#smrgKİTABEVİ Göçebe Çoban Toplumlarda Devlet : Moğol Göçebe Çoban Toplumlarında Devletin Ortaya Çıkış Dinamikleri -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258693744
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199262824
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
261
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
240,00
Havale/EFT ile: 235,20
1199262824
650460
Göçebe Çoban Toplumlarda Devlet : Moğol Göçebe Çoban Toplumlarında Devletin Ortaya Çıkış Dinamikleri -
Göçebe Çoban Toplumlarda Devlet : Moğol Göçebe Çoban Toplumlarında Devletin Ortaya Çıkış Dinamikleri - #smrgKİTABEVİ
240
Klasik devlet teorileri, üretim biçimi tarıma dayanmayan, yerleşik mekânsal yapılara sahip olmayan ve merkezi bürokratik kurumlar geliştirmeyen toplumları çoğunlukla “devlet öncesi” ya da “ilkel” kategoriler içinde ele almıştır. Nitekim Göçebe Çoban Toplumlar, uzun süre boyunca, siyasal örgütlenme ve devlet kurma kapasitesinden yoksun yapılar olarak değerlendirilmiştir. Oysa “devlet” kavramı evrensel ve tek tip bir modelden ibaret değildir; farklı toplumsal yapılarda farklı biçimlerde tezahür etmiştir.

Kitap, bu indirgemeci bakış açısını eleştirel bir perspektifle yeniden değerlendirerek, Moğol göçebe çoban toplumlarında devletin ortaya çıkış dinamiklerini tarihsel, sosyo-ekonomik ve siyasal boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Kitap, devleti yalnızca yerleşik tarım toplumlarının zorunlu bir ürünü olarak gören çizgisel evrimci anlayışı sorgulamakta; göçebe toplumlara özgü iktisadi yapılar, akrabalık ağları, askeri örgütlenme ve liderlik biçimlerinin özgün siyasal bütünlükler üretebildiğini ortaya koymaktadır. Nitekim Moğol göçebe dünyasında devletleşme süreci, durağan ve katı bir kurumlaşmadan ziyade esnek, ilişkisel ve çevresel koşullara duyarlı bir siyasal yapılanma olarak şekillenmiştir.

Kitabın temel iddiası, Moğol göçebe çoban toplumlarının siyasal örgütlenmelerinin ne tamamen devletsiz ne de klasik anlamda bürokratik devlet yapılarıyla özdeş olduğudur. Bu toplumlar, kendi iç dinamikleri doğrultusunda özgün bir siyasal rasyonalite geliştirmiş; merkezi otorite ile topluluk özerkliği arasında sürekli müzakere edilen bir denge üretmiştir. Bu yönüyle eser, yalnızca Moğol tarihi açısından değil, genel devlet teorisi açısından da önemli katkılar sunmayı hedeflemektedir. Kitap, tarihçiler, antropologlar ve siyaset bilimciler başta olmak üzere göçebe toplumlar üzerine çalışan araştırmacılar için yeni tartışma alanları açmayı; aynı zamanda devletin kökenine ilişkin yerleşik kabulleri yeniden düşünmeye davet etmeyi amaçlamaktadır.

Klasik devlet teorileri, üretim biçimi tarıma dayanmayan, yerleşik mekânsal yapılara sahip olmayan ve merkezi bürokratik kurumlar geliştirmeyen toplumları çoğunlukla “devlet öncesi” ya da “ilkel” kategoriler içinde ele almıştır. Nitekim Göçebe Çoban Toplumlar, uzun süre boyunca, siyasal örgütlenme ve devlet kurma kapasitesinden yoksun yapılar olarak değerlendirilmiştir. Oysa “devlet” kavramı evrensel ve tek tip bir modelden ibaret değildir; farklı toplumsal yapılarda farklı biçimlerde tezahür etmiştir.

Kitap, bu indirgemeci bakış açısını eleştirel bir perspektifle yeniden değerlendirerek, Moğol göçebe çoban toplumlarında devletin ortaya çıkış dinamiklerini tarihsel, sosyo-ekonomik ve siyasal boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Kitap, devleti yalnızca yerleşik tarım toplumlarının zorunlu bir ürünü olarak gören çizgisel evrimci anlayışı sorgulamakta; göçebe toplumlara özgü iktisadi yapılar, akrabalık ağları, askeri örgütlenme ve liderlik biçimlerinin özgün siyasal bütünlükler üretebildiğini ortaya koymaktadır. Nitekim Moğol göçebe dünyasında devletleşme süreci, durağan ve katı bir kurumlaşmadan ziyade esnek, ilişkisel ve çevresel koşullara duyarlı bir siyasal yapılanma olarak şekillenmiştir.

Kitabın temel iddiası, Moğol göçebe çoban toplumlarının siyasal örgütlenmelerinin ne tamamen devletsiz ne de klasik anlamda bürokratik devlet yapılarıyla özdeş olduğudur. Bu toplumlar, kendi iç dinamikleri doğrultusunda özgün bir siyasal rasyonalite geliştirmiş; merkezi otorite ile topluluk özerkliği arasında sürekli müzakere edilen bir denge üretmiştir. Bu yönüyle eser, yalnızca Moğol tarihi açısından değil, genel devlet teorisi açısından da önemli katkılar sunmayı hedeflemektedir. Kitap, tarihçiler, antropologlar ve siyaset bilimciler başta olmak üzere göçebe toplumlar üzerine çalışan araştırmacılar için yeni tartışma alanları açmayı; aynı zamanda devletin kökenine ilişkin yerleşik kabulleri yeniden düşünmeye davet etmeyi amaçlamaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat