası olmak, var-olmayı bir ‘ihtimâl'in değil bir ‘imkân'ın hakîkat'i olarak görmek demektir. Yani ‘vücûdî hâfıza'nın bir uzantısı olarak. Bu çerçevede, İslâm'da, insana halife denmesinin, ancak Tanrı'nın iradesine göre yaşamak anlamına geldiğini, Filozof Kasım Küçükalp'ın kitabını okuyarak yeniden tefekkür edebiliriz.”
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir. İşte Fizik, Metafizik, Gayb, “Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl düştü?” sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statüsünü, ister klasik ister modern anlamda olsun hümanistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte düşünmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mümkün kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yükümlülük ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi düşünme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir. İşte Fizik, Metafizik, Gayb, “Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl düştü?” sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statüsünü, ister klasik ister modern anlamda olsun hümanistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte düşünmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mümkün kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yükümlülük ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi düşünme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
“Kanaatimce, insan bedeninden ‘daha fazla' bir var-olandır. Bu nedenle insan, anlamlı bir hayatı ancak kendini, dolayısıyla ‘fazla'sını müteâl bir hikâyenin parçası olarak idrâk ettiğinde yaşayabilir. Söz konusu ‘müteâl hikâye'nin bir parçası olmak, var-olmayı bir ‘ihtimâl'in değil bir ‘imkân'ın hakîkat'i olarak görmek demektir. Yani ‘vücûdî hâfıza'nın bir uzantısı olarak. Bu çerçevede, İslâm'da, insana halife denmesinin, ancak Tanrı'nın iradesine göre yaşamak anlamına geldiğini, Filozof Kasım Küçükalp'ın kitabını okuyarak yeniden tefekkür edebiliriz.”
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir. İşte Fizik, Metafizik, Gayb, “Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl düştü?” sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statüsünü, ister klasik ister modern anlamda olsun hümanistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte düşünmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mümkün kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yükümlülük ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi düşünme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir. İşte Fizik, Metafizik, Gayb, “Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl düştü?” sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statüsünü, ister klasik ister modern anlamda olsun hümanistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte düşünmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mümkün kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yükümlülük ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi düşünme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.