#smrgKİTABEVİ Rus Edebiyatı ve Dil -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
Felsefe
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
520
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Arif Berberoğlu
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
1.260,00
Havale/EFT ile:
1.234,80
1199263749
651393
https://www.simurgkitabevi.com/rus-edebiyati-ve-dil
Rus Edebiyatı ve Dil - #smrgKİTABEVİ
1260
Bu kitapta yazar ve eleştirmenlerin ulusal dilin temel yapısal özelliğine özen ve dikkat göstermeyi ihmal etmeden, ondaki zenginliğin en mükemmel tarzda kullanılması yönünde çağrıda bulunarak doğru, açık bir edebiyat dilinin yaratılması ve geliştirilmesi yolunda, kitap dili ile canlı iletişim dili arasındaki çelişkinin yok edilmesi için nasıl bir mücadele yürüttüklerinin görüldüğü geniş bir kaynak sunulmaktadır. Burada ayrıca onların içi boş ama dıştan “güzel” tümcelere, uygun kabul edilemeyecek “bozuk lehçelere” ve böylece yabancı sözcüklerin hem gereksiz hem zararlı kullanımına (“yabancı dil dalkavukluğuna”) nasıl kesin ve uzlaşmaz bir tavırla karşı çıktıkları, bununla birlikte de dilde yeniliğe, sözcük türetimine, anadilinin doğasındaki haklılığa düşünceleriyle nasıl destek oldukları da görülecektir. Okur, temel dil sorunları alanında öncü yazarların mücadelesinin bir ulusal demokratik kültür mücadelesi olduğu konusunda sağlam bir düşünceyle tanışacaktır. Tarihsel gelişim süreci içinde öteki dillerle karşı karşıya gelişlerde, Rus dili her zaman yengiyle çıkmıştır. Puşkin'in şu sözleri bu düşünceye dayanak niteliğindedir: “Bay Lemontey'in, Tatar egemenliğinin Rus dilini paslandırdığını düşünmesinin bir dayanağı yok. Yabancı bir dil kılıç ve yangınlarla değil, kendi zenginliği ve sahip olduğu üstün niteliklerle yayılır.” Bu sözlerin, Marksizmin konuya ilişkin bilindik dilbilim savını adeta doğruladığına inanmak zor değil: “Yolları kesişen dillerden genellikle biri muzaffer olur, kendi gramer sistemini, temel sözcük hazinesini korur ve kendi gelişiminin iç yasalarına uygun olarak ilerlemesini sürdürür, öteki dil ise giderek kimliğini yitirir ve yavaş yavaş ölür.” Okur bu kitapla dilin sözcük birikimini, gramer sistemini ve gramerin sorunlarını kavrama sürecinde, Lomonosov'dan başlayarak pek çok yazar ve eleştirmenin bu soruna ilişkin en ilginç düşüncelerini bulacaktır.
Bu kitapta yazar ve eleştirmenlerin ulusal dilin temel yapısal özelliğine özen ve dikkat göstermeyi ihmal etmeden, ondaki zenginliğin en mükemmel tarzda kullanılması yönünde çağrıda bulunarak doğru, açık bir edebiyat dilinin yaratılması ve geliştirilmesi yolunda, kitap dili ile canlı iletişim dili arasındaki çelişkinin yok edilmesi için nasıl bir mücadele yürüttüklerinin görüldüğü geniş bir kaynak sunulmaktadır. Burada ayrıca onların içi boş ama dıştan “güzel” tümcelere, uygun kabul edilemeyecek “bozuk lehçelere” ve böylece yabancı sözcüklerin hem gereksiz hem zararlı kullanımına (“yabancı dil dalkavukluğuna”) nasıl kesin ve uzlaşmaz bir tavırla karşı çıktıkları, bununla birlikte de dilde yeniliğe, sözcük türetimine, anadilinin doğasındaki haklılığa düşünceleriyle nasıl destek oldukları da görülecektir. Okur, temel dil sorunları alanında öncü yazarların mücadelesinin bir ulusal demokratik kültür mücadelesi olduğu konusunda sağlam bir düşünceyle tanışacaktır. Tarihsel gelişim süreci içinde öteki dillerle karşı karşıya gelişlerde, Rus dili her zaman yengiyle çıkmıştır. Puşkin'in şu sözleri bu düşünceye dayanak niteliğindedir: “Bay Lemontey'in, Tatar egemenliğinin Rus dilini paslandırdığını düşünmesinin bir dayanağı yok. Yabancı bir dil kılıç ve yangınlarla değil, kendi zenginliği ve sahip olduğu üstün niteliklerle yayılır.” Bu sözlerin, Marksizmin konuya ilişkin bilindik dilbilim savını adeta doğruladığına inanmak zor değil: “Yolları kesişen dillerden genellikle biri muzaffer olur, kendi gramer sistemini, temel sözcük hazinesini korur ve kendi gelişiminin iç yasalarına uygun olarak ilerlemesini sürdürür, öteki dil ise giderek kimliğini yitirir ve yavaş yavaş ölür.” Okur bu kitapla dilin sözcük birikimini, gramer sistemini ve gramerin sorunlarını kavrama sürecinde, Lomonosov'dan başlayarak pek çok yazar ve eleştirmenin bu soruna ilişkin en ilginç düşüncelerini bulacaktır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.