#smrgKİTABEVİ Fundamentalizm Korkusu : Avrupamerkezcilik ve İslamcılığın Doğuşu -
İslam dünyası açısından Türkiye tecrübesinin merkezî konumunun altını çizen Salman Sayyid'in Fundamentalizm Korkusu: Avrupamerkezcilik ve İslamcılığın Doğuşu kitabını klasikleştiren de onun bu yönü. Farklı tezahür etme biçimleriyle İslamcılık özü itibarıyla Avrupamerkezciliğe karşı siyasal ve kültürel kurtuluş mücadelelerinin bir devamıdır. İslamcılığı mümkün kılan şartlar tahlil edildiğinde bu net bir biçimde görülür. Ancak İslamcılığın Batı'nın hayat tarzına karşı meydan okuyuşu sadece jeopolitik ya da kültürel değildir aynı zamanda ontolojiktir. Bu önemli çalışmasında Edward Said, Michel Foucault, Talal Asad, Aziz El-Azmeh, Richard Rorty, Gianni Vattimo, Robert Young, Sami Zubaida, Slovaj Zizek, Jacques Derrida, Frantz Fanon, Samir Amin gibi düşünürlerin eserlerine başvuran Sayyid; Avrupamerkezciliği ve İslam'ı sınırlamaya çalışan siyasetleri incelikle ve tutkulu bir inanç yapısökümüne uğratıyor. İslamcılık kuvvetlendikçe evrensel ile Batılı olan arasındaki bağın çözülmesinin nasıl hız kazandığını yeniden düşünmemiz için bizi harekete geçiriyor.
İslamcılığın bir geriye dönüş değil, bilakis geleceğe doğru atılmış fakat henüz şekillenmemiş bir ilerleme olduğunu idrak etmek için bu muhteşem kitabı mutlaka okumalısınız.
İslam dünyası açısından Türkiye tecrübesinin merkezî konumunun altını çizen Salman Sayyid'in Fundamentalizm Korkusu: Avrupamerkezcilik ve İslamcılığın Doğuşu kitabını klasikleştiren de onun bu yönü. Farklı tezahür etme biçimleriyle İslamcılık özü itibarıyla Avrupamerkezciliğe karşı siyasal ve kültürel kurtuluş mücadelelerinin bir devamıdır. İslamcılığı mümkün kılan şartlar tahlil edildiğinde bu net bir biçimde görülür. Ancak İslamcılığın Batı'nın hayat tarzına karşı meydan okuyuşu sadece jeopolitik ya da kültürel değildir aynı zamanda ontolojiktir. Bu önemli çalışmasında Edward Said, Michel Foucault, Talal Asad, Aziz El-Azmeh, Richard Rorty, Gianni Vattimo, Robert Young, Sami Zubaida, Slovaj Zizek, Jacques Derrida, Frantz Fanon, Samir Amin gibi düşünürlerin eserlerine başvuran Sayyid; Avrupamerkezciliği ve İslam'ı sınırlamaya çalışan siyasetleri incelikle ve tutkulu bir inanç yapısökümüne uğratıyor. İslamcılık kuvvetlendikçe evrensel ile Batılı olan arasındaki bağın çözülmesinin nasıl hız kazandığını yeniden düşünmemiz için bizi harekete geçiriyor.
İslamcılığın bir geriye dönüş değil, bilakis geleceğe doğru atılmış fakat henüz şekillenmemiş bir ilerleme olduğunu idrak etmek için bu muhteşem kitabı mutlaka okumalısınız.