#smrgKİTABEVİ Geyiklerin Göçü -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264085
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
336
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
358,40
Havale/EFT ile: 351,23
1199264085
651730
Geyiklerin Göçü -
Geyiklerin Göçü - #smrgKİTABEVİ
358.4
Beg Bolat eski bir kitapta okumuştu. Rüya tanrısı Morp-heus'un insanlara her gece rüya göndermediği yazıyordu. Ayrıca rüya, görmeye layık olana, Morpheus ise yalnızca yola çıkmaya hazır olanlara görünür; henüz yürümeyi bilmeyenlere değil, yürüyüp yorulanlara, durup düşünenlere diye devam ediyordu. Morpheus, rüyayı bir ödül olarak değil, bir hatırlatma olarak gönderir. İnsan rüyasında gördüğünü aramak zorunda değildir. Rüya zaten onu bulmuştur. Beg Bolat bu satırları okuduğunda rüyaların birer işaret olduğunu ilk kez bu metinle fark etti. O uyuduğunda gördüklerinin sıradan olmadığını o zaman anladı. Çünkü rüyalarında yalnız kendisi yoktu. Atlar, obalar, dağlar, nehirler, boylar, göçen Oğuzlar vardı. Bu rüyalarda kimi zaman sisin içinden yürüyen bir geyik, kimi zaman yanık bir otağın dumanı da görünürdü. Beg Bolat artık biliyordu. Rüya ne bütünüyle gökten iner ne de yalnızca insanın içinden doğar. Rüya, insanın hazır olduğu yerden geliyordu. Bu hikâye, bir uykunun değil; bir uyanışın hikâyesidir. Bu hikâye, görülen rüyaların değil; rüyayla yürümeyi göze alanların hikâyesidir.
Beg Bolat eski bir kitapta okumuştu. Rüya tanrısı Morp-heus'un insanlara her gece rüya göndermediği yazıyordu. Ayrıca rüya, görmeye layık olana, Morpheus ise yalnızca yola çıkmaya hazır olanlara görünür; henüz yürümeyi bilmeyenlere değil, yürüyüp yorulanlara, durup düşünenlere diye devam ediyordu. Morpheus, rüyayı bir ödül olarak değil, bir hatırlatma olarak gönderir. İnsan rüyasında gördüğünü aramak zorunda değildir. Rüya zaten onu bulmuştur. Beg Bolat bu satırları okuduğunda rüyaların birer işaret olduğunu ilk kez bu metinle fark etti. O uyuduğunda gördüklerinin sıradan olmadığını o zaman anladı. Çünkü rüyalarında yalnız kendisi yoktu. Atlar, obalar, dağlar, nehirler, boylar, göçen Oğuzlar vardı. Bu rüyalarda kimi zaman sisin içinden yürüyen bir geyik, kimi zaman yanık bir otağın dumanı da görünürdü. Beg Bolat artık biliyordu. Rüya ne bütünüyle gökten iner ne de yalnızca insanın içinden doğar. Rüya, insanın hazır olduğu yerden geliyordu. Bu hikâye, bir uykunun değil; bir uyanışın hikâyesidir. Bu hikâye, görülen rüyaların değil; rüyayla yürümeyi göze alanların hikâyesidir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat